“Ona cevap vermek bile seviye kaybı hissi uyandırıyor.”

“Ona cevap vermek bile seviye kaybı hissi uyandırıyor.”

 “Ona cevap vermek bile seviye kaybı hissi uyandırıyor.”
06 Mart 2019 - 21:29

Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Serdivan’da düzenlenen bir programda Prof. Dr. Üstün Dökmen’in; “Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir Hristiyan psikolog haç takmamalı ise; Rehberlik Öğretmeni de Başörtülü biri olmaz!”, “Meslek icra edilirken İnşallah, Maşallah, Hayırlısıyla gibi cümleler sarf edilmemelidir!”, dediği yönünde basında çıkan haberler üzerine Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın sosyal medya hesaplarından Üstün Dökmen’in sözlerini yorumladı.

Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın yaptığı paylaşımda;

“Üstün Dökmen, “başörtüsü” hakkında basına yansıyan sözleri söylemişse eğer; diploma biriktirmek ile insan vicdanı arasında doğrusal bir ilişki olmadığını müşahhas bir biçimde ispatlamıştır. Sarf ettiği sözler herhangi bir seviyeye karşılık gelmediği için ona cevap vermek bile insanda seviye kaybı hissi uyandırıyor.”, dedi.

Bu haber 2399 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 5 Yorum
  • Özlem
    3 ay önce
    Bu konuları tartıştığınız kadar eğitimle ilgili tartışsaydınız belki bu kadar virane olmazdı 'eğitim sahamız'...A ülkesi bu sene kodlamada hangi projeyi sunalim Biz ' rohborlok ogrotmonloro kopolo olmomoluu ıvır zivir falan filan bla bla bla
  • A. S.
    5 ay önce
    öyleyse Atatürk Türk Müslüman vs kimliğini ifade edecek ayrıştırıcı olabilecek ifadeler de kullanılmasın.
  • kimene
    6 ay önce
    bir kişiye cevap verebilmek çin önce onun seviyesine ulaşman lazım.
  • hakkı güzel
    6 ay önce
    bu ülke bu konuyu tartışmaktan bıktı. herkesin fikri kendine deyip uzatmamak lazım.
  • Rehberlikçi
    6 ay önce
    Bazı insanlar "farklılıklara saygı"yı kendileri için geçerliliği olan bir etik ilke olarak görür. Danışmaya gelen öğrenci "hocam tesettürlü" diye ön yargılı gelecek sorun anlatmayacaksa, dindar öğrencilerin de dindar olmayan rehberlikçilere "hocamın yaşantısı, giyimi dine uygun değil" diye sorun anlatmaması, onlara ön yargılı olması gerekir. Öyleyse, dindar olmayan öğrenciler için tesettürlü rehberlikçi açılmalıysa, dindar öğrenciler için tesettürsüz rehberlikçiler kapanmalı mı! Rehber öğretmen gerekli empatiyi kuruyorsa, danışma tekniklerini uyguluyorsa ortada ne sorun vardır! Başınızı açın denileceğine, "çocuklarınıza farklı giyimlere yaşamlara saygı duymayı öğretin" demek varken ve bir akademisyen bunu akledebilecekken, bu söylemler, pedogojik, p***olojik kaygılarla değil 28 Şubatın zihniyetiyle söylenmiş izlenimi uyandırıyor bizde. Tabi eğer söylenmişse..