Milli Eğitim'de kıyım yapılıyor!

TES İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Adnan Sarısayın, “il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri bankamatik memuru mu yapılmak isteniyor?” diye sordu

01 Mayıs 2014 - 22:59

Millî Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un birçok mağduriyete sebep olduğunu belirten Sarısayın, kanun kapsamında mevcut il ve ilçe Milli Eğitim müdürleriyle il müdür yardımcılarının görevlerinden alındığını ifade etti. Sarısayın, “Bu arkadaşlarımız, yönetim basamağı olmayan ve özlük hakları itibariyle de daha alt kadro olan ‘eğitim uzmanı’ kadrosuna atanmışlardır. Bu durumda olan müdürlerin sayısı İzmir’de 41, tüm Türkiye’de bin 500'ü bulmaktadır” dedi. Eğitim uzmanının görevlerini belirlenmediği için bu kadroda bulunan kişilere herhangi bir görev verilmediğini ifade eden Sarısayın, “Arkadaşlarımıza, çalışabilecekleri bir oda dahi tahsis edilmeyerek mağduriyetlerinin daha da artmasına neden olunmuştur. Hükümetin bu adımı, yeni bir kadrolaşmanın yolunu açmaya yöneliktir. Bugüne kadar yaptığı kadrolaşma yetmemiş, farklı bir ses duymamak için haksız hukuksuz, uluslararası demokratik normlardan uzak bir anlayış yoluna gidilmiştir. Bu yasayla Milli Eğitim Bakanlığı’nda müdür bırakılmamıştır. Bunların yerine yandaşlar getirilmektedir.” diye konuştu. Bundan sonra bu makamlara kadrolu olarak atama da yapılmayacağını söyleyen Sarısayın sözlerini şöyle sürdürdü: "İşin can alıcı noktası da burasıdır, çünkü hükümet, kendi adamı da olsa demokrasinin önemli unsuru olan güçlü, hukuka uygun, vicdanının sesine kulak verecek bürokrat istememektedir. Yalnızca kendisinin her talimatına uyan robot istemektedir. Bu da otoriter bir idareye giden yolun diğer bir göstergesidir. Birikimleri olan il ve ilçe yöneticileri, muhtemeldir ki bankamatik memuru haline getirilecektir. Bin 500 yöneticiye, iş yaptırmadan maaş ödenerek kamu zararına yol açılacaktır, çünkü eğitim uzmanı olan bu kişilerin yönetmeliği dahi çıkmamış, ne iş yapacakları bile belli değildir. Şüphesiz ki Milli Eğitim Bakanlığı gibi devasa bir teşkilatı tecrübeli, bilgili ve birikimli bürokratlar olmadan yönetmek mümkün değildir. Böyle bir düşünceyi hayata geçirmek, kaosa yol açacağı gibi eğitim sistemimizde de onarılmaz yaralar açacaktır. Bu durum sadece eğitim faaliyetlerinin bozulmasına değil, aynı zamanda devlette de istikrarın zedelenmesine neden olacaktır. Söz konusu yasanın, bakanlığın temel direği ve hafızası olan kişilerin tasfiyesine yönelik olduğu düşünülmektedir. Yapılan bu uygulamalar, her bakımdan Anayasamız'a, ilgili ve ilişkili diğer mevzuata, taraf olduğumuz uluslararası anlaşma ve sözleşmelere aykırı görülmektedir. Tüm bu nedenlerle söz konusu kişiler için görev belirleme ve çalışma yeri tahsis etme gibi işlemlerin bir an önce tamamlanarak kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Şu bir gerçek ki bu hukuksuz ve gerçeklere aykırı uygulama, Milli Eğitim Bakanlığı’nda ciddi tahribattır, onarımı da kolay olmayacaktır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AÖF açıkladı: 4 yanlış 1 doğru konusu kesinleşti
AÖF açıkladı: 4 yanlış 1 doğru konusu kesinleşti
Öğrenciler bilemedikleri soruyu öğretmenine gönderiyor
Öğrenciler bilemedikleri soruyu öğretmenine gönderiyor