EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ, BORAZAN ÇAVUŞLAR
Prof Dr Nurullah ÇETİN

Prof Dr Nurullah ÇETİN

EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ, BORAZAN ÇAVUŞLAR

10 Şubat 2017 - 00:09

Balıkesirli İsmail, Çanakkale Savaşında borazancıdır. Çaldığı hücum boruları o kadar dikkat çekici, uyarıcı ve kararlı bir şekilde sevkedici imiş ki “Borazan Çavuş“ diye anılır olmuş. Millî Mücadele döneminde bulunduğu Burhaniye, Yunan işgaline uğrayınca İsmail onbaşı Kuva-yı Milliyeye katılır. Bir Kuva-yı Milliye birliği kurar ve başına geçer. 7 Eylül 1922 günü Yunan işgal komutanı Burhaniyelilerin evlerinden çıkmalarını yasaklar. Evinden çıkan vurulacaktır diye tehdit eder. Yunanlıların amacı Burhaniye’yi yakmaktır. Borazan Çavuş hemen duruma el koyar, arkadaşlarını Burhaniye’nin kıyı mahallelerine, oraya buraya yerleştirir. Herkesi tembihler. Buna göre kendisi boru çalınca herkes aynı anda bağırıp silahlarını ateşleyecektir. Akşam olunca Hanay Camii’nin minaresine çıkıp gözetlemeye başlar. Sabaha karşı dışarıdan gelen Yunan askerleri şehre yaklaşınca İsmail öyle bir hücum borusu çalar ki derin uykuda olanlar bile uyanır. Gürültü, bağrışma, silah sesleri ayyuka çıkar. Baskına uğradığını sanan Yunan kuvvetleri apar topar kaçarlar. Böylece Burhaniye 8 Eylül 1922 günü savaşsız kurtulur.
Hem Çanakkale’de hem de Millî Mücadelede büyük kahramanlıklar gösteren bu fedakâr Türk’e daha sonra ev, bahçe, tarla, zeytinlik gibi dünyalıklar teklif edilir. Ama o hepsini reddeder. O vatanını mal mülk, para pul için savunmamıştır. Vatanı ve milleti karşılıksız sevmiş ve bunları korumak için ölümüne fedakârca savaşmıştır.
Bir de Borazancı Çavuş’un işlevine benzer özellikte Eski Yunan mitolojisinde bir Pan hikâyesi vardır. Bu Pan çobanların, sürülerin, avcılığın, dağlık ve tenha arazilerin, pastoral müziğin tanrısıdır. Belden aşağısı keçi biçimindedir, ayrıca keçi gibi boynuzları ve kuyruğu vardır. Kulakları sivri ve uzun, burnu ise küçük ve sürekli etrafını koklar gibi kalkıktır. Mitolojide perileri kovalayıp durması ve ıssız, bakir arazilerde dolaşanların karşısına birden çıkıp onları ürkütmesi, sıcak öğle saatlerinde derin uykularda olanları attığı çığlıklarla hortlatıp uyarması ile meşhurdur. "Panik" kelimesi oradan gelir. 
Şimdi basit gibi görünen bu Borazan Çavuş’un hikâyesini, bu önemli tarihî olayı, bunun barındırdığı temel unsurları ve Borazan İsmail’i günümüze uyarlayalım.
Millî Mücadelede Burhaniye askerî işgale uğramıştı. Bugün ise Türkiye, Haçlı Siyonist emperyalist odaklar tarafından kültürel, siyasi, ekonomik, ideolojik, felsefî, yaşama biçimi bakımından işgal edilmiş durumdadır. Her şeyden önce Müslüman Türk milletinin zihinleri, ruhları, kalpleri, beyinleri gâvur düşüncesi, kavram, terim, sembol ve değerleriyle işgal altına alınmıştır. Bu manevi, kültürel işgali kanıksayan, normal gören, hatta kabul edip benimseyen, gönüllü kölelerden oluşan, zihnen, fikren, aklen, yaşama biçimi, duygu ve düşünce bakımından teslim olmuş, kendi millî ve İslamî değerlerine yabancılaşmış bir mankurtlar, zombiler, köleler kalabalığı var. 
Bu büyük kitle, Batının batıl değerlerinden oluşan kokuşmuş kültürünün işgali altında derin bir uykuda uyumaktadır. Bunları uyandıracak, adeta yataklarından hortlatarak kaldıracak çok etkili, sarsıcı şekilde borazan çalacak Borazan Çavuşlara, çığlıklarıyla uyuyanları uyaracak “Pan”lara, geçek uyarıcılara, hakiki, sahih, samimi, fedakâr, güvenilir, tam istiklalci, tam milliyetçi ve tam yerli Müslüman Türk aydınlarına, siyasetçilerine, sanatçılarına, düşünürlerine, yazarlarına çizerlerine ihtiyaç var. Yüzde yüz yerli, millî ve İslamî değerlerle donanmış, tam istiklalci aydınlardan oluşan, uyum içinde Türk milletini uyaran, titretip kendine döndüren iradeli, kararlı bir öncü kadro yani borazancılarımız ve bunları teşkilatlandıracak bir Türk Beyi ortaya çıkmayınca milletimiz derin uykularında uyumaya, modern hatta postmodern işgalci gâvurlar da çocuklarımızı uyutmaya, uyuşturmaya, kendilerine gönüllü köleler haline getirmeye devam edeceklerdir.
Gerçek Türk aydın kadrosu fikir ve eylem birliği içinde, ahenkli bir teşkilat yapısı bünyesinde öyle bir boru çalsın, bağırıp çağırsın ki zihin, ruh, kalp ve akıllarımızı işgal etmiş olan emperyalist gâvurlar, hiç olmazsa bu Türkler kıpırdanıyor, harekete geçiyor, bir şeyler yapmak istiyor sansınlar ve korkup kaçsınlar.
Bu işi başaracak olan öncü kadro, ancak Borazan İsmail gibi bu işi para pul, mal mülk, makam mevki, şan şöhret için değil; tamamen vatan, millet, devlet, din, iman için, Allah rızası için, Türk milletinin selameti için yapacak gerçek ülkü erleridir. Bugün Türk milleti; bırakın millet bütünlüğünü, milliyetçi yapılar bile yabancıların içimizden ayarlanmış memurlarının ve görevlilerinin kontrolü altına sokulmuştur. 
Bu coğrafyayı tarihin derinlikleri içinde Türk ve Müslüman yapan Yesevi dervişlerinin, Maturidi öğrencilerinin, alp erenlerin, saf milliyet ruhu sembolü olan kızılelmamıza doğru her daim seferde olan yiğitlerin, ilmi sadece hakikate götürücü bir araç, en hakiki mürşit gören hakikat sevdalısı âlimlerin, Türk millî ruhuna tercüman olan büyük sanatçıların torunlarının yeniden ortaya çıkıp, yeniden büyük bir Türk destanı yazmasının zamanı geldi.

Bu yazı 1734 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Derya BORAZAN SEÇER
    7 ay önce
    Ne kadar gurur duysak az, ALLAH hepsine rahmet eylesin. Nurullah bey bu yazınız için size çok teşekkür ederiz.
  • Derya BORAZAN SEÇER
    7 ay önce
    Benim babamın dedesi İsmail Borazan Çavuş
  • Gülsüm ÇETİN
    1 yıl önce
    Benim anneannemin dedesi İsmail Borazan Çavuş