Van'da öğrencilere tekne orucu tutturuldu

VAN'ın Bahçesaray İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen değerler eğitimi projesi kapsamında öğrenciler 'tekne orucu' tuttu. Sahura aileleri tarafından kaldırılan öğrenciler öğlen ezanının okunmasıyla hep birlikte oruç açtı.

09 Haziran 2017 - 11:09

Osmanlı'da çocukları oruca alıştırmayı amaçlayan 'tekne orucu' Van'ın Bahçesaray İlçesi'ndeki okullarda başladı. Değerler eğitimi projesi kapsamında Mirhasan İlkokulu'nda 'tekne orucu' projesinin uygulandığı ilk gün öğrencilerle bir araya gelen Bahçesaray İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Kasım Erva, oruç tutmanın faydalarını anlattı.

Ramazan ayının bereketli bir ay olduğunu ve orucun da bedene sıhhat verdiğini belirten Mehmet Kasım Erva, şunları söyledi: "Oruç, insanları dünyada kötülüklerden sakındıran, ahirette de cehennem azabından koruyan ve günahların bağışlanmasına vesile olan bir ibadettir.

Amacımız öğrencilerimize bu ramazan ayı maneviyat iklimini yansıtmaktır. Değerler eğitimi kapsamında Okullarımızda başlattığımız tekne orucu öğrencilerimiz arasında yoğun ilgi gördü. Öğrencilerimiz kendi aralarında oruç tutmayı teşvik edici rol üstlendi.

Bu durum bizim için kazanılmış bir değerdir. Bu değerlerin küçük yaşlarda verilmesi çocuklarda ileriki yıllarda alışkanlık haline gelmektedir.

Bu uygulamamız diğer okullarda da sürecek." kaynak: DHA Tekne orucu nedir? Küçük yaştaki çocukları oruca alıştırmak için Osmanlı döneminde geliştirilen bir yöntem olan tekne orucu, çocuğun günün belli bir bölümünde oruç tutması anlamına gelir. Bazı bölgelerde sahurdan öğlene, bazı bölgelerde ise öğle ezanından iftara kadar tutulan tekne orucu ‘çocuk orucu’ ismiyle de bilinir.  

Dini değerler Eğitim Sen Kocaeli Şubesi’nden yapılan açıklamada, öğrencilere tekne orucu tutturmanın MEB’in değerler eğitiminden sadece dini değerleri anladığının bir kanıtı olduğuna değinildi. Açıklama şöyle: “MEB, değerler eğitiminden sadece ‘dini değerleri’ anlamakta, okullarda başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, çeşitli vakıf ve derneklerle işbirliği ile belli bir dinin (İslamiyet), yine belli bir mezhebinin (Sünni/Hanefi) değerlerini tüm öğrencilere “değerler eğitimi” adı altında dayatmaya çalışmaktadır.

Oysa yapılması gereken insanlık tarihi içinde ortaya çıkan ve tüm insanlık için aynı anlama gelen evrensel değerlerin okullarda öğretilerek, öğrencilerde davranış haline gelmesinin sağlanmasıdır.”

  Ayrıştırıcı uygulama Ayrıştırıcı uygulama Eğitim Sen Gölcük Temsilcisi Füsun Yaycı konuyla ilgili olarak, ilçe milli eğitim müdürü Ercan Gülsuyu’nun uygulamayı Gölcük’te isteyen tüm okullara yaygınlaştıracaklarını söylediğini belirterek, ortada herhangi bir dayatma olmasa da, dini içeriğin öğrenciler üzerinde bir baskı oluşturacağını vurguladı.

Değerler eğitimi adı altındaki tüm etkinliklerin dini motifler içerdiğini kaydeden Yaycı, okullarda öğrencilere tekne orucu tutturmanın ayrıştırıcı bir uygulama olduğunu da sözlerine ekledi.

Eğitim İş Genel Başkanı Mehmet Balık, uygulamanın tamamıyla ilçe milli eğitim müdürlerinin kendi fikirlerini dayatma çabası olduğunu belirtirken uygulamanın çocuklarda travmaya sebep olabileceğini de söyledi. Balık’ın açıklamaları şöyle:

“Son derece yanlış bir uygulama, laik eğitimin verildiği bir yerde 9 yaşından küçük çocuklara böyle bir uygulama dayatılması kabul edilemez. Şimdi düşünün bir çocuğun psikolojisini.

Sınıftaki 10 arkadaşı oruç tutuyor ve kendisi acıkıyor bir şeyler yiyor. Bu durum çocukta ‘başaramadım’ psikolojisinin oluşmasına ve ciddi bir travmaya sebep olabilir. Aile içinde uygulanmalı Çocuk Psikiyatristi Yard. Doç. Dr. Neslim G. Doksat şunları söyledi: “Dini inançların aile içinde kalması gerekir. Okul akademik becerilerin geliştirildiği öğretim yeridir. Dine yönelik eğitim de bunun içindedir ama uygulamaları ve ritüelleri okul bünyesine taşırsanız çocuklar dini ağır bir baskı aracı olarak algılayabilir.

Çocuk bu durumda matematik dersinde elde etmesi gerektiği başarı seviyesi ile oruç konusunda oluşan beklentiyi eşit seviyede görebilir. Bu da dini ritüellerden korkma, sıkılma ve bunun sonucunda oluşacak vicdan azabı ile sonuçlanabilir. Öte yandan oruç beklentisini gerçekleştiremeyen çocuk, sınıfta dışlanma sorunu yaşayabilir. Böylece çocuğun kendini ezik veya eksik hissetmesi durumu oluşabilir.

Bu da ilerleyen yaşlarda dine bakışın olumsuz yönde gelişmesine yol açar. Tekne orucu gibi uygulamalar aile gibi baskı ve beklentinin düşük olduğu bir grupta uygulanmalıdır. Okulda bunu gerçekleştirmeye çalışmak, mahalle baskısının çocuk versiyonuna benziyor.” kaynak: Cumhuriyet

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Muğla'da deprem
Muğla'da deprem
İzmir’de öğretmen ve müdür arasında otopark kavgası
İzmir’de öğretmen ve müdür arasında otopark kavgası