'Sistem öğrenciyle okulu buluşturamıyor'

12 Ağustos 2017 - 12:27

Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sonuçlarının açıklanmasının ardından, boş kalan kontenjan sayısı Türkiye'nin yükseköğretim sistemini de tartışmaya açtı. 696 bin 241 aday üniversitelere kayıt hakkı kazanırken, boş kontenjan sayısı açıköğretim hariç 214 bin 430 oldu. Açıköğretimle birlikte rakam 279 bin 589. Ek yerleştirmelerden sonra bu rakamın 300 bini geçmesi bekleniyor. Geçen yıl açıköğretim hariç boş kalan kontenjan sayısı 60 bin 147 olmuştu. Üniversitelerin doluluk oranı ise yüzde 95.3 olarak gerçekleşmişti. Bir yıl öncesine göre yaklaşık 4 kat artan boş kontenjan sayısı öğrenci ve okulu buluşturamayan yükseköğretim sisteminin alarm verdiğini ortaya koydu. "

BÖLÜM VE KONTEJAN İLE TALEP ARASINDAKİ DENGE TUTTURULAMIYOR

" Uzmanlara göre, vahim olarak yorumlanan bu tablonun en önemli nedeni ise devlet ve vakıf üniversitelerinin sayıları hızla artarken, bölüm ve kontenjan ile talep arasında dengenin tutturulamaması. Meslek lisesi mezunlarına sınavsız geçiş hakkının kaldırılmasının ardından bu adayların doğru tercihe yönlendirilememesi, açıköğretime LYS ile öğrenci alınması gibi nedenlerde boş kontenjan enflasyonun nedenleri arasında. Adayların kontenjanları boş bırakarak üniversitelere mesaj verdiğini söyleyen Karar gazetesi eğitim yazarı Turgay Polat "Bu noktada üniversitelerin öğrencilere kampüs veya bölüm sunmaktan ziyade geleceği tasarlamak için ihtiyaç duydukları becerileri öğretecek bir sisteme dönmeleri gerekiyor. Bölümleri meslek adı altında tanıtmamak lazım. Üniversiteler eğitimi verir, insanlar bu eğitimi farklı meslek veya alanlarda kullanırlar" dedi. Öğrencilerin okuduğu bölümden bağımsız olarak kendine bir alan yaratacağının farkında olduğunu belirten Polat, şöyle konuştu: "Burada görev biraz da YÖK'e düşüyor. YÖK'ün üniversite olmanın sadece öğrenciyi alıp, eğitim verip, mezun etmek değil, katma değer katmak olduğunu vurgulaması lazım. Bu anlamda üniversitelerin birkaç konsept seçerek ilerlemesi doğru bir hareket olacaktır. Örneğin sadece sağlık veya mühendislik alanında ilerleyen üniversiteler var, bu her alanda yapılabilir. Bunun yanı sıra bizim dünyanın akreditasyonuna ihtiyacımız var. Üniversiteden çıkan işlerin dünya arenasında ortaya çıkması lazım. İlk olarak eğitim dilimizi öncelikle İngilizce daha sonra Çince üzerine kurmamız lazım. Çünkü dünya artık bu iki dil üzerine kuruluyor. Çocuklarımıza bunları öğrettiğimiz sürece dünya arenasında olma şansımız yüksek. İkinci olarak öğrencilerimizi eğitimlerinin bir döneminde mutlaka dünyanın farklı bir yerine gönderip orada eğitim almalarını sağlamalıyız. Üçüncü olarak ise üniversiteler mutlaka şirketlerle iç içe olmalı, bu şekilde daha hızlı yürümek mümkün olacaktır."

KENAN BUTAKIN

 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 kanunu onayladı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 kanunu onayladı!
Marmara Üniversitesi'ne operasyon... Polisler odalarda arama yapıyor
Marmara Üniversitesi'ne operasyon... Polisler odalarda arama...