İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye'de Katar destekli, bir milyon mülteciyi alabilecek konutlar yapma çalışmaları devam ediyor ve dün İçişleri Bakanım bunun temel atma törenini başlattı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Güçlü Sanayi Güçlü Türkiye Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Kuzey Suriye'de briket evler yaptıklarını söyledi.

Bunu sadece devlet olarak değil, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yaptıklarını belirten Erdoğan şöyle konuştu:

Büyükelçi Taha Carım şehadetinin 46. yılında anıldı Büyükelçi Taha Carım şehadetinin 46. yılında anıldı

"Ayrıca Suriye'de Katar destekli, bir milyon mülteciyi alabilecek konutlar yapma çalışmaları devam ediyor ve dün İçişleri Bakanım bunun temel atma törenini başlattı. Bununla birlikte de biz Türkiye'deki Suriyelilerin buralara gönüllü bir şekilde gidişinin altyapısını oluşturduk, oluşturuyoruz. Yani bunları kovarak değil, bunları cebren ve hileyle göndererek değil, Almanya'sı, Fransa'sı, Amerika'sı bu tür mültecileri nasıl ülkelerine davet ediyorsa, aynı uygulamanın bir değişik benzerini biz de yapalım istedik ve bunu yapıyoruz. Çünkü yaptığımız işin insani, vicdani ve bir diğer taraftan da İslami bir yönünün olması gerekir diye inanıyoruz."

Programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Şimdi isterseniz CHP Genel Başkanı'nın unutturmak istediği o skandal açıklamalara şöyle videodan bir bakalım. Kılıçdaroğlu'na PKK desteği nasıl oluyor buyurun görün." demesinin ardından salondakilere video izlettirildi.

Erdoğan, video gösteriminin ardından, "Değerli kardeşlerim, her şey ortada mı? Belge ortada mı? Deliller ortada mı? Başka bir şey anlatmaya gerek var mı? Hâlâ diyor ki, 'Bizim teröristlerle işbirliğimiz yok'. İşte ortada. Hayatın yalan hayatın. Fazla söze hacet yok. İnşallah pazar günü işte bu delillerin, bu tabloların hesabını, benim milletim, bu teröristlerle el ele, omuz omuza olanlardan soracaktır diye inanıyorum." ifadesini kullandı.

- "Benim milletim bir teröristi çıkarmak için gayret eden Kılıçdaroğlu'na oy vermez"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs'ta yarım kalan işi tamamlayıp ardından Türkiye Yüzyılı'nın inşası için gece gündüz çalışacaklarını anlatarak "Kardeşlerim bu Selo kim? Bu Selo kim? Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimizin canına giren teröristtir. Şimdi ne diyor, 'Selo'yu eğer çıkarmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz.' diyor. Kim diyor bunu? Kılıçdaroğlu. Benim milletim bir teröristi çıkarmak için gayret eden Kılıçdaroğlu'na oy vermez. Ben buna inanıyorum. Çünkü benim milletim millidir, yerlidir. Benim milletim vatanseverdir. Asla sizlere yol vermez ve bunların hesabını pazar günü soracaktır." şeklinde konuştu.

Allah'ın "İnsana ancak çalıştığı kadarı vardır." buyurduğunu belirten Erdoğan şunları kaydetti:

"Biz ülke ve millet olarak tek çaremizin çalıştığımızın karşılığının olduğunu ve karşılığını da alarak yol yürümek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Pazartesi gününden itibaren de bu şekilde mücadeleye devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim, sizler iş insanları olarak hesabı kitabı çok iyi bilirsiniz. Düşünün yani, yüzde 1'i bile bulmuyor toplam bunların oy oranı. Fakat 40 tane milletvekilliği aldılar. Şunu oy oranına vurduğunuz zaman, ya sen hesap uzmanıydın. Bir hesap uzmanı olarak sana kalan milletvekili sayısı, bunlarla mukayese edilemeyecek derecede az. Yok oldun ya. Sen şimdi pazartesi gününden sonra haline bak. Senin halin nice olacak."

- "Ülkenin ve milletin menfaatlerini asla pazarlık konusu haline getirmedik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatının bir döneminde ticaretle uğraştığını, hayatı başkaları gibi sırça köşklerde değil, Kasımpaşa'da öğrendiğini dile getirdi.

