erkek protez saçthemeforest temaları

İstanbul Atamalarına İptal Davası

İstanbul'daki 158 okula yapılan 76. madde atamalarının iptali için dava açıldı.

İstanbul Atamalarına İptal Davası
27 Temmuz 2009 - 18:15

MEB Bakanı Hüseyin ÇELİK tarafından 657 sayılı DMK’un 76.maddesine dayanılarak giderayak yapıldığı iddia edilen yönetici atamaları iler ilgili olarak İstanbul’da görev yapan ve 10 yıllık bir idareci tarafından İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Dava dilekçesinde yapılan atamaların keyfi olduğu kamuda amacın kamu yararı gereği işin ehline teslim edilmesi gerektiği bu hususun göz önüne alınmadan yapılan atamaların hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. İstanbul'un kökleşmiş okullarının da bulunduğu atamaların iptali için davayı açan Öğretmen; atama yapılan bu kurumlara atanma hakkı bulunduğunu belirttikten sonra; "2004 yılından beri keyfi uygulamalarla yönetici ataması yapmak isteyen idare her seferinde yargı duvarına çarpmış ve son koz olarak 76.maddenin keyfi olarak kullanılması yoluna gidilmiştir. Bu yöntemle Türkiye genelinde 1000'den fazla atama yapılmış olup bu dava dilekçesi ile görev yaptığım İstanbul ilinde 158 okula yapılan müdür atamasının iptalini bağımsız yargıdan eğitim adına eğitimciler adına talep ediyorum. Eğitimin bilimsel gerçeklerden uzak,eğitimde kamu yararı, kariyer ve liyakati bertaraf eden uygulamalar ortada iken SBS ya da ÖSS de öğrencilerimizin neden başarısız olduklarını sorup sorgulamanın anlamı yoktur. Bu dava İstanbul’la sınırlıdır çünkü benim diğer illere müracaat etme hakkım bulunmamaktadır."dedi… İşte Dava Dilekçesi ve Atamaların İptali İstenen Kurumlar: 21.07.2009 İSTANBUL NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA (İşlemin Niteliği Ve Sonuçları Sebebiyle Davalı İdarenin Savunması Alınıncaya Kadar İvedilikle) YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR Davalının Cevap Süresinin Kısaltılması Taleplidir Memur Eliyle Veya Alo Post, Aps İle Tebliğ Taleplidir DAVACI .......................................: TC KİMLİK NO……………………….…: 29…….8. DAVALI........................................: Milli Eğitim Bakanlığı /ANKARA TEBELLÜĞ TARİHİ.……………........: 20.07.2009 (Zımni ret işleminin tesis edildiği tarih) D. KONUSU……………………….…….: Davalı idareye 20.05.2009 tarih ve 401 sayılı dillekçe ile İstanbul ilinde Bakanlık onayı ile dilekçemde bulunan listedeki eğitim kurumlarına yapılan yönetici atamalarının iptali talebini hukuki gerekçeleri de içeren başvuruma; 60 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi işleminin ve yapılan tüm atamaların öncelikle davalı idarenin savunması alınmaksızın yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali taleplerinden ibarettir. İPTAL NEDENLERİ........................: Davalı İdare’nin taleplerim hakkında yapmış olduğu işlem HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNDAN İPTAL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. Şöyle ki: AÇIKLAMALAR..............................: 1-Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul ilinde “bakan onayı” ve “makam oluru” gibi atama nedenleri ile yapılan bütün atamaların iptalini 20.05.2009 tarih ve 401 sayılı dilekçe (Ek-1) ile talep ettim. Ancak davalı idare tarafından 60 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmediğinden atamaların iptaline ilişkin talebim zımnen reddedilmiştir. Bu zımni red işlemi ile dilekçemde yer alan kurumlara yapılan “bakan onayı” ve “makam oluru” gerekçeli yönetici atamalarının iptalinin hak ve adalet gereği olduğu kanaatindeyim. 2-Son aylarda ülke genelinde eğitim sistemi içinde okul ve kurumlarda müdür, müdür yardımcılığı ve şube müdürlüklerine ilişkin pek çok atama hukuk kuralları çiğnenerek yapılmıştır. Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik imzası ile gerçekleştirilen ve atama sebebi ”makam oluru” ve “bakan onayı” olan atamaların hukuki hiçbir açıklaması bulunmamaktadır. Dava konusu atamalara ilişkin kararnameler Bakanlık tarafından 657 sayılı Yasanın 76. maddesine dayanılarak gerçekleştirilmiştir. 