Madem güzel bir şey getiriyorlar, neden hayır diyenleri terörist ilan ediyorlar?

Ana Muhalefet Partisi (CHP) Genel Başkanı Klııçdaroğlu, "Hayır diyenler teröristtir' diyorlar. Madem güzel bir şey getiriyorlar, niye bu değişikliği anlatmıyorlar da hayır diyenleri terörist ilan ediyorlar? Vatandaşa bunu söyleyin. Güzel bir şey yapıyorlarsa çıkıp anlatsınlar, dinleyelim. İster hayır ister evet oyu kullansın 80 milyon vatandaşın benim başımın üstünde yeri vardır" dedi.

04 Mart 2017 - 20:29

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum kuruluşu (STK) ve iş dünyası temsilcileri, spor kulüpleri yöneticileri ile hemşehri dernekleri temsilcileriyle İzmir'de ayrı ayrı toplantılarda bir araya geldi. 
İzmir ziyaretinde ilk olarak iş dünyası temsilcileri ve profesyonel kulüp başkanları ile kahvaltıda bir araya gelerek başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Kültürpark'ta STK ve kitle örgütlerinin temsilcileriyle buluştu. İlk olarak katılanların konuşmalarını basına kapalı olarak dinleyen Kılıçdaroğlu, daha sonra onlardan destek istemek üzere kürsüye çıktı. Konuşmasına ilk olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olarak başlayacağını söyleyip, "Çiftçiye alın terinin karşılığını verirseniz, gençlere sahip çıkmaya devam ederseniz ülke kalkınır. Bizim amacımız sadece çiftçilerin değil Türkiye'de çalışan herkesin barış içinde huzur içinde yaşacağı bir ülke olsun. Türkiye'de mazotun KDV'sini kaldırıp, elektrik ile gübre fiyatlarını ucuzlatacağız. Yeter ki üretin Türkiye kazanacak, dünya kazanacak" dedi.

VATANDAŞ KEMAL OLARAK SESLENDİ

Konuşmasına daha sonra vatandaş Kemal olarak sesleneceğini söyleyerek devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'da yapılacak olan referandumun bir seçim olmadığını söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu referandumda kullanacağız oyun A, B partisi ile ilgisi yok. Bu bir seçim değil. Kullandığım oydan sonra şu parti iktidara gelecek, şu düşecek, böyle bir şey yok. Bu gerçeği bütün vatandaşlarımıza anlatmak zorundayız. Anayasa değişikliklerini oylayacağız. Neleri getiriyor bu? Vatandaşa önce şunu soruyoruz; 'Siz Türkiye'nin saygın bir vatandaşı olarak cumhurbaşkanının taraflı mı tarafsız mı olmasını istersiniz?' Eğer tarafsız olsun diyorsa yapacağı tek şey hayır oyu kullanmak. Ancak 'Biz taraflı cumhurbaşkanı istiyoruz' diyorlarsa o zaman, cumhurbaşkanı taraflı olursa 80 milyonu temsil edebilir mi? Çünkü yeni anayasa değişikliğine göre seçilecek olan başkan, aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacak. Örneğin ben CHP Genel Başkanıyım ama 80 milyonu temsil edemem. Sayın Binali Yıldırım AK Parti'nin genel başkanı ve aynı zamanda başbakan ama 80 milyonu temsil edebilir mi? Sayın Devlet Bahçeli kendi partisini temsil eder ama Türkiye'yi temsil edemez. Ama bütün siyasi partiler bir araya gelirse 80 milyonu temsil edebilir. Cumhurbaşkanı da ancak kendi partisini temsil edebilir" diye konuştu. 