Hayatı Türkiye'nin özeti olan İstanbul'da öğrendiğini belirten Erdoğan, bu şehirde ayakta kalmanın, onuruyla şerefiyle başı dik bir şekilde yaşamanın anlamını iyi bildiklerini söyledi.

Erdoğan, İstanbul'da öğrendiklerini siyasi hayatın her safhasında kendisine rehber edindiğini dile getirerek "Ne yaparsak yapalım, önce dönüp milletimize baktık. Ülkenin ve milletin menfaatlerini asla pazarlık konusu haline getirmedik." dedi.

İstanbul'a, 4,5 yıl belediye başkanlığı yaptığını anımsatan Erdoğan, "İstanbul'a belediye başkanlığı yaptığım dönemin de kadir kıymetini en iyi İstanbullular bilir. Düşünün, İstanbul -hep öyle tarif ederim CHP'yi- çöp, çukur, çamur; üç ç. Çöp var mıydı? Dağlar vardı. Çukurlar? Vardı. Çamur? Vardı ama bunların ötesinde bir de İstanbul susuzdu. Biz 110 kilometreden, Istranca Dağları'ndan İstanbul'a suyu getirdik ve İstanbul'u susuzluktan kurtardık." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da belediye başkanlığını SHP'li Nurettin Sözen'den aldığını hatırlatarak şöyle devam etti:

"O dönemde 50 bin haneye doğal gaz getirmişlerdi. Göreve geldik ve cezaevine gittiğim zaman 1 milyon 250 bin haneye doğal gazı getirmiştim ve o şekilde de cezaevine gitmiştim. Biz bunlarla övünüyoruz. Bay bay Kemal senin geçmişinde ne var? Referansın ne? Bunu söyle. Bizim referansımız ortada, bunlar. O günden bugüne. İşte şurada Haliç. Haliç'in hali neydi? İstanbullular Haliç'in halini bilir. Kokudan geçiliyor muydu orada? Geçilmiyordu. Ama Haliç'ten biz, 9,5 kilometre Alibeyköy'deki bir taş ocağına, Haliç'in bütün o pisliklerini, çamurunu adeta bir petrol boru hattı gibi oraya bunu deplase ettik. Ve Alibeyköy'deki o taş ocağı şimdi çocuklar için bir oyun parkı. Devasa bir alan kazandırdık. Ve yine Haliç'in kenarındaki o, şu anda Haliç Kongre Merkezi olan yer. Temelini attık. Allah rahmet etsin, Kadir Topbaş kardeşimiz görevi devraldığında o da bugünkü eseri meydana getirdi. Biz buyuz. Oradan geçilmezdi. Çünkü orada bağırsakçılar vardı. Orada kurbanlar kesilirdi. Böyle bir yerdi. Ama 'Yaparsa biz yaparız.' dedik ve yaptık."

- "Biz yapamayacağımız hiçbir şeyi söz vermedik"

CHP'nin Haliç Kongre Merkezi'nde toplantılar yaptığına dikkati çeken Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ama biz yaptık işte. Size kalsa böyle bir şeyi zaten yapmanız mümkün değildi. Böyle bir derdiniz yok zaten. Aynı şekilde Atatürk Kültür Merkezi, bütün o sözde sanatçılar, 'Burası yıkılırsa yapılmaz.' diyorlardı. Muhsin Ertuğrul'la ilgili de 'Burası yıkılırsa yapılmaz.' diyorlardı. Belediye başkanıydım. Şu gördüğünüz İstanbul Kongre Merkezi 40 metre derinliktedir. Bu kısım 17 metre ama altında bir de bunların otoparkları falan var. Ve burası da yine belediye başkanlığımız döneminde yapıldı ve o sözde sanatçılar 'Bunlar burada tiyatroyu yapmayacaklar.' dediler, yaptık. Daha büyüğünü yaptık. Daha güzelini yaptık. Farkımız bu. AKM, Atatürk Kültür Merkezi, muhteşem bir şekilde yapıldı ve şu anda hizmet veriyor. Biz yapamayacağımız hiçbir şeyi söz vermedik. Yaptık ve şimdi oradan tüm sanatseverlere hizmetler veriliyor."

(Sürecek)