17 Mayıs 2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleriyle İlgili 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin bazı hükümlerinin kamu emekçilerinin temel haklarından yoksun bırakacaktır. Maddeler halinde irdelediğimiz söz konusu genelgenin servis, lojman, sosyal tesis, 68. md atamaları, giyim yardımı, fazla mesai ücretleri hususlarını kısıtlayan maddelerinin geri çekilmesini talep ediyoruz.

GEÇİM SIKINTISI ALTINDA EZİLEN MEMURLARIN HAKLARINDAN KISILARAK TASARRUF EDİLEMEZ

TÜİK tarafından açıklanan GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisi 2018-2023 yılları arasında ortalama %4,5 oranında büyüdü. Yine TÜİK tarafından açıklanan nüfus sayımlarına göre Türkiye nüfusu son beş yılda sürekli artış göstererek 2018'de 82,0 milyon iken 2023'te 85,4 milyon sayısına ulaştı. Ülke büyüyor, nüfus artıyor ancak 3 yıl boyunca sadece emekli olan memur kadar memur alımı yaplacağının açıklanması aynı hizmetin daha az çalışanla gördürülmesi anlamına gelecektir. Bu durum, Kamu hizmeti sunum kalitesinin düşmesi, kamu çalışanlarının yoğun iş temposu altında ezilmesi anlamına gelecektir.

6 ayda 1,2 milyon kan bağışçısı, hastalara "can" oldu 6 ayda 1,2 milyon kan bağışçısı, hastalara "can" oldu

Külçe altın ve  gümüşten, işlenmemiş kıymetli taşlardan (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) sıfır KDV alan Hazine ve Maliye Bakanlığımız tasarruf adı altında kıt kanaat geçinen memurların fazla mesai ücretlerinden, servis imkanlarında, nakdi giyim yardımı ücretlerinden kesinti yapmak istemektedir. Vergi borcu silinen büyük şirketlere tanınan muafiyet miktarlarının yanında memurun servis, giyip yardımı, fazla mesai ücretlerinin toplamı devede kulak kalır.

RAHMETLİ LEVENT KIRCA YAŞASAYDI OLACAK O KADAR PROGRAMINDA SKEÇ ÇEKERDİ

Tasarruf planlamasının 3 yıl ile sınırlandırılmasını anlamsız buluyoruz. Gelişmiş ülkelerde gelecek elli yılın planlanması yapılabilirken bizde 3 yıllık bir plan yapılmasını; seçim ekomomisine geçiş gibi günü kurtarma adımları olarak değerlendiriyoruz.

"Kamu personeli zorunlu haller dışında nöbet ücreti ve fazla mesai ücreti alacak şekilde çalıştırılmayacaktır." hükmünün uygulanmasının takipçisi olacağız. Zira bu madde memurlar için angarya eziyetine kapı aralamaktadır. Sırtını yandaş sendilara dayamış amirlerin memurlara fazla mesai ödememek için aba altından sopa gösterip, sırf işler yetişsin diye rica minnet Kamu Emekçilerini mesai btimlerinde, haftasonu günlerinde çalışmaya zorlamalarına neden olacaktır.

"Yeni lojman, her ne ad altında olursa olsun memur evi, kamp, kreş, eğitim, dinlenme ve benzeri sosyal tesis ve bunlarla ilgili arsa ve arazi satın alınmayacak, kamulaştırma yapılmayacak, yeni kiralama yapılmayacak ve yeni inşaata başlanmayacaktır." hükmü Anayasamıza ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa aykırıdır. Her kamu çalışanı sosyal bir bireydir. Memurlar ve ailelerinin kreş, öğretmenevi, hizmetiçi eğitim enstitüleri, dinlenme ve sosyal tesis gibi temel ihtiyaçlarını karşılacak imkanlardan yoksun bırakılması kabul edilemez.