"KÖR TOPAL DA OLSA BİR YARGI BAĞIMSIZLIĞI VAR"

Anayasa değişikliklerine dair maddeler hakkında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni sistemle yargı bağımsızlığının ortadan tamamen kalkacağını savunup "Vatandaşlara şunu sorun; Bir partinin genel başkanı mahkemelere hakim tayin etsin mi etmesin mi? Bunu yaparsa o mahkeme adil davranır mı davranmaz mı? Bir partinin genel başkanı anayasa mahkemesinin 15 üyesinden 12'sini tayin etsin mi etmesin mi? Bunu her vatandaşımızın kendi vicdanında sorgulaması lazım. Bu 80 milyon vatandaşın ortak sorunudur. Vatandaşımız 'Hakim tayin etsin ne olacak' diyebilir. Burada kentsel dönüşüm var. Kamulaştırma yapıldı diyelim. Başkan kentin yarısını kamulaştıracağım dedi, bedel olarak da metrekareye 5 lira düştü. Vatandaş 'Buranın değeri 5 lira değil bin lira' diyecek haklı olarak. Hakkını nerede arayacak, mahkemede. Mahkeme başkanını kim tayin etmiş, kamulaştırma kararını veren başkan. Hakim vatandaşı mı dinleyecek yoksa başkanı mı? Başkanı dinleyecek, yoksa sürülecek. Bağımsız yargının bu kadar önemi vardır. Bugün yargı bağımsızlığı tartışılabilir ama kör topal da olsa yargı bağımsızlığı var. Ama yarın bunu tamamen kaybetmiş olacağız. Adaletten, hukuktan, eşitlikten söz ediyorsak bunun güvencesi adalettir, yargıdır. Bu güvence elimizden alınırsa adaletten, haktan, hukuktan söz edemeyiz" dedi.

"NEDEN İLAVE 50 MİLLETVEKİLİ GETİRİLDİ?"

Anayasa değişikliğiyle 550 olan milletvekili sayısının 600'e çıkacağını da anlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir Allah'ın kulu bunun bize neden 600 milletvekili olduğunu anlatsın. Dünyanın parasını ödeyecek bu ülkenin vatandaşları. Niçin? Makulü nedir 450, siz 600'e çıkarıyorsunuz. Daha da önemlisi; 600 milletvekili seçtik, gönderdik. Ne yapacak bunlar, mecliste ne yapacak? Şu anda ne yapıyor? Mecliste yasama görevini yapıyor. Eğer herhangi bir vatandaşın sorunu çıkarsa tanıdığı milletvekiline sorunu iletiyor, milletvekili bürokrata telefon ediyor, Ankara'ya gidip derdini anlatıyor, sorunu çözmeye çalışıyor. Sorun çözülür ya da çözülmez ama sohbet eder çay kahvesini içer, memleketine döner. Yeni düzenleme ile milletvekili ile milletin arasındaki bağ kalkıyor. Milletvekili asla bir bürokrata telefon edemiyor. İstedikleri gibi güvenoyu yok. Benim seçtiğim vatandaş olarak parlamentoya gönderdiğim milletvekillerinden bir hükümet güvenoyu istiyorsa bu millete duyulan güvensizliktir. Niye güvenoyu istemeyelim? Böyle daha güvenli çalışmaz mı, 'gel arkadaş ben sana güvenoyu verdim sen neden böyle yaptın?' Bu soruyu sorabilir. Bunları vatandaşlar bilmiyor, vatandaşa anlatacağız. O zaman Türkiye'yi gerçek anlamda demokratik standartların egemen olduğu bir ülke haline getireceğiz" diye konuştu. 

Konuşmasında "Kimsenin hesap vermediği bir yapı mı istiyorsunuz" sorusunu da yönelten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Oturduğunuz apartmanda yönetim kurulu var, aidat ödüyorsunuz. Peki o aidatlar doğru yere harcanıyor mu diye denetim kurulu seçiyorsunuz. Apartmanda yaptığınız olayı koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nde niye yapmıyorsunuz? Dünyanın hangi ülkesinde vatandaş vergi verir, siyasi otoriteri hesabını vermez? İster Papua Yeni Gine ister Uganda'ya gidin böyle bir model yoktur. Bunu herkese anlatmak zorundasınız. TBMM neden önemli? Sevgili İzmirliler, saygı değer STK yöneticileri, çünkü TBMM Milli Kurtuluş Savaşını yöneten meclistir. Dünyada milli kurtuluşu yöneten tek meclis TBMM'dir. O yüzden TBMM'ye gazi meclis denir. Şimdi o vatandaşımıza söyleyin, bir kişiye Meclisi feshetme yetkisini verelim mi vermeyelim mi? Gazi Meclisi bir kişi çıkacak diyecek ki 'Feshettim yeniden seçime gideceğiz.' Bu yetki verilsin mi? Vatandaş bu ayrıntıların hiçbirini bilmiyor. Özellikle bilmemesi için çalışılıyor. Anlatacak olan benim, sizlersiniz. Vatandaş Kemal olarak konuşuyorum, bunun siyasi parti ile ilgisi yok. Vatan millet edebiyatı değil. Bilgiye dayalı. Gerekirse açacaksınız kitabı. Anlatacaksınız. Biz TBMM onurunu korumak zorundayız." 

