Bakan Özer, Recep Aktaş Fen Lisesi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bir ülkenin en kalıcı sermayesinin beşeri sermayesi olduğuna işaret ederek bu sermayenin niteliğini artıracak en önemli enstrümanın da eğitim olduğunu, ülkelerin toplumlarının refahını yükseltmek için en fazla yatırım yaptıkları alanın eğitim olduğuna işaret etti. 2000'li yıllarda beş yaş grubundaki yüz çocuktan sadece 11'inin, lise çağındaki gençlerin yüzde 44'ünün okullarla buluşabildiğini vurgulayan Bakan Özer, 2000'li yıllardan sonra gecikmeli bir eğitim seferberliğiyle okullaşma oranlarının ilk kez tüm kademelerde yüzde 95'in üzerine çıkarıldığını ifade etti.

Öğretmen nöbetine mahkemeden iptal kararı Öğretmen nöbetine mahkemeden iptal kararı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in konuşmasından satırbaşları:

"Maalesef bizler 2000'li yıllara geldiğimiz zaman eğitim karnemizin çok da iyi olmadığını görüyoruz. 2000'li yılların başında ilkokul hariç eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarının yüzde 50'nin altında gerçekleştiğini görmekteyiz. Bu, ne demek? Ülkemizin en önemli fırsat penceresi genç nüfus olmasına rağmen biz ülke olarak bu genç nüfusu tüm kademelerde eğitimle maalesef buluşturamamışız."

''Beş yaştaki okullaşma oranları yüzde 11'den yüzde 97'ye ulaştı. Ortaöğretimdeki net okullaşma oranı yüzde 44'ten yüzde 95'lere çıktı. Yükseköğretimdeki okullaşma oranları yüzde 14'lerden yüzde 48'lere çıktı. Sadece bunlar mı yapıldı? Hayır. Eğitimin önündeki antidemokratik uygulamaların tamamı kaldırıldı. Düşünün, bu ülkede kız çocuklarının eğitimle buluşmasının önünde başörtüsü gibi bir yasak vardı. İmam hatip liselerinin, meslek lisesi mezunlarının yükseköğretime erişimini engelleyen katsayı uygulaması vardı. İşte bu dönemde bir taraftan okullaşma oranları artırılırken aynı zamanda eğitimin önündeki tüm antidemokratik uygulamalar kaldırıldı."
Tüm bunların kolay olmadığını dile getiren Özer, 2000'li yıllarda 300 binler seviyesinde olan derslik sayısının şu an 857 bine ulaştığını, 500 bin olan öğretmen sayısının 1,2 milyona, öğrenci sayısının da 19 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Özer, son yirmi yılda eğitime verdiği tüm destekler, eğitime ayırdığı en yüksek bütçe için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini bir kez de Kırıkhan'dan sunduğunu söyledi. 
 
Eğitimde son yirmi yılın "Türkiye Yüzyılı" şarkısında söylendiği gibi mazlumların şarkı söylediği bir döneme karşılık geldiğini belirten Bakan Özer, son 20 yıldaki en büyük kazanımın kız çocuklarının eğitime erişimi alanında olduğunu belirterek "Yıllarca kız çocuklarının eğitimle buluşması için dünya kadar seferberlikler yapıldı. Hatta çoğu zaman da muhafazakâr kesim, 'Kız çocuklarını eğitimle buluşturmuyor.' diye sürekli töhmet altında bırakıldı. Bir taraftan okul yapılmadı. Bir taraftan başörtüsü yasakları uygulandı. Bir taraftan da muhafazakâr kesim, 'ocuklarını eğitimle buluşturmuyor.' diye sürekli suçlandı. 2000'li yıllarda ortaöğretimdeki kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde sadece 39,2 idi. Bugün yüzde 94 nokta 66. Türkiye'nin en ücra noktalarına kadar hizmetimizi, hizmetimizin kalitesini sürekli arttırmak için, gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
 
Hatay ziyaretinde kentin mevcut eğitim yatırımları bütçesinin 619 milyon liradan yaklaşık 2,5 milyar liraya yükseltildiğini sözlerine ekleyen Özer, bu yatırımların sadece Hatay'a değil, Türkiye'nin her köşesine ulaştırılmaya çalışıldığını söyledi.
 
Özer sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeter ki çocuklarımız çok daha güvenli, sağlıklı okullarda eğitime erişebilsinler. İçinde bulundukları lokasyondan, sosyoekonomik arka planlarından bağımsız şekilde herkes en nitelikli eğitime erişebilsin. Tek derdimiz bu. Hiçbir ayrım yapmadan Türkiye'nin her noktasına eğitim yatırımlarını ulaştırmak için çaba sarf ediyoruz. İnşallah, yarınlarımız çok daha güzel noktalara ulaşacak." ifadelerinde bulundu..