"Lojman kiraları, rayiç bedeller dikkate alınarak yeniden belirlenecektir." Hükmünden de anlaşılacağı üzere yıllardır kamu konutlarının kira bedellerinin hesaplanması yönteminden çıkılarak lojman kiralarına ayrı bir zam yapılacaktır. Her yüz emurdan sadece biri lojman imkanından yararlandığı düşünülürse zaten kısıtlı sunulan bir imkandan bile idarenin pay çıkarma çabası olduğunu görürüyoruz. Barınma kamu çalışanlarının temel ihtiyaçlarından biridir. Liyakat-Sen olarak tüm memurlara kira desteği taleplerimiz varken kısıtlı sunulan lojman imkanından da kesintinin artırılması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşan bir durum değildir.

"Servis ve güvenlik hizmetleri hariç; kamu kurum ve kuruluşlarına toplu taşıma olan yerlerde personel servisi hizmeti sonlandırılacak, hizmet alımı suretiyle sağlanan personel servisi hizmeti ise sözleşme süresinin bitimine kadar devam edebilecektir." hükmü ve "Personel servisi hizmetinden fiilen yararlanan kişi sayısının araç kapasitesinin yüzde 70'inin altında olması durumunda ilgili hatta servis sunumu yapılmayacaktır." hükmü Büyükşehirlerde bazı memur gruplarına sunulan bir hizmetin sınırlandırılması hatta yüzde yetmişin altında bir katılım olması durumunda sonlandırılması anlamına gelmektedir. Özellikle büyükşehirlerde geçim maliyetleri memurların belini bükmektedir. Ulaşım, kira, yemek, giyim gibi memurların temel ihtiyaçlarından biridir. Servis imkanlarının kaldırılmasıyla yoksulluk sınırı altında yaşayan memurlar daha zor durumlara düşebilecektir. Zira yoksulluk sınırının 59 bin TL olduğu düşünüldüğünde kamu emekçilerinin yüzde 99'u yoksulluk sınırı altında maaş almaktadır.

"Bir önceki mali yılda kadro ve pozisyon sayılarında emeklilik, istifa ve ölüm gibi nedenlerle meydana gelen azalma kadar yeni kadro ihdas ya da kullanım talebinde bulunabilecektir." hükmü artan nüfus ve artan gayri safi milli hasıla miktarları dikkate alındığında artan iş yükünün aynı sayıda memurla gördürülmeye zorlanacağı anlamına gelmektedir. Memurları iş yükü altında ezmek, strese sokmak; kamu hizmet kalitesinin düşmesiyle sonuçlanabilir. Türkiye’de 5,1 milyon kişi kamu sektöründe istihdamda bulunuyor. Bu sayıya geçici İŞKUR çalışanları, geçici işçiler, taşeron şirket işçileri, sözleşmeli memurlar, erbaşlar, askerler, mesleki eğitim gören stajyer öğrenciler dahildir. Toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı, yüzde 13,4. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ortalaması ise yüzde 18,6. Türkiye bu alanda OECD ortalamasının hayli altında yer alıyor.

Memurlara verilen giyim yardımlarının nakdi olarak verilemeyeceği, ayni olarak verilmesine dair hususlar giyim yardımına tabi olan memurların (zaten sınırlı sayıda memur grubuna verilmektedir.) zararınadır. Nakdi yardım devam etmelidir. Bu madde idareleri de zor duruma düşürecektir. Giyim yardımı miktarları ihale yapacak harcama birimleri ya piyasanın en düşük kaliteli ürenlerini alabilecek ya da düşük bedellerden dolayı ihalelere hiç bir firma girmeyeceğinden tekrar tekrar ihaleye çıkmaları gerekecektir. Zira devletin bir çift ayakkabı için verdiği ücretle sadece 3-4 çift çorap alınabilmektedir.  Her ihalenin ayrı bir ilan bedeli olduğu unutulmamalıdır. Kar edeyim derken zarar edilmesi muhtemeldir.

657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamaların sadece yönetici kadroları (şef dâhil) ile sınırlı tutulacağı, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacağına dair düzenleme hak ettiği bir üst kadroya atanarak cüzi bir miktar maaş artışı hedefleyen kamu emekçilerini mağdur edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Liyakat-Sen Genel Merkezi