657 sayılı Yasanın 76. maddesinin fazla geniş yorumlanarak ve bu maddenin arkasına sığınılarak yapılan atamalar hukuk dışıdır. 657 sayılı Yasanın 76. maddesi memurların atanmaları konusunda istisnai bir düzenleme ihtiva etmektedir. Ancak ülke çapında tesis edilen yüzlerce atamada görüleceği üzere eğitim camiasının içinde bulunduğu durum istisnai bir durum olmaktan çıkmış, yönetici atamaları kaosunu beraberinde getirmiş ve memurun idareye karşı güvenini tamamen yitirmesine sebebiyet vermiştir. İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi hazırladığı mevzuat hükümlerince duyuruya çıkacak okul yöneticiliklerine ilişkin listeyi beklerken ve yönetici olarak atanabilmek için tüm şartları taşıdığımdan dolayı başvuru yapabilecekken; dilekçemde yer alan kurumlara “bakan onayı” ve “makam oluru” gerekçeli yönetici atamaları yapılmıştır. Yönetici Atanma şartlarını taşımakta olduğum hizmet belgemdeki(Ek-2) yöneticilik görevlerim ile dava konusu zımnen redde uğrayan dilekçemdeki bilgilerden (Ek-1) anlaşılmaktadır. 3-Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul ilinde “bakan onayı” ve “makam oluru” gibi atama nedenleri ile yapılan bütün atamaların iptali ile tarafıma başvuru hakkı verilmesi ve bu kurumlarla ilgili yapılacak duyuru sonucunda alınacak başvurulara istinaden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılarak, uygun bir kuruma atamamın yapılabilmesi için gereğinin yapılması konusunda taleplerimi içeren 20.05.2009 tarih ve 401 sayılı dilekçe ile (Ek-1) 12/01/1983 tarih ve 17926 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Şikâyet Ve Müracaatları Hakkında Yönetmeliğinin 12.maddesinde yer alan; “Müracaatlar hakkında karar verme yetkisi, kurumların çalışma usul ve esaslarını belirleyen kanun, tüzük ve yönetmelikler ile müracaat konusunu çözümlemeye yetkili kılınan mercilere aittir. Müracaatı kabul eden ancak sorunu çözümleme yetkisi bulunmayan amirler bunları silsile yolu ile birinci fıkrada belirtilen mercilere 3 gün içinde intikal ettirilir.” Hükmü gereği taleplerimi içeren dilekçemin bu talepleri gerçekleştirmeye yetkili olan Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü (Bakanlık Makamına) iletilmesi hususunda kurum hiyerarşisi içerisinde başvuruda bulundum. Başvuruda bulunduğum Güngören Ergenekon İlköğretim Okulu 20.05.2009 tarih ve 243/348 sayılı yazısı ekinde dilekçemi Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sevk etmiştir. Ancak davalı idare tarafından 60 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek atamaların iptaline ilişkin talebim zımnen reddedilmiştir. 4-Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Basında çıkan bu müdür atamalarına bir bilgilendirme açıklaması yayınlamıştır. (Ek-3) Bilgilendirme açıklamasının 2.sayfasının son paragrafında ki “Eğitim kurumlarına yargı kararlarından dolayı uzunca bir süredir yönetici atanamaması, hizmetin geçici olarak görevlendirilen yöneticiler tarafından yürütülmesi bu durumun da hem ilgili personeli hem de eğitim öğretimi olumsuz etkilemesi, Uzunca bir süredir yöneticilik görevini geçici görevlendirme ile yürütenlerin bu süre içerisindeki performansları, başarılı çalışmaları ve eğitim kurumuna sağladıkları olumlu katkılar birlikte değerlendirilerek, Devlette devamlılık ilkesi, yönetim kademelerindeki iş ve işlemlerin boşluk kabul edemeyeceği gerçeğinden hareketle 657 sayılı kanunun 76 ncı maddesi ile verilen yetki çerçevesinde giderayak değil özellikle son bir yıl içerisinde kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak bazı illerimizdeki eğitim kurumu yöneticiliklerine dönemin Milli Eğitim Bakanı sayın Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK tarafından yasal mevzuat çerçevesinde atamalar yapılmıştır.” Açıklamalarından atamaların yöneticilik görevini geçici görevlendirme ile yürütenler arasından 657 sayılı kanunun 76 ncı maddesine dayanılarak yapıldığı iddia edilmektedir. Keyfi olarak ve sınırsız yetki kullanımı şeklinde