Tutuklanan yurt müdürünün ifadesi ortaya çıktı

Alperen Sakin'in ölümünden sonra tutuklanan yurt müdürü tüm suçu öğretmenlere attı.

19 Ağustos 2017 - 20:56

Kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan hayatını kaybeden minik Alperen'nin ölümüyle alakalı kreş yetkililerinin ilk ifadelerinde yalan söylediği ve polisin ısrarlı sorgusu karşısında kreş öğretmenlerinden 19 yaşındaki Arzu Gülmez ve Nurcan Altıok'un verdiği ifadelerle gerçek ortaya çıkmıştı. Servis şoförü ve aynı zamanda Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'nun sahibi Yurdagül İşgören'in eşi Tamer İşgören tutuklanmıştı. Tüm Türkiye'yi üzen Alperen'in ölümü ardından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Yurdagül İşgören daha sonra yakalanarak tutuklandı. İşgören'in savcılıktaki ifadesinde suçlamaları kabul etmediği ancak, Alperen'in ölümüne öğretmenlerin ihmali olduğunu söylediği ortaya çıktı.

"SUÇLU YOKLAMAYI ALMAYAN ÖĞRETMENLERDİR"

Savcılıktaki ifadesinde Alperen'in ölümünden üzgün olduğunu belirten ve hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen İşgören, şöyle dedi: "Ben ticaret yapıyorum. Okul Müdürü Bekir Gül'dür. O şu anda Kıbrıs'ta tatilde. Suçlamaları kabul etmiyorum. Olaydan sorumlu olan öğretmenlerdir. Okulun işleriyle onlar ilgilenir. Olayda ihmal olduğu doğrudur. Yoklama yapılması gerekiyordu. Dikkatsizlik ve ihmal sonucu yapılmamış. Alperen'in ölümünden duyduğum üzüntüyü anlatmama kelimeler yetmez." "

VELİLER DUYMASIN DİYE SAKLADIM"

İşgören, alaydan sonra ana okulundaki kamera kayıtlarının değiştirilmesiyle ilgili soruya, "Kayıtları veliler olayı duymasın diye değiştirdim. Kayıt cihazını da eve götürdüm. Zaten polise cihazı kendim verdim" yanıtını verdi. İşgören, 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' ve 'suç delillerini karartmaya çalışmak' suçlarından tutuklandı. Olayın meydana geldiği gün gözaltına alınan ve serbest bırakılan, servisin rehber personeli 18 yaşındaki Dilara Kuman ise, tekrar gözaltına alındıktan sonra ifadesi alınarak serbest bırakıldı. Yurt dışında bulunan okul müdürü Bekir Gül'ün ifadesine döndüğünde başvurulacağı belirtildi. Kreş yönetimi, aileyi teselli ederken kayıtları yok etmiş Okulun sahibi Yurdagül İşgören, özel hastanede aileye çocuklarının uykuda öldüğünü söyleyince anne Buket Sakin, oğlunun son görüntülerini izlemek istedi. Ancak İşgören bir yandan aileye teselli verirken öte yandan okulu arayıp kamera kaydının çıkarılması talimatını verdi Alperen'in ölümünde gerçeği söyleyen öğretmenler konuştu: Vicdanımız kabul etmezdi.

Kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan hayatını kaybeden minik Alperen'in ölümüyle ilgili tepkiler devam ediyor. Gerçeği, müdürün baskısına rağmen verdikleri doğru ifadelerle ortaya çıkaran öğretmenler konuştu. 19 yaşındaki Arzu Gülmez, "Vicdanımın sesini dinledim" derken, Minik Alperen'in cansız bedenini servis minibüsünden çıkaran Nurcan Altıok da "Giden 3 yaşında bir can. Kim sorumluysa cezasını çeksin" diye konuştu. Karar Haber İzmir Çiğli'de Sevgi Yumağı Anakolu'na giden Alperen Şahin, salı günü unutulduğu okul servis minibüsünde 9 saat kilitli kalıp havasızlıktan yaşamını yitirmişti. Kreş yetkililerinin gizlemeye çalıştığı minik Alperen'in ölümündeki korkunç gerçek, kreş öğretmenlerinden Arzu Gülmez ve Nurcan Altıok'un ifadeleriyle ortaya çıktı. Minik Alperen'in serviste havasızlıktan yaşamını yitirmesini gizleyen ve ifadelerinde Alperen'in uyuduğu ve bir daha uyanmadığını söyledikleri servis şoförü Tamer İşgören ile okulun müdürü ve sahibi olan eşi Yurdagül İşgören'in olayı saklama çabasını kreş öğretmenlerinden Arzu Gülmez ile Nurcan Altıok'un vicdanı engelledi. "

