Eğitim İş Sendikası üye kaydetme konusunda zirvelere doğru tırmanıyor. Denizli İl Başkanının katıldığı bir programda belediyelerdeki parti değişimlerinin ardından mutluluğunu hissetmemek mümkün değildi. Belediyeler eğitimi kurtaracakmış gibi umut dağıttı.

Yerel seçimlerin ardından seçilen adaylardan daha çok sevinenler oldu. Seçimi kim kazandı şu an sayamıyorum. Ama konumuz İŞ.

Seçimlerin ardından öğretmenlerimizin peşinden koşup “yetkili olursak güçlü oluruz” diye üye kazanma etkinlikleri yapıyorlarmış. Şimdi soruyorum: Seçimlerden önce böyle söylemleriniz yoktu sadece yetkili olursanız promosyonu yüksek alacağınızı vaad ediyordunuz? Seçimleri siz mi kazandınız?

Tekrar soruyorum, iki yüz üyesiyle biz sadece Denizli’de bile birçok başarı elde ederken siz 2 bin, 3 bin, 4 bin üyenizle güçlü olamayıp yetkili olmayı şart görüyorsanız bu kerametin sizin mücadelenizde değil de yetki denilen şeyde olduğunun göstergesi midir?

Sormaya devam ediyorum; bir okulda okul temsilciniz yine sizin üyenize kocaman haksızlık yaptı, mağdur olan size söyledi “tamam halledicem” deyip istifadan vazgeçirdiniz. Sonra bir şey değişmedi. İstifadan vazgeçti ya yeter değil mi?Ama dert etmeyin kendinize biz hallediverdik.

Eminim hatırlarsınız; öğretmenlerin mağduriyetlerini kullanarak üye yapıp, ilgileneceğinizi, görüşeceğinizi, dava açacağınızı söyleyip “çok uğraşıyoruz ama olmuyor bu sistem var ya bu hükümet var ya” deyip hiçbir şey yapmadığınız şeyler var ya? Haberimiz oldukça biz hallediyoruz. Zaten nasıl hallettiğimizi sorduğunuza göre sizin de bilginiz vardır?

Merakımdan soruyorum. 23 Nisan’da koltuklarınızı çocuklara devrettiniz ya? Alaka kuramadım, etik olup olmama konusu tartışılabilir. Ancak gelen çocuklar devlet okulundan mı geldi öğretmenleriyle? 

Tam anlayamadığımdan soruyorum, katıldığınız bir programda Denizli’de, belediyelerin parti değişimleri sonrası eğitimde de değişimler olacağını düşündürür gibi oldunuz? Belediyeler paydaş amenna da eğitimi kurtaracak konumdalar mı? Sizin değişimden sonra  belediyelerden bu kadar ümitvar olmanız? İş’i belediyeler yapacak ama İş yapmış olacak. Sırada bunlar mı var? Yoksa belediyenin imkanları benim imkanım mı diyorsunuz?

Atatürk’ün izinde gitmek yerinde gölgesinde durmayı tercih ediyorsunuz. Bir başarı olduğunda “biz yaptık” deyip başarısızlık olduğunda “ o yaptı” diyen muhteremler. Öyle denmez; “Bunu başardık, diğerini de başarmak için uğraşacağız.” denir. Siyasi bir dille karşı taraf suçlanıp kenara çekinilmez.

Sorup duruyorum kusura bakmayın; siz öğretmenler odasında “biz özlük hakkı verilmeyen öğretmenin isyanı, biz çocuğuna bakmakta zorlanan velinin isyanı, biz okula gelip yemek yiyemeyen öğrencinin isyanı….vb” söylemleriyle sendikanızı tanıtıp üye yapmaya çalıştığınız gün, öğretmenlere anlatacak kazanımınız, çalışmanız olmadığını, öğretmenler odasında milletvekilliği provası yaptığınızı anlamış olmalıydım aslında.

Soruyorum; hem siz okul idarecilerini liyakat konusunda eleştirirken usulsüzlük yapan bir müdürü el üstünde tutacak derece yalnız bırakmadığınızı görenler varmış. Doğru mu?

Bir sendika başarısını yetkide görüyorsa üyesini de sayı olarak görüyordur! Sendikacılığı bir basamak olarak kullanan sendika temsilcileri sebebi ile camiamızda sendikalara güven azalmıştır. 

Hani size göre başarının iksiri, yetki ya. Çok istedim siz yetkili olun da günümüz yetkili sendikadan  farkınızolmadığını camia görsün. Siyasetin bulaştığı sendikacılığınkar değil zarar olduğunu da  yetkinin öğretmenin gücü değil kendilerinin istikbali olduğunu da görünler istedim.

Ancak vakti var sanırım. 

​​Gülay ÇETKİN

Okullarda öğrencilere 4 gün ders 3 gün tatilde nihai karar Okullarda öğrencilere 4 gün ders 3 gün tatilde nihai karar

​​​​​Eğitim Gücü Sendikası Denizli İl Başkan Yardımcısı