yorumlanan 76.maddeye dayanılarak yapıldığı iddia edilen bu atamalarda o kurumlarda geçici görev olarak yapanların atandıkları da doğru bir bilgi değildir. Bu husus gerek yazılı gerekse internet medyasında açıkça yer almıştır. Bir milletvekili 46 günlük öğretmenin dahi müdür yapıldığını iddia etmesi bunlardan sadece bir tanesidir. Bunun dışında Ataköy Lisesine yapılan müdür atamasında o okulda vekaleten görev yapan kişi değil Bağcılar ilçesinden bir müdür yardımcısının atanması, Bakırköy Tevfik Ercan Anadolu Lisesine bu okulda görev yapmayan kadrosu okul müdür yardımcılığı olduğu halde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdür vekilliği yapan bir kişinin atanması, yine binası dahi bulunmayan 2008 yılında açılan Bakırköy Adalet Meslek Lisesine yapılan atamada bu okulda görev yapmayan yine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdür vekili olarak görev yapan bir kişinin atanması örnekleri, Bakanlığın açıklamalarının doğru olmadığını ve bu atamalar ve açıklamalardaki samimiyetsizliği açıklar niteliktedir. 5-657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun “Temel İlkeler” başlıklı; 3. maddesinde Kanunun Temel İlkeleri; “sınıflandırma”, “kariyer” ve “liyakat” olarak belirlenmiş ve Kariyer ilkesi; “Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetiştirme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamaktır.”, liyakat ilkesi ise; “Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.” olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere kanun, Devlet Memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir 6-Bu ilkelere rağmen; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1.fıkrasındaki “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmü gereği duyuruya çıkılmadan, başvuru alınmadan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul ilinde “bakan onayı” ve “makam oluru” gibi atama nedenleri ile atamalar yapılmıştır. 7- 3797 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunun 56.maddesinde yer alan “… Yönetim görevlerine atanma ve bu görevlerde yükselmede kariyer ve liyakat esas alınır. Yönetim görevlerine atanacaklarda aranacak nitelik ve diğer şartlar Bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.” Hükümleri gözetilmeyen bu atama işlemlerinde; 24.04.2008 tarih ve 26856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumu Yöneticilerinin atama Yönetmeliği Yönetmeliğin “Temel İlkeler” başlıklı 5. maddesindeki; “(1) Eğitim kurumu yöneticiliklerine atamada esas alınacak temel ilkeler şunlardır; a) Atamalarda kariyer ve liyakat esas alınır. b) Atamalarda norm kadro esasları göz önünde bulundurulur. c) Atamalarda puan üstünlüğü dikkate alınır.” Hükümleri ve “Duyuru” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası “Atama yapılması planlanan eğitim kurumlarının yöneticiliklerine; valiliklerce il genelinde ve her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az 15 gün önce duyuru yapılır.” Hükümleri ayrıca “Müdürlüğe atama” başlıklı 12. maddesindeki “(1) (C) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az bir yıl görev yapmış olmaları, (B) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az iki yıl görev yapmış olmaları ve (A) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az üç yıl görev yapmış olmaları kaydıyla, boş bulunan eğitim kurumu müdürlüklerine atanmak isteyenlerden bu Yönetmelikte öngörülen genel şartları taşıyanlar, valiliklerce yapılacak duyuru üzerine Ek-1'deki Yöneticilik İstek Formu ile en fazla beş eğitim kurumu tercih etmek suretiyle valiliklere başvuruda bulunurlar. (2) Başvuruda bulunan adayların değerlendirmeleri Ek-2'deki Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılır. (3) Yapılan değerlendirme sonucunda adayların atamaları, tercihleri doğrultusunda puan üstünlüğü esasına göre yapılır.” Hükümleri de göz ardı edilmiştir. Bu maddeler uyarınca münhal duyurular yapılmış olsa atanan şahıstan kariyer ve liyakat bakımından daha üstün durumda bulunan çok sayıda aday bu görevlere atanmak için başvuruda bulunacak iken, münhal duyurusu yapılmadığı için tarafım ve diğer adaylar başvuru imkânı bulamamıştır. 