TEHDİT ETTİLER, BASKI ALTINDAYDIM"

Alperen'in okulda olmadığını ilk fark eden ve okul yetkililerine haber veren öğretmen Arzu Gülmez, kendisinin doğruyu anlatmaması için baskı altına alındığını söyledi. Olaydan çok etkilendiğini belirten Arzu Gülmez, şunları söyledi: Nurcan Altıok (solda) ve Arzu Gülmez, 3 yaşındaki Alpereren'in ölümünü örtbas etmeye çalışan okul müdürü ve şoförünün baskısına rağmen gerçeği anlattılar.

AMBULANSI ARAYINCA KIZDILAR

"Olay günü çok kötü bir gündü. Alperen'in olmadığını yoklamayı alınca fark ettim. Dilara öğretmene Alperen'in olmadığını söyledim. O da 'sabah aldık, olması gerekiyor' dedi. 'Emin misin' diye sordum. Emin olduğunu söyledi. Sonra koşarak Nurcan öğretmene gidiyor. O da 'onu sabah siz almadınız mı' diyor. Sonra servis şoförü Tamer Bey'e soruyorlar. Her yeri aradık. Diğer sınıflara baktık. Bulamadık. Sonra şoför 'Servise bakalım' dedi ve anahtarı Dilara'ya verdi. Sonra servise bakan Dilara, çığlık atarak geri çekiliyor ve Nurcan öğretmen çocuğu servisten alarak içeri getirdi. Tabi bahçedeki kameralar da çekiyor. Alperen'i yere yatırdık. Şoför 'su dökelim' dedi. Ben de bizim acil müdahale eğitimimiz olmadığını söyledim. Sonra Okul Müdürü Yurdagül Hanım'ı aradılar. Ambulansı aradığımda bana kızdılar. 'Biz özel hastaneye götüreceğiz' dediler."

'GERÇEĞİ ANLAT' DEDİ

Alperen'in götürüldüğü hastaneye gittiğinde kendini kaybettiğini belirten Arzu Gülmez, "Fenalaştım ve beni servise yatırdılar. Burada Yurdagül'ün arkadaşı A.S., bana gerçeği anlatmamamı ve kendi söyleyeceklerini anlatmamı istedi. 'Doğruyu anlatsan geri mi gelecek çocuk. Yoksa hepiniz hapse girersiniz' dedi. Sonra karakola gidip onların baskısıyla o şekilde ifade verdim. Sonra vicdanımız rahat etmedi ve Nurcan öğretmenle gerçeği anlattık" dedi. Öğretmen Arzu Gülmez, minik Alperen'in kendi grubunda olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Olay günü Alperen, hakkında bir şey demediler. Normalde benim grubumda değildi. Öğretmen yetersizliği vardı. Ben akşam bütün gruplara akşam yoklaması almak istedim. O gün doğum günü de vardı. Süsleme yapmak için bütün çocukları bana bıraktılar. Hepsine aynı anda yetişebilmem mümkün değildi. Kapanış yoklamasını alayım istedim. Sabah da Alperen'i aldıklarını söylemediler. Servise bakınca olay ortaya çıktı. Ben baskı altında olduğum için önce farklı ifadeyi verdim. Ama daha sonra vicdanımın sesini dinledim. Nurcan öğretmenle birlikte doğruyu söyledik."