"EVET DEMEK TÜRKİYE'Yİ FELAKETE SÜRÜKLEYECEK"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Evet demenin Türkiye'yi nasıl bir felakete sürükleyeceğini hepinizin görmesi lazım. Bu ayrıntıları herkese anlatmak zorundasınız. Cumhurbaşkanının kaç yardımcısı olacak bunu da sorun vatandaşa. Şu cevabı verin; 'Biz de bilmiyoruz. 50 mi, 500 mü, 100 bin mi bilmiyoruz. Afganistan'da iki yardımcı var, seçimle geliyor. Peki Türkiye'de başkan yardımcı sayısı ve hiçbirinin seçimle gelmemesi içinize siniyor mu? Bunu anlatın vatandaşa. Vatandaşın oyu değerli ama bundan sonra değersiz olacak. Senin seçip Meclise gönderdiğin milletvekili, sayısı 600'e çıktı. Bunlar Meclise ne yapacak? Maaş alıp oturacaklar. Seçilen başkan bir süre diyecek ki 'Bu Meclise ne gerek var? Bunu da kapatalım' diyecek. Hazırlanan tuzağın uzun vadeli geleceği nokta burasıdır. 'Milli irade' diyorlar. Egemenlik milletindir. İyi de milletin seçtiği milletvekili ve parlamentoyu sen nasıl feshedersin kardeşim. Parlamentonun gerekçe gösterilmeden feshedilmesi milli iradeye ihanettir. Bunu her yerde anlatın.!

Anayasa değişikliğiyle başkanın bir kararname ile muhtarlıkları bile kapatabildiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Anayasa değişikliğine göre devletin yapısı ve işleyişi işle ilgili kararname çıkarma yetkisi var. Belki bazı muhtar arkadaşlarım 'Olur mu efendim' der. Ona söyleyin; öyle bir yetki veriyorsunuz, bırakın muhtarlığı, adam TBMM'yi feshediyor, muhtarlığı mı kapatmayacak. Bu anaysa değişikliğine hayır demenin ne kadar hayırlı bir sonuç doğuracağını önce kendinizden bilmek zorundasınız. Muhtarlık seçimleri demokrasinin en saf tecelli ettiği seçimlerdir. Demokrasiye tahammül edemeyenler, gün gelir muhtarların yetkilerini muhtarların elinden alırlar. Devletin yapısı ve işleyişi. Bugün bir bakanlık kurulduğunda, Meclis kurar. Kim müsteşar olacak, kim genel müdür, elçi, vali olacak TBMM belirler. Kimin müsteşar olacağını, kimin devlette genel müdür olacağını biliyoruz dolayısıyla. Değişiklik geçerse, devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili tek yetkili organ başkan olacak. Örneğin amcasının oğlu ortaokulu mezunu, bir kararname yayınlayacak ve 'ortaokul mezunu müsteşar olabilir' diyecek. Tak atayacak amcaoğlunu. Tutup kendi partisinin tüm il başkanlarını başkan yardımcısı yapabilir" dedi.

"SANDIĞA GİTTİĞİNİZ SIRADA DÜŞÜNÜN"

"Ayın 16'sında sandığa gittiğiniz zaman düşünmemiz gerektiğini, elimizi vicdanımız üzerine koymamız gerektiğini, komşuları, toplumu, milleti, çocuklarımızı düşünmemiz gerektiğini söylüyorum" sözleriyle konuşmasını sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti

"Size düşünün ve öyle sandığa gidin diyorum. Bu kadar tehlikeli bir sonuç olmamalı Türkiye için. Bugünkü sistem iyi çalışmıyormuş. Niye? 'Çift başlılık var.' Kim çift başlı? İki cumhurbaşkanı, iki başbakan mı var? Hayır. Peki yeni değişiklik çıktığında asıl o zaman çift başlılık olacak. Başkan hem başkan hem parti genel başkanı olacak. Vali kimi temsil edecek? Bugünkü anayasal düzende vali cumhurbaşkanını temsil eder. Parti il başkanı Binali Beyi temsil eder. Eğer anayasa değişikliği geçerse illerde vali ve il başkanı arasında müthiş bir kavga çıkar. O diyecek, 'Ben başkanı temsil ediyorum', o diyecek 'Ben başkanı temsil ediyorum.' Kimin sözü geçecek? Devlette tek seslilik bitecek devlet tam bir kaosun içine sürüklenmiş olacak. Valiler; tarafsızlığınızı koruyun. Referandumda şöyle veya böyle oy kullanın diye vatandaşı zorlanmayın. Devlet valisiysen devletin valisi gibi davranın. Vatandaşı evet demeye zorlamayacaksınız. Söylüyorlar çünkü baskı kuruyorlar." 

"HAYIR DİYENLER TERÖRİSTİR" TEPKİSİ

Anayasa değişikliklerine hayır oyu vereceklere yönelik tepkileri de eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hayır diyenler teröristtir' diyorlar. Madem güzel bir şey getiriyorlar, niye bu değişikliği anlatmıyorlar da hayır diyenleri terörist ilan ediyorlar? Vatandaşa bunu söyleyin. Güzel bir şey yapıyorlarsa çıkıp anlatsınlar dinleyelim. İster hayır ister evet oyu kullansın. 80 milyon vatandaşın benim başımın üstünde yeri vardır. Bu ülkede huzur mu istiyoruz? Birlikte yaşamak mı istiyoruz? İş ve aş mı istiyoruz? Bunların hepsinin yolu yönetimi var. Hiçbirinin anayasa değişikliği ile ilgisi yok. Bu değişiklik geçerse terör bitecekmiş. 15 yıldır terörü bitirdiniz de biri elinizden mi tuttu? Bunu kapalı kapılar ardında söylüyorlar. Değişiklik geçerse ekonomide istikrar olacakmış. 15 yıldır tek parti yönetiyor, ekonomide istikrarı sağlayamadınız da kaos ortamında mı sağlayacaksınız? Birileri size engel mi oldu? 15 yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, valiler, polisler, askerler sizden. Bu milletin yakasından niye düşmüyorsunuz? Bunu hangi gerekçe ile dayatıyorsunuz" dedi. 

GENÇERE SESLENDİ

Gençlere de seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir madde daha getirmişler.18 yaşında elbet milletvekili olsun ama 18 yaşında milletvekili yapacağımız çocuğun askerlikten muaf olması sağlanacak. Çiftçinin çocuğu milletvekili olacak mı? Bakkalın çocuğu olacak mı? Manavın çocuğu olacak mı? Kendi çocuklarını 18 yaşında milletvekili yapıp ve askere gitmeme yollarını açacaklar. İtiraz eden vatandaşa bunu anlatın. Sözde gençlerin ağzına bal çalacaklar. Onları da kullanarak oy almaya çalışıyorlar. Gençlerin siyasete girmesini isterim ama gençlerimizin tuzağa düşmesini istemem. Neden evet oyu istediklerini anlatamıyorlar. Yeri geliyor, 'Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor' diyorlar. Amerika, Fransa, Japonya'da, 80'lerde Türkiye'de önemli olaylarda siyasi parti liderleri televizyona çıkardı, bizler de cevap verirdik. Vatandaş da kanaatini oluştururdu. Ben çağrıyı yaptım. Buyurun ben yanılmış olabilirim, belki siz doğruları söylemiş olabilirsiniz. Ben de kitapçığı alacağım siz de alın. Nerede yanlış söylediğimi anlatın bana. Geliyorlar mı gelemezler. Neden? Çünkü onlar da biliyorlar ki ben doğruları söylüyorum. Hangi konuda yanlış söyledik? Onu da söyleyemiyorlar. 'Hayır çıkarsa kaos olur, ekonomi kötüye gider' diyorlar. Hayır çıktığında cumhurbaşkanı cumhurbaşkanlığını, Sayın Binali Yıldırım başbakanlık görevini yürütecek. Hayır diyerek aslında Binali Beyi koruyoruz, koltuğuna sahip çıkıyoruz. 'Görevini sürdür' diyoruz. Bu değerli milletimiz 'Biz sizi seçtik. Herkese anayasal sınırları içinde görevini yapsın' demeli" diye konuştu. 