8-Hukuka uygun atamalar için atama yapılacak olan kadrolar belirlenmeli ve duyuruya çıkarılmalıdır. Duyuruya çıkarılan kadrolara atanmak isteyenlerin talepleri toplanmalı ve bu talepler şeffaf bir inceleme ve değerlendirmeden geçirilerek atama yapılacak olan kadroya kariyer ve liyakat ilkeleri de unutulmadan en ehil çalışan atanmalıdır. 657 sayılı Yasanın 76. maddesinin arkasına sığınarak yapılan atamaların hepsi Bakanlığın kendi çıkardığı düzenlemeleri bertaraf etmektedir. Bu durumun eğitim çalışanlarınca kabul edilmesi beklenemez. Mağduriyetime sebep olan atama işlemlerinde mevzuata uygun prosedür işletilmemiş ve duyuruya çıkılmadan re’sen davalı idarece işlem tesis edilmiştir. Dolayısıyla bahsi geçen düzenlemeler gereği eğitim kurumları yönetici atamalarının, Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğine uygun olarak yapılması kanuni zorunluluktur. 9–657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinde memurların bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kadrolara naklen atanabilecekleri öngörülmüştür. Bu madde idareye takdir yetkisi tanıyan mevzuat hükümlerinden biridir. Ancak, memurların nakli konusunda 76. maddenin idareye takdir yetkisi tanıması şüphesiz idarenin bu konuda tümüyle serbest hareket etmesi anlamına gelmemektedir. Sözü edilen 76. madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak Yasanın temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 10-Danıştay zaman içinde verdiği kararlarla idarenin bu konudaki yetkisinin kapsamını ve sınırlarını önemli ölçüde belirlemiş bulunmaktadır. Bu kararlardan bazıları aşağıdadır. 10/a- “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1.fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler."hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde ile memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi verilmiş olup bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının saptanması halinde işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir. Aynı Yasanın 3. maddesinde, "Sınıflandırma", "Kariyer" ve "Liyakat" ilkeleri bu kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamak; liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceği tabidir. Üst düzey kamu yöneticilerinde ise hizmetin gerektirdiği niteliklerin aranmasının, bunların, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları yaratan ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları hususu da göz önünde bulundurulduğunda, kamu hizmetinin niteliği bakımından daha hayati bir önem taşıyacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki 68/B. maddede belirtilen ayrık hüküm de, Kanunun temel ilkelerini teyit eder niteliktedir. Bu bakımdan yukarıda sözü edilen 76. madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye verilen takdir yetkisinin ancak Yasanın temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.” (Danıştay 5. Dairesi 21.04.2006 tarihli, E: 2005/680, K: 2006/1380 sayılı karar.) 10/b- “657 sayılı Yasanın 71. ve 76. maddesi hükümleriyle idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması zorunlu bu hususun sağlanması içinde idarenin takdir yetkisi içinde aldığı işlemlerde hukuken geçerli nedenlere dayanması gerekmektedir.” (Danıştay 5. Dairesi 15/04/2003 tarihli, E: 2000 /1711, K: 2003 /1421 sayılı karar.) 10/c- “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.maddesi kurumların görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68.maddedeki esaslar çerçeve sinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabileceklerini hükme bağlamakta aynı kanunun 71.maddesinde de, kurumların memurları meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabileceklerine işaret edilmektedir. Bu maddelerle, idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfi ve mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı bulunduğu ve ancak bu amaçlar doğrultusunda kullanılabileceği idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. ...takdir yetkisine dayanarak davacının görev yerini ve sınıfını değiştirmesi yolunda işlem tesis etmesinde 657 sayılı yasa hükümlerine ve takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği yolundaki idare hukuku ilkesine de uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 5. Dairesi 13.04.1988 tarihli, E: 1987/2439, K: 1988 /1281 sayılı karar.) 