3 YAŞINDA BİR CAN GİTTİ

Kreş öğretmenlerinden 28 yaşındaki Nurcan Altıok da minik Alperen'in cansız bedenini servis minibüsünden çıkarmasını gözyaşlarıyla anlattı. Olayda okulun ihmalleri oluğunu, öğretmen yetersizliğini sürekli dile getirdiklerini ancak okul müdürünün bunu dikkate almadığı söyleyen Nurcan Altıok şunları anlattı: "Alperen'in yokluğu ortaya çıkınca şoföre ve Dilara'ya onu alıp almadıklarını sordum. Çünkü yaz dönemi olduğu için öğrenci sayılarında günlük değişiklik oluyordu. Pazartesi 20 kişi oluyorsa Salı günü 40 kişi olabiliyordu. Tamer Bey 'servise bakalım' dedi. Anahtarı aldım, kapıyı Dilara açtı. Çığlık attı, ben öne geçtim. İkinci koltukta oturuyordu. Rengi, durumu hiç iyi görünmüyordu. 3 yaşındaki çocuğa ölümü konduramıyorsunuz. Sonra okula aldık, ama ilk müdahale eğitimimiz olmadığı için müdahale etmedik. Hastaneye kaldırdık. Bu sırada diğer çocuklar görüyordu. Bana çocuklar 'anne ne oldu' diye ağlamaya başladılar. Alperen'i o şekilde görmemeleri gerekiyordu. Ben de üzerine örtü örttüm." Alperen'in ailesine okul yetkililerinin "Çocuk uyudu, bir daha uyanmadı, baygınlık geçirdi" dediğini anlatan Nurcan Altıok, sözlerini şöyle sürdürdü:

ANNESİ SORDU, SÖYLEMEYE GÜCÜM YETMEDİ

"Alperen'in ailesi hastaneye gelince öldüğünü söylediler. Annesi bana sordu, nasıl öldüğünü. Ancak söylemeye gücüm yetmedi. Sonuçta o bir anne ve yavrusu ölmüş. Arzu'ya gerçeği anlatmaması konusunda baskı yaptılar. Sürekli bunu telkin ediyorlardı. Doğruyu söylesek bile çocuğun geri gelmeyeceğini ve bizim de hapse gireceğimizi söylediler. Ben eşimle konuştuktan sonra doğruyu söyledim. Arzu'ya da korkmamasını ve gerçeği anlatmasını istedim. Hatta bana olayı 'sen üstlen' dediler. Ben niye öyle bir şey yapacağımı sordum. Olayı ört bas edemezdim. Buna izin vermedim. Biz böyle üzülüyorsak, o ailenin durumu nasıl olur? Giden 3 yaşında bir can. Kim sorumluysa cezasını çeksin."

AİLEYİ TESELLİ EDERKEN, KAMERA KAYDINI SİLDİRDİ

Okulun sahibi Yurdagül İşgören, özel hastanede aileye çocuklarının uykuda öldüğünü söyleyince anne Buket Sakin, oğlunun son görüntülerini izlemek istedi. Ancak İşgören bir yandan aileye teselli verirken öte yandan okulu arayıp kamera kaydının çıkarılması talimatını verdi.

KAYIT EVİNDEN ÇIKTI

Acılı anne oğlunun görüntülerini izleme konusunda ısrarını sürdürünce okulun sahibinin "Bugün bozuktu, çalıştıramadık, kayıt alamadık" gibi mazeretler öne sürdüğü öğrenildi. Kamera kaydı, İşgören'in evinden çıktı. Yurdagül İşgören'in polisteki ifadesinde olayda kendisinin bir suçunun olmadığını, öğrenci yoklamalarını öğretmenlerin aldığını ve onların suçlu olduğunu söylediği öğrenildi.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
FETÖ'den 79 eski öğretmene gözaltı kararı verildi
FETÖ'den 79 eski öğretmene gözaltı kararı verildi
2 yeni KHK daha geliyor
2 yeni KHK daha geliyor