Referandumdan asıl 'evet' çıkarsa o zaman kaos çıkacağını öne süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı kararnamesinde değişecek kanun sayısı 2 bin 20'nin üzerinde. Eskiden bunları Meclis yapıyordu, şimdi Meclis yapamayacak. Asıl tehlike nerede? Asıl tehlike; bir kişiyi ikna ettiğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletini en geç 24 saat içinde ele geçiriyorsunuz. Fethullah Gülen devlete sızmak için 35 yıl çalıştı. Her alana sızdı. Şimdi bu kadar çaba göstermeye gerek yok. Bir kişiyi ikna ettiğinizde tek bir kararname ile kendi adamlarını bir günde yerleştirebilir. Bizim insanımız bu kadar yetkiyi bir kişiye verebilir mi? Vermemesi lazım. Bir Anadolu deyimi var. Bu kadar yetkiyi evliyaya verirseniz evliyayı da azdırısınız. Anadolu deyimi. Bunları parti genel başkanı olarak değil ülkesini, insanını seven, insana hizmet etmeyi kutsal görev olarak gören vatandaş Kemal olarak anlattım. Herkes sandığa gitsin. 'Bugün pazar, hava da güzel. Bir oyla bir şey olmaz' demeyin. Sandığa gitmediğiniz takdirde torunlarınıza ve çocuklarınıza hesap veremezsiniz. Çocuklarınıza ileride söyleyeceğiniz en güzel cümledir; 'Gittim hayır oyu kullandım.' Eğer komşu gitmiyorsa onu ikna edeceksiniz. Konuşurken belli çevreler provokasyon yapabilir. Tahrik edebilir. Kutuplaşma yaratmak isteyebilir. Bunu karşılıklı parti mücadelesi haline getirmeye çalışabilir. Tahriklere kapılmayacağız. Sessiz, sakin, özgüven içinde anlatacağız. O zaman amacımıza ulaşmış oluruz" dedi. 

"Oylamanın, iki ayağı var demokrasi mi istiyoruz tek adam mı istiyoruz" sözleriyle konuşmasını bitiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra parti yöneticileriyle yemeğe geçti.

ROMAN SENFONİ ORKESTRASINDAN KONSER 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'deki programı kapsamında Büyük Roman Buluşması'nı gerçekleştirdi. Fuar Kültürpark'ta, ilk olarak Roman derneklerinin yöneticileriyle buluştu. Onların sorunlarını ve önerilerini dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ardından "İlle de demokrasi olsun" sloganıyla Roman vatandaşlarla bir araya geldi. Romanların coşkuyla karşıladığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için Romanlardan oluşan Tepecik Senfoni Orkestrası konser verdi.

'OLURSA DEMOKRASİ OLSUN'

Konseri dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sahneyi çıkıp tüm orkestra üyelerini tebrik etti. Ardından Romanlara seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "STK'ların sorunlarınızı dinledik. İşsizlik en temel sorun. Sosyal devlet gereğini yerine getirmiyor. Sosyal Devlet hayata geçirsek işsizlik sorununu çözeriz. Sosyal devletin gereklerini yerine geteren tek parti CHP'dir. Daha önce geldiniz 'Bizim parlamentoda temsilcimiz yok' dediniz. Ben sizlere söz verdim. Roman kardeşimizi aday göstereceğim dedim ve Özcan Purçu seçildi. Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçekleşti. Özcan Purçu kardeşimiz milletvekili oldu, Meclis Başkanlık Divanı'nda görev aldı. Aynı zamanda altında kırmızı plakalı araç oldu. Ama Özcan Purçu'yu bu noktaya taşıyan ben değilim Cumhuriyet'tir. Cumhuriyet'in kendisidir. Eğer Cumhuriyet olmasaydı, Özcan Purçu okuyamazdı, milletvekili olamazdı. Kemal Kılıçdaroğlu, okumayacaktı, genel başkan olamayacaktı. İşte bunun için Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet'e sahip çıkmanız gerekiyor" dedi. Cumhuriyet'in temel özelliklerinden birisinin de vatandaşlar arasında ayrım yapmamak olduğunu, hizmetlerin eşit sunulması gerektiğini vurgulayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'li belediyelerin olduğu yerlerde önerilerinizin tamamı yerine getirildi. Siz yeter ki siyasete ilgi gösterin, doğruların arkasında durun. Referandum yapılacak. Az önce söyledik Cumhuriyet'e sahip çıkın diye. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için en temel görev, 16 Nisan'da sandığa gidip Cumhuriyet'i korumak adına 'Hayır' oyunu vermektir. Birlikte yaşamak için, aç insan, işsizlik olmasın istiyorsanız, hayırlı bir iş yapın 'Hayır' oyu verin. Olursa demokrasi olsun. Hep birlikte hayırlı bir iş yapalım" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından Roman buluşması sona erdi.


İGC'Yİ ZİYARET ETTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir ziyaretindeki son adresi İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) oldu. Cemiyet Başkanı Misket Dikmen ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, burada açıklamalarda bulundu. Şehit gazeteci Hasan Tahsin'in sadece İzmirlilerin değil, bütün Türkiye'nin onuru olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Onu yaşatmak sizin göreviniz olduğu kadar, bizim de bir görevimiz. Ama gazeteci ve gazeteciler açısından bakıldığında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Hapishanelerde 150'yi aşkın gazeteci varsa, o ülkede bir demokrasi sorunu var demektir. Bu sorunun aşılması lazım. Hele hele aylarca hapishanelerde tutacaksınız, iddianame bile hazırlayamayacaksınız. Gazetecilerin özgürce çizmelerini, yorum yapmalarını arzu ederiz. Gazetecilerin özgür olmadığı ülkenin haber alma kanalları tıkanmıştır. Gazetecilerin özgürce eleştirdiği bir ortamda denetleme olur. Gazetecilerin özgürlüğünü önemli buluyoruz. Bunun için bunu her ortamda söylüyoruz" dedi.

SİNAN OĞAN'A SALDIRIYI KINADI

Almanya'nın iki bakanın konuşmasını engellemesini de eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir anlamda onlara dolaylı konuşma yasağı getirilmesi kabul edilecek durum değildir. Herkese demokrasi dersi veren ülkede bunun yapılması doğru değil. Aynı oranda Sinan Oğan'a yapılan saldırı da kabul edilemez. Bir siyasetçinin konuşamayacağı ortamı yaratırsanız, baskı ve şiddet uygularsanız, kaybeden Türkiye olur. Bu bağlamda burada bulunma, bana bu düşüncelerimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Medyanın 4'üncü güç olarak tanımlandığını da söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün medyanın kamu adına görev yaptığına inanıyorum. Halkın gözü ve kulağıdır. Bizim belki duymak istemediğimiz, ama kamuoyunun duyması gereken haberleri yaparlar. Politikacılar, o zaman haksızlık yapmamaya özen gösteriler. Ya gazeteci yazarsa diye bir duyguyu politikacılar taşımalıdır. Yazı yazanlar hapise atılıyor. El birliğiyle bunu aşmak hepimizin görevidir" dedi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ziyaretinin anısına şehit gazeteci Hasan Tahsin heykeli hediye etti.

Kılıçdaroğlu bu ziyaretinin ardından programına son verip, havalimanına gitmek üzere İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nden ayrıldı.
 

ÖĞRETMENLERSİTESİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

2017 EŞ, SAĞLIK VE MAZERET ATAMA YARDIMLAŞMA GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ

SINIF ÖĞRETMENLERİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

MATEMATİK ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

OKUL ÖNCESİ-ANASINIFI ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

ÖĞRETMEN ATAMASI VE MÜLAKAT GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYIN

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
6 kişi öğretmeni darptan gözaltına alındı
6 kişi öğretmeni darptan gözaltına alındı
MEB'den okul müdürlerine sert uyarı
MEB'den okul müdürlerine sert uyarı