10/ç- “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesi "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık derecesiyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmünü taşımaktadır. Aynı Yasanın 3. maddesinde "sınıflandırma", "kariyer" ve "liyakat" ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi "Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetiştirme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamaktır."; liyakat ilkesi "Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Sözü edilen 76. madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak Yasanın temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.” (Danıştay 5. Dairesi 27.11.1996 tarihli, E: 1996 /837, K: 1996 /3673 sayılı karar.) 10/d- “…Vekâleten ve geçici görevlendirme hizmet gereklerinden kaynaklanan geçici uygulamalar olup; asıl olan, yönetim ve memuriyet kadrolarına yasal koşulları taşıyanların kariyer ve liyakat ilkelerine uyularak atanmalarıdır” (Danıştay 2. Dairesi 28.01.2009 tarihli, E.2008/7402 sayılı kararı) 10/e- “….657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında da, kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Anılan madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanınmış olmakla beraber, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının idari yargı merciince saptanması halinde idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. ….” (Danıştay 2. Dairesi 18.12.2007 tarihli ve E: 2005/452, K: 2007/7033 sayılı karar) 10/f- “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında, "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeyle memurların sınıflarının da değiştirilmesi suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir. … Görüldüğü üzere Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin en önemli güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinin sağlanmasından geçeceği de tabiidir. İşin ehline verilmesi ve hak etme durumunun mutlak anlamda sağlanabilmesi ise; ancak kriterleri objektif olarak belirlenmiş ölçme ve değerlendirme tekniklerinin kullanılması, kamu yararı ve eşitlik ilkesine uyulması ile mümkün olabilecektir. Bu anlamda, dava konusu düzenlemenin anılan ölçüt ve ilkeler yönünden irdelenmesi gerekmektedir.” (Danıştay 2. Dairesi 21/07/2008 tarihli ve E:2008/3799, K:2008/4155 sayılı karar) 10/g- “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde, "Kariyer" ve "Liyakat" ilkeleri bu Kanun'un temel ilkeleri olarak belirlenmiş; "Kariyer İlkesi", Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamak; "Liyakat İlkesi" ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Yöneticilerin sorumlulukları ve nitelikleri" başlıklı 56. maddesinde de; " Yönetim görevlerine atanma ve bu görevlerde yükselmede kariyer ve liyakat esas alınır. Yönetim görevlerine atanacaklarda aranacak nitelik ve diğer şartlar Bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmek suretiyle söz konusu ilkelerin önemi, Milli Eğitim Bakanlığı personeli açısından bir kez daha vurgulanmıştır Görüldüğü üzere, Kanun, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat ilkesine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçmekte olmasıdır. Diğer taraftan, kamu hizmetinin yürütülmesinde asli unsuru oluşturan ve statü hukukuna tabi olan kamu görevlileri ile ilgili olarak Devlet ( dar anlamda idarenin ) tarafından tesis edilen tek taraflı irade açıklamaları, çeşitli görünüm biçimleri içerisinde somutlaşmaktadır. Bu irade açıklamalarından bir tanesi de; atama tasarrufudur. Atama tasarrufunun da çeşitli görünüm biçimlerinde somutlaştığı, kamu görevine girişin bir kadroyla ilişkilendirme ile başladığı, görev sırasındaki geçişlerin ( yatay veya dikey ) hep bir kadrodan diğerine geçiş biçiminde olduğu görülmektedir, idarenin takdir yetkisi içerisinde re'sen kullanabileceği bir yetki durumunda olan atama tasarrufu, aynı zamanda kamu görevlisinin mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde talep edebileceği bir hak olarak da ifade edilebilir. 