Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 50 seviyesinde sabit tuttu. Böylece Merkez Bankası, üst üste üçüncü toplantıda da faiz oranında değişikliğe gitmemiş oldu. Piyasaların beklentisi de bu yöndeydi ancak mevduat ve gecelik faizlerdeki dalgalanmaların ardından bazı adımların atılabileceği tahmin ediliyordu.

Ticaret Bakanlığı haziranda 466 firmaya dahilde işleme izin belgesi verdi Ticaret Bakanlığı haziranda 466 firmaya dahilde işleme izin belgesi verdi

TCMB'nin Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından yapılan açıklamada, likidite gelişmelerinin yakından izlendiği ve gerekirse sterilizasyon araçlarının çeşitlendirileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca, aylık enflasyondaki zayıflama eğiliminin mayıs ayında kesintiye uğradığı vurgulandı. Hizmet enflasyonu, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatlarının enflasyonist baskıları canlı tuttuğu ifade edildi.

Aylık enflasyonun ana eğiliminin düşeceği ve dezenflasyonun yılın ikinci yarısında tesis edileceği öngörüsü de paylaşıldı. TCMB, mart ayında sürpriz bir kararla politika faizini yüzde 45'ten yüzde 50'ye yükseltmişti.

Enflasyondaki Zayıflama Kesintiye Uğradı

TCMB'nin açıklamasında, aylık enflasyonun ana eğilimindeki zayıflamanın mayıs ayında geçici bir kesintiye uğradığı belirtildi. Yakın döneme ilişkin göstergeler, yurt içi talebin hala enflasyonist düzeyde olmakla birlikte yavaşladığını teyit etmektedir. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörülerle uyumunu yakından takip etmektedir.

Sıkı Para Politikası Vurgusu

Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk Lirası'nda reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon yılın ikinci yarısında tesis edilecektir.

Sterilizasyon Araçları Çeşitlendirilecek

Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite gelişmeleri yakından izlenmektedir. Sterilizasyon araçları gerektiğinde çeşitlendirilerek etkin şekilde kullanılacaktır.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.

Enflasyonda Zirve Görüldü

Enflasyon mayıs ayında yüzde 75,45 ile zirveyi gördü. Haziran ayından itibaren ise sert düşüş bekleniyor. TCMB, yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 38 olarak açıklamıştı. Piyasaların beklentisi ise yüzde 40-45 aralığında seyrediyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ise faiz indirimi için eylül ayından itibaren koşulların uygun olacağını belirtmişti.

Sonuç olarak, Merkez Bankası'nın politika faizini sabit tutma kararı, enflasyonist baskılar ve likidite gelişmeleri dikkate alınarak verilmiş bir karar olarak öne çıkıyor. Piyasa aktörlerinin ve ekonomik gözlemcilerin bu gelişmeleri yakından takip etmeleri önem arz etmektedir.