ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU
Nazmiye ESKİ

Nazmiye ESKİ

ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU

12 Ağustos 2018 - 19:16

Efsaneleri severiz değil mi?


Pek çoğu olağanüstü, hatta bazıları gerçeküstü anlatımlardır.


Etkileniriz.


Zümrüdü Anka kuşunun da böyle muazzam bir hikayesi var.


Kesinlikle okunulası denilecek türde muazzam bir hikaye!


Aynı zamanda öğretisi olanda bir hikaye!


Rivayet içerse de, özette” Zümrüdü Anka Kuşu”,  tüm zorluklara rağmen, sebat gösterip yeniden dirilmenin simgesidir.


Hangimizin hayat sürecinde, her daim kumsalda ki kumlardan mevcut ki?


Nefes alıyoruz ve hani o en mutlu dediğimiz, o en muhteşem gördüğümüz insanların bile hayatlarında defalarca devasa çakıl taşları ayaklarına batmış, hani zifiri geceyi anımsatmayan günleri olmuştur, olacaktır da!


Değil mi?


Yaşıyorsak, günlük güneşlik günler de, ve elbette zor günlerde göreceğiz!


Önemli olan o zor, o bizi alaşağı eden günlerde,


Hani pimi patlayan o an’ lar da, dirayetle kalıp, yeniden ayakta durabilmek!


Doğrulabilmek!


“Zümrüdü Anka Kuşu “ da bunu temsil ediyor işte!


“Küllerinden doğmak! “


Herkeste var olan bir “Zümrüdü Anka Kuşu “ yüreği var!


Kalkamıyorsak ta eğer öyle çarçabuk, sadece bazılarımız, o içimizdeki muazzam (Zümrüdü Anka Kuşu) gücün, gücünün(!) belki biraz daha geç farkına varıyor hepsi bu!


Peki, biz bu efsaneye neden pabuç bıraktık?


Ben, Milli Eğitimin yaralarının sarılamayacağına, sil baştan başlamadan, Konusunda uzman kişilerin bu işe el atmadan, bu işte güçlü bir şekilde duvar olup, siyasi reaksiyonlara boyun eğmeden, eğdirmeden(!) şekil alabileceğine, yön bulabileceğine itiraf etmem gerekirse inancım hemen hemen yoktu!


Yani bende sizler gibi, “EĞİTİM SİSTEMİ düzeliyor”  lakırtılarına, bıyık altı gülenlerdendim diye itiraf edebilirim.


Malumunuz, EĞİTİM SİSTEMİNİN, mesnetsiz kişilerce oyun hamurunu bile alt üst edebilecek bir ustalıkla yürütülen argümanlarına bunca sene tanık olduktan sonra, kimse kızmasın lakin, sizde bende oldukça haklı varsayımlardan sayılabilir takdir edersiniz ki!


“İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine!” demeli zira tüm bakanlıklar gibi MEB!de !


Şuraya bir “İdim”! bırakayım!


Çünkü artık sanırım bu balçıkla sıvanmaz, bu kötü, bu bedbaht, bu makus kader öyle sanıyorum ki, kendi kendini imha etmek üzere!


Makale için biraz bekleme isteğimde bundan zira.


Gözlem, izlenim belki de en güzel tecrübe!


Bekleyip izleme istedim.


9 Temmuz 2018 den bu yana bir ay geçti ve izledikçe biraz daha içim ısındı.


Biraz daha “Oh! Şükür bugün de iyiye yürüyoruz. Bugün de doğru adımla ilerliyoruz.” Diyorum.


Tıpkı sizler gibi!


Eğitimin çıtasının kalınlığı ile bir ülkenin feraha erişebileceğini, ülkelerle yarışta, eğitimin çıtasının kalınlığı ile en muktedir düzeyde yarışılabileceğini sizler gibi bende bildiğimden, her geçen bir günde, biraz daha umut kırıntıları yeşerttiğimi itiraf etmeliyim.


Eğitimde çıtamız, eksenimiz nihayetinde doğru göstergeler göstermekte!


Pek çok olumsuzluk içinde ( Ekonominin tabana derinliğine vurduğu günler geçiriyorken!) eğitimde atılan istikrarlı ve dik duruşlar açıkcası büyük sevinç!


Atılan adımlardan,” 147 ‘ nin kaldırılması”, “100 Günlük Eylem Planı “ belki de Eğitim Sistemi adına sayılabilecek ilk, lakin etkili icraatlarından!


Geçtiğimiz günlerde açıklanan “100 Günlük Eylem Planı”nda, Milli Eğitim Bakanlığına ait 100 günlük 12 başlıkta yer alan hedefler, eğitim sisteminin içeriğinin hassasiyetle irdelendiğinden, büyük bir veri sistemi oluşturulduğuna kadar geniş bir yelpazeyle değerlendirildiği çıkarımı yapılabilir Gören Adam ve Ekibince! Yine işin mutfağından gelişinin verdiği ustalıkla, eğitimde karşılaşılan sorun alanlarına dair çözümler üretmek odaklı bir eylem planını içerdiği, bir diğer güzel gerçek.


Haksız mıyım?


Çok değerli meslektaşlarım uzun süredir yaşadıkları itibarsızlaştırma içerisinde boğulurlarken, Ziya SELÇUK bir ışık görevi gördü!


Kendi ifadeleri ile belirtmek gerekirse,  GÖREN ADAM! Oldu!


Dediği gibi de oldu!


Sahiden de, Personelini anlamayan bir işveren veya öğrencisini anlayamayan bir öğretmen edasıyla, Öğretmenlerini anlayamayan MEB’in, sırt çevirip te, icraatları balta görevi ile itina ile işaa ederken, kusura bakmayın da,  öğretmenlerin/personelin/öğrencinin motivasyonunda bir eksilme var (!)  ifadesi kullanmaya, hatta ve hatta bir de üstte çıkıp, şikayette bulunmaya kimsenin veya hiçbir kurumun hakkı yok!


Olmamalı da!


Bu; Öğrencisine “ Geri zekalı !!”diyen bir öğretmenin, aynı öğrencisinden bahsederken, “anlamıyor !“ ifadesi kadar elzem!,


Öğrencisini ana sınıfından, üniversite yaşamına kadar bir birey yerine koymayıp, o’nu dinlemeyen, örgencisinin sorgulamasına izin vermeyen, her dediğine boyun eğmesi ile egosunu şişiren bir öğretmenin, yine örgencisi için“ Pısırık!!” demesi kadar ironik!  değil midir sizce de?


Yıllardır izlediğimiz, günü kurtarma telaşı ile, eğitim adına yapılan bir dünya icraatlar argümanyaları! içerisinde, Eğitim Atağı diye nitelenebilecek, EĞİTİM SİSTEMİNİ  yeni baştan kurgulayan bir gören! sonunda dümeni devraldı.


İnanır mısınız?! Klavyemin tuşlarının bile şuan sevinçle şakıdığı bir gerçek!


Malumunuz, uzun zaman koyu fırtınalarda boğuşan bir EĞİTİM SİSTEMİ, daha yeni yeni durulmalar göstermekte!


Öyle sanıyorum ki, dik duruşu ile (görevini yürütme kararı devamı olursa! ), EĞİTİM SİSTEMİ, GÖREN ADAM sayesinde, engin denizlerde çok büyük sıyrıklar almadan yol almaya devam edebilecek!


Maviyi görür gibiyiz artık!


Sığ, koyu ve zifiri dalgalar artık yavaş yavaş yerini dinginliğe bırakma eğilimi gösterecek gibi!


Sihirli değnek yok elbet elde!


Hele ki EĞİTİM SİSTEMİ, geri dönütleri yılları kapsadığı düşünülecek olursa, yavaş ama verimli geri dönütlerin sahada boy göstermesi olası!


Bu arada bir önceki makalemde dediğim gibi, bu bir yazı dizisi olsun istemiş ve sizlerinde bana katılım sağlamanızı ıstırham etmiştim.


Olumlu, umutlu pek çok dilek, temenni, istek ve ön görü maillerinizi aldım.


Her birini bu makalemde paylaşamasam da,  gelen maillerinizden bir liste oluşturdum.


Pek tabi ki, zaman zaman makalelerimde sizlerin ifadelerinize (birebir) de yer vereceğim ki, sizler baş tacı öğretmenlerim, idarecilerim; MEB kalbinize bir adım daha yakın olsun!


Çünkü ben hep inanırım ki, Kalbine erişemediğiniz hiç kimseyi kazanamazsınız!


Diyeceğim o ki; “ Öğrencisinin yüreğine erişememiş öğretmen de kalmasın!”


                            “Öğretmeninin kalbine erişememiş MEB de kalmasın…”


 


 


EĞİTİMİN DÜMENİ DÖNERKEN, SİZLERDEN GELEN MAİLLER den oluşan


GÖREN ADAMA İTHAFEN ;


EĞİTİM SİSTEMİNDE YAPILABİLECEKLER LİSTESİ;


                   “ ÖĞRETMEN/İDARECİ GÖZÜNDEN”


“Öğretmen mutlu olamazsa öğrencilerini de mutlu edemez. Onlara faydalı olamaz. Öğretmen teşvik edilmeli ki bir şeyler değişsin. Dünyanın en iyi sistemini de getirseniz öğretmenin itibarını vermezlerse öğretmeni teşvik etmezlerse o sistemden yine bir sey çıkmaz. Nihayetinde biz de insanız. Her türlü siyasi düşünceden uzaklaşıp tamamen ülkenin eğitimine yön veren, üreten bir sisteme en aciliyetinden geri dönüş yapılmalı” (Okuyucu)

“ Neredeyse her yıl Meb Bakanı değişiyor ve her gelen yeni bir şey çıkarıyor. Yenisi eskisini kötüleyip hep bu sistem bir turlu oturmadı diye yenisi ve bir yenisi daha. Olan kime oluyor?” (Okuyucu)


“Spor tiyatro ve sinema okulları açtırır, ilkokuldan bu dersleri zorunlu ders yapardım.” (Okuyucu)

 “Değerli Bakanım. (Okuyucu)


-Hangi partili olduklarını bastıra bastıra söyleyebilen Müdür ve Müdür Yardımcılarından,


-Öğretmenin ek dersini yatırmamak için geç geldiği on dakikanın hesabının yapıldığı nice rezil durumdan,


-Öğretmen odasında futboldan ve euro gününden başka şey konuşmayan öğretmenden,


-Okula gelmese dahi devamsızlıktan kalamayan öğrenciden,


-Öğretmen yaralayan, öğretmen döven, öğretmene dersi hakkında yorum yapmaya dil uzatacak kadar hadsizleşen velilerden,


-Müdürden çok Müdür olan Müdür Yardımcılarından,


-Müdürden çok Müdür olan Müdür sevdalısı öğretmenden,


-Ayda bir kara kaşımızı kara gözümüzü izlemeye doyamayan sendika temsilcilerinden,


-Stajyer öğretmenlere çay ocağından çay verilmeyecek yazısını asabilen zihin fukaralarından,


 -Sendikasından mülakat listesine girebilenlerden,


-"Siz daha çok gençsiniz biz neler gördük." diyebilen ancak tek kitap okumayan çınarlardan,


GEL BU EĞİTİM SİSTEMİNİ TEMİZLE !”


 


 


Devamına bir sonra ki makalelerimizde yer verelim.


Son olarak güzel bir skeç ile bu makalemize de nokta koyalım.


Hoşça kalın


Ve


Arzımdır, lütfen; illaki her sabah o güzel yüreklerinize bir su çarparak günü kolunuza takın …


GÖREN ADAM ;


 “ Mahmut Hoca( Kel Mahmut) Hababam sınıfı  J


_ ”Duydum ki 147 Şikayet hattı kurmuşsunuz, kurdutmam! “


_ ”Gördüm, ön bahçede Mülakat yapıyor muşsunuz, yaptırtmam! “


_ “Eee! Herhalde, Öğretmene “Performans Sistemi” getireceksiniz,  getirtmem! Ben bu saçları Siyasette değil, Okullarda ağarttım.”


 


Lider Eğitimci Yazarlar Derneği Üyesi


Nazmiye ESKİ


 


YORUMLAR

  • 0 Yorum