657 sayılı Kanun'un "Bir Sınıftan Başka Bir Sınıfa Geçme" başlıklı 71. maddesinde; "Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde dikkate alınır. Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler " hükmüne yer verilmiştir. Bu kuralla, memurların sınıflarının da değiştirilmesi suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Yine, anılan Kanun'un "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." kuralı yer almıştır. Bu kuralla da, memurların sınıflarının değiştirilmeksizin naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Belirtilen hükümlerdeki bu yetkinin kullanımı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmalıdır. Kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanım ise, yönetsel işlem niteliğindeki atama tasarrufu açısından sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık durumunu oluşturur.” (Danıştay 2. Dairesi 30.04.2007 tarihli ve E: 2007/1114, sayılı karar) 11-Yukarıda sıraladığım Danıştay kararlarında; Milli Eğitim Bakanlığının 657 sayılı Kanunun 76. maddesi uyarınca sınıf değişikliği yaparak (Müdür atamalarında) tesis etmiş olduğu işlemlerde Danıştay’ın yargısal denetiminde esas aldığı husus; kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilip gözetilmediğidir. Bu durumda idarece dava konusu işlem yönünden somut bir sebebin ileri sürülmemesi, Bakanlığın mevcut Yönetici Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin olması ve bu yönetmelik hükümlerince duyuruya çıkılmadan, başvuruların alınmadan atamaların yapılması 657 sayılı kanunun 3.maddesi kapsamında, kariyer ve liyakat ilkeleri yönünden 76. maddesi hükümleriyle de idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığından yapılan atama hukuksuzdur. 76. maddeye göre yapılan bu atamaların yargıya taşınmasında hiçbir engel yoktur. Yargısal İçtihatlardan da görüldüğü gibi bu yetkiyi kullanmak için kamu yararı ve hizmetin gereği ilkelerine uygun hareket etmek, kariyer ve liyakati gözetmek gerekir. 12-Ayrıca 76. maddenin kullanılması ile ilgili olarak bakanlığın bu dönemde yapmış olduğu atamalarla ilgili idari yargı kararları vardır. Mersin İli Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna 76.maddeye dayanılarak yapılan atamayı Mersin 2. İdare Mahkemesi; Milli Eğitim Bakanlığının ''Milli Eğitim Bakanlığı bütün yönetici atamalarını mevcut yasa ve yönetmelikler çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Haberlerde geçen atamalar da 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesine dayalı olarak yapılmıştır. Dolayısıyla atamalarda hukuka aykırı bir durum yoktur'' açıklamasına rağmen Türk Eğitim Sen tarafından Mersin 2. İdare Mahkemesinde açılan davada idari mahkeme; “Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, devlet memurluğu bir meslek olarak kabul edilmekte ve devlet memurlarına sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanması, sınıflar İçinde İlerleme ve yükselme İşlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörülmektedir. Bu İlkelerle objektif kurallar çerçevesinde işin ehline ve hak edene verilmesinin sağlanması amaçlanmış olup kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin ise ancak yetişmiş, hizmetin ehli kamu görevlilerince yerine getirilmesi halinde sağlanabileceği kuşkusuzdur. 657 sayılı Yasanın 76.maddesi ile idareye görev ve unvan eşitliği gözetmeden nakil için takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da İdari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konuşa idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş, bulunmaktadır. ……… Bakılan davada. Mersin İli, Yenişehir İlce Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna yapılan atama (21,05.2008 gün ve 34507 sayılı işlem) sırasında gözetilen kriterlerin açıklanarak, anılan kadro için duyuru yapılıp yapılmadığının Mahkememizin 30.10 2008 günlü ara kararıyla sorulması üzerine verilen yanıtta; . Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü kadrosuna duyuru ile atama yapılacağına dair bir kural bulunmadığı nedeniyle anılan kadroya (A) tipi eğitim kurumu müdürlüğünden görev grupları arası geçiş suretiyle... DAĞ adlı kişinin 21.05.2008 gün ve 34507 sayılı işlemle atamasının yapıldığı belirtilmiş ise de, atama işleminin dayanağının söz konusu yönetmeliğin 24.' 1 -a maddesi ile 657 sayılı Yasanın memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi başlıklı "76.maddesi olması nedeniyle yapılan atama işleminde yönetmelikte öngörülen atanılacak kişinin 3 yıl süreyle (A) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az üç yıl hizmeti bulunması kriterine ilaveten atama işlemlerinde gözetilmesi gereken ve objektif kurallar çerçevesinde işin ehline ve hak edene verilmesini amaçlayan kariyer ve liyakat ilkelerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun temel ilkeleri arasında yer alması karşısında idare tararından anılan kadro için duyuru yapılarak, başvuru suresi öngörülmesi ve anılan başvuru suresi içerisinde müracaatla bulunlar arasından işin ehline ve hak edene verilmesi amacıyla objektif seçme ve eleme kriterlerinin (memuriyete başlama, müdürlük görevinde geçen hizmet süresi, sicil durumu, taltif ve tecziye durumu v.b. gibi) uygulanması gerekirken uygulanmadan idarenin takdir yetkisi gerekçe gösterilerek uyuşmazlık konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı tarafından Yenişehir İlçe Mili: Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atanma istemiyle yapılan 08.05.2008 günlü başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile anılan kadroya yapılan atama işleminde atanılacak kadro için duyuru yapılmak suretiyle başvuru süresi öngörülmemesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamıştır.” Açıklamasında bulunarak yapılan atamayı iptal etmiştir. (Mersin 2. İdare Mahkemesi 26.02.2009 tarihli E: 2008/1499, K: 2009/141 sayılı kararı) (Ek–4) Bu atamaların iptal edilmesiyle ilgili; Mersin 2. İdare Mahkemesinin 20.04.2009 tarihli E: 2008/1701, K: 2009/358 sayılı kararı (Ek–5), Kırıkkale İdare Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli E: 2008/848, K: 2009/373 sayılı kararı (Ek–6), Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 26.05.2009 tarihli E: 2009/214, sayılı Yürütmeyi durdurma kararı (Ek–7), bulunmaktadır. Bakanlık 76. maddeye göre yaptığı atama ile bu ilkeleri çiğnemiş ve hukuku hiçe saymıştır. Hukuk devleti olma gereklerini yerine getirmeyen idare çalışanları arasında kayırmacılık politikası güderek mağduriyetlere sebep olmaktadır. 13-657 sayılı Yasanın 76. maddesinin fazla geniş yorumlanarak ve bu maddenin arkasına sığınılarak yapılan atamalar hukuk dışıdır. 657 sayılı Yasanın 76. maddesi memurların atanmaları konusunda istisnai bir düzenleme ihtiva etmektedir. Ancak ülke çapında yüzlerce tesis edilen atamalarda görüleceği üzere eğitim camiasının içinde bulunduğu durum istisnai bir durum olmaktan çıkmış, yönetici atamaları kaosunu beraberinde getirmiş ve memurun idareye karşı güvenini tamamen yitirmesine sebebiyet vermiştir. Tüm bu mevzuat ve hukuk kuralları göz önüne alındığında; Hiçbir duyuru yapılmaksızın, kamu yararı, hizmetin gereği, kariyer, liyakat ilkelerine aykırı, eşitlik ilkesini ihlal ederek yapılan bu atamaların geri alınarak tarafımın başvuru hakkı bulunan İstanbul İlindeki dilekçem ekindeki kurumların yöneticilikleri ile ilgili yapılacak duyuru sonucunda alınacak başvurulara istinaden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılarak atamalar yapılmalıdır. Yukarıda yer verilen hukuki kararlar mevzuat hükümlerine karşın, dava konusu atama işlemi MEB Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliği hükümleri dikkate alınmaksızın KANUNA KARŞI HİLE YOLUYLA, Milli Eğitim Bakanlığınca 657 sayılı kanunun 76. maddesi uygulanarak yapılmıştır. Zira, özel ve istisnai bir atama yolu olan 657 sayılı kanunun 76. madde uygulaması, AYNI ANDA VE SİSTEMATİK OLARAK YÜZLERCE KADRONUN doldurulması için yapılmıştır. Yüzlerce kadro için söz konusu özel ve istisnai atama yolu şartlarının aynı anda oluşması ve idarenin bu gereksinime aynı anda vakıf olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Somut olayda 657 sayılı yasanın 76. maddesinin uygulanma koşulları kesinlikle yoktur. Ortaya konulan tasarruf görevi kötüye kullanma suçunu tüm boyutları ile gözler önüne sermektedir. Görüldüğü üzere, davalı Milli Eğitim Bakanlığı 2004 yılından bugüne kadar yönetici atamalarında yoğun biçimde kadrolaşma dayatması yapmaktadır. Hukuka aykırı düzenlemelere karşı açılan hemen her dava davacıların lehinde sonuçlanmakta, yargı kararlarını takiben ise okullarda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalınmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı haksız ve hukuka aykırı uygulamalarıyla okulların çalışma barışı ve huzurunu ağır biçimde tahrip etmiştir. Gelinen noktada Milli Eğitim Bakanlığı, yönetici atamalarında yargı kararlarının uygulanması taleplerine ısrarla direnmektedir. Yargı kararlarının infazından kaçınmak üzere ya yönetici atama yönetmeliği tamamen değiştirilmekte, ya da somut olayda olduğu gibi yönetici atama yönetmeliği yerine 657 sayılı kanunun 76. Maddesi uygulanarak atama yönetmeliği bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Sonuç olarak 657 sayılı kanunun 76. maddesine dayanılarak yapılan atamaların tamamının iptal edilmesi, boş kadroların ilan edilerek toplanan talepler sonrasında “ehil” olan kimselerin atamasının yapılması; kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için zorunluluk arz etmektedir. Dava konusu işlemin öncelikle yürütmesi durdurulmalıdır çünkü; 2004 yılımdan beri yönetici atama yönetmeliği yargıdan dönen idare yaptığı bu atamalarla açıkça hukuka aykırı işlem tesis etmiştir. İşlemin yürürlüğünün devam etmesi halinde şahsen uğrayacağım maddi ve manevi kayıpların yanı sıra işin ehli olmaya kişilerce yürütülecek kurumlarda eğitimin etkilenmesi aşikar olduğundan eğitimde görülecek etkilenmenin herkes gibi şahsımı da ilgilendirip zarara uğratacağından işlemin devamının telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Ayrıca mevzuat gereği boş kadrolara yapılacak atamalarda dava konusu kurumlar dolu görüleceğinden atama yapılmayacak ve kurumlardan birine atanma hakkım elimden alınmış olacaktır. Bu kurumlar dışındaki bir kuruma müracaat ettiğim ve atandığım taktirde dava konusu kurumlara yapılan atamalar geri alınsa dahi dava konusu kurumlara atanmam söz konusu olamayacaktır. Bu kurumlarda şu anda görev yapanlar (dava konusunda olduğu gibi bakan onayı ile atananlar) mevzuata göre yapılacak atamalara başvuramayacaklarından bunlar içerisinde başka kurumlara atanabileceklerin de hakları ellerinden alınmış olacaktır. Bu durumda telafisi mümkün olmayan ya da imkansız olan sonuçlar doğacağı açıktır. Açıkça hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemin neticesinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğduğu da muhakkaktır. Bütün bu anlatılanlardan bahisle davamın kabul edilerek öncelikle yürütmenin durdurulması ve devamında İptali gerektiği kanaatindeyim. Takdir şüphesiz heyetinizindir. SÜBUT DELİLLER.........................: Davalı idarenin açıklamaları, başvuru dilekçem, mahkeme kararları ve sair deliller. YASAL DELİLLER..........................: İYUK ve ilgili mevzuat. NETİCE VE TALEP.......................: Yukarıda kısaca arz ve izah ettiğimiz ve dosyadan da re’sen bulunacak nedenlerle; SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda detaylı olarak açıklanan sebepler ve mahkemenizce re’sen gözetilecek hususlar bir arada değerlendirilerek; 1 - Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği