2022 yılı sonuna kadar Van ilinde 101 yeni anaokulunun yapımı tamamlanacak

Bakan Özer daha önce Van iline 35 bağımsız anaokulu yatırımı için bütçe verdiklerini, bugün 66 yeni bağımsız anaokulu daha yapılması kararı aldıklarını ifade ederek " Van'da, inşallah, 2022'nin sonunda kazandırılacak anaokulu sayısı 101'e çıkmış oldu. Bu rakam çoğu ildeki rakamların çok çok ötesinde... Burada da yaklaşık 690 milyonluk bir ilave yatırımı Van'ımıza kazandırmış olduk." diye konuştu. 

Türkiye'de doğal gaza erişimi olup da dönüşümü yapılmayan hiçbir okul bırakmama kararını da hatırlatan Özer, Van'da bu kapsamda yapılan çalışmaların da başarılı bir şekilde devam ettiğini söyledi. Okulların büyük onarımlarının da yeni eğitim öğretim yılına hazırlanması için çalıştıklarını belirten Özer, bunun için de 150 milyon liralık ilave yatırımın kente kazandırıldığını dile getirdi. 

2022-2023 eğitim öğretim yılı hazırlıklarının 17 Haziran'da okulların kapanmasından bir hafta sonra başladığını anımsatan Bakan Mahmut Özer, ilk defa okulların açılışı öncesinde temizlik, kırtasiye, küçük onarım ve donatım bütçesini okullara doğrudan göndermek için bir seferberlik başlattıklarını söyledi. Özer, Van'a bu çerçevede de 88 milyon liralık bütçenin bugün itibarıyla gönderildiği bilgisini paylaştı. 

Bakan Özer konuşmasına şu şekilde devam etti

'Kadınlarımız başörtüsünden dolayı yurt dışına gittiği zaman neden beyin göçünden bahsetmediniz?'
20 yıllık süreçte yatırımlarla birlikte eğitimdeki başörtü yasağının da kaldırıldığını söyleyen Özer, şunları söyledi:


“İkinci okullaşma oranlarının artırılmasından sonra süreç içerisinde yapılan en önemli hamlelerden bir tanesi eğitim sisteminin demokratikleşmesi oldu. Bunun başında hepinizin malumu olduğu üzere başörtüsü yasakları geliyordu. Düşünebiliyor musunuz? Kılık kıyafetinden dolayı bu ülkenin vatandaşlarının çocukları, kadınlarının eğitime erişimi engelleniyordu. Şimdi diğer ülkelerle bir karşılaştırıyor, diğer ülkeler çocuklarını, gençlerini eğitim sistemine dahil etmek için çırpınırken biz fantezi yapıyoruz. Diyoruz ki başörtülü giremez. Peki ne yapacak bunlar? Yükseköğretim Kurumları üniversitelerinde dünyanın dramları yaşandı, eylemler yapıldı, enerjisini Türkiye boşu boşuna tüketti ve bir sürü kadınımız imkanı olanlar da Yükseköğretim imkanına kavuşabilmek için yurt dışına gittiler.

Şimdi o zaman düşünmemiz lazım değil mi? Bugün beyin göçüyle ilgili konuşanlar, ülkede işte beyin göçü var, yurt dışına gençlerimiz gidiyor. Peki, neden o zamanlarda kadınlarımız başörtüsünden dolayı yurt dışına gittiği zaman beyin göçünden bahsetmediniz? Bugün kadına şiddetle ilgili konuşanlar o gün en temel anayasal hakkı kadınlarımızın, kızlarımızın elinden alınırken niye bunun bir kadına şiddet olduğu dile getirilmedi? Demek ki dert başkadır. İşte son 20 yılda bu binalar, okullaşma alanları harcanırken aynı zamanda başörtüsü yasağı da kaldırıldı.”

Memur ve emekli maaşına aylık enflasyon zammı için AES açıklaması Memur ve emekli maaşına aylık enflasyon zammı için AES açıklaması

'Türkiye çok kritik bir şeyi başardı'

Süreçte bir taraftan okullaşma oranlarının arttırıldığını ve aynı zamanda eğitim sisteminin önündeki antidemokratik uygulamaların kaldırıldığını dile getiren Bakan, “ocuklarını okula göndermede sıkıntı yaşayanlara şartlı eğitim verildi. ocuğu da gönderirse eğitime belli miktarda maddi katkı sağlamak, pansiyon, burslar, taşımalı eğitim ücretsiz eğitim, ücretsiz yemek, ders kitaplarını ücretsiz olarak dağıtılması, bunların hepsi aslında eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesiyle ilgili çok önemli hamlelerdi. Türkiye çok kritik bir şeyi başardı. Şimdi eğitimde öğrenci sayınızı arttırdığınız zaman kaliteyi sürdürebilmeniz çok zordur. Ama Türkiye son 20 yılın kalitesini sürekli iyileştiren bir mekanizmaya sahip oldu. Yani hem eğitim sistemini büyütüyorsunuz hem kalite sürekli iyileşiyor hem de eğitim sistemini antidemokratik uygulamalardan arındırıyorsunuz” dedi.

'Bugün kaliteyle ilgili konuşanların derdi kalite değil'

Gelinen noktada 18.9 milyon öğrencisi ve 1.2 milyon öğretmenliğiyle devasa bir eğitim sistemine sahip olduklarının altını çizen Özer, “Bakın öğretmen başına düşen, derslik başına düşen öğrenci sayısı kritiktir değil mi? Eğitimde bir kalite göstergesidir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) tüm kullandığı değerlendirmelerde bir kalite göstergesi olarak kullanılır. 2000 yıllarda okullaşma oranları tüm eğitim kademelerinde yüzde 50'nin altındaydı. Şu anda da yüzde 90'nın üzerindedir. 2000 yıllarda okullaşma oranlarının yüzde 50'nin altında olduğu durumda öğretmen başına düşen öğrenci sayısının bugünden daha düşük olmasını bekleriz. 2000 yıllarda öğretmen başına düşen öğretmen sayıları 40'lar seviyesindeyken bugün 20'lerin altına düştü. ünkü eğitim sisteminde 500 bin civarında öğretmen varken, şu anda 1.2 milyon öğretmenin olduğu bir eğitim sistemine kavuştuk. Yani son 20 yıldaki bu eğitim hikayesi neresine bakarsanız bakın bir başarı hikayesidir” şeklinde konuştu.


'Yıl sonu hedefimiz yüzde 100 olacak'

Okullar arası başarı farkının başladığı yerlerin okul öncesi olduğunu işaret eden Bakan, “Maddi imkanı olmayanların okul öncesi okula erişimi çok kısıtlıdır. Planlamamız çok hızlı bir şekilde devam etti. 10 ay içerisinde bin 110 adet bağımsız anaokulu yaptık ve 500 bin çocuğumuz ilk kez anaokulundan yaralanmaya başladı. Bu kısa süre içerisinde 5 yaştaki okullaşma oranı yüzde 78'den yüzde 93'e çıktı. Yılsonu hedefimiz yüzde 100 olacak. Bunun bin adeti İstanbul'da açılacak, Bugün itibariyle 66 adet yeni anaokulu da bu yıl Van'a kazandırıyoruz. Van'daki anaokulu sayısını 100'lere çıkaracağız” dedi. Konuşmasında Van'a müjdeli haberler de veren Bakan Özer, “Van'da mesleki eğitimde yaklaşık 10 bin öğrencimiz var. Dolaysıyla Van'daki mesleki eğitimdeki tüm gençlerimiz ayda 2 bin TL maaş almış olacak. Bir diğer müjde daha; 5 blokluk inşaatı tamamlanmış bir bina var. Bu binayı öğretmenlerimize alalım dedik. 5 bloğu hemen tamamlayıp siz değerli öğretmen ve okul yöneticilerimizin hizmetine sunacağız” diye konuştu.

Van'da 250 milyon liralık bir başlangıç ödeneği ile ikili eğitimin yüzde 30-40'ını ortadan kaldıracaklarını, 2023 yılı sonuna kadar ise kentte ikili eğitim yapan hiçbir okulun kalmaması için çalışmaların devam edeceğini kaydeden Bakan Özer, verilen yeni yatırımların Van'a hayırlı uğurlu olmasını dileyerek kentte eğitim süreçlerini başarıyla yürüten tüm yöneticilere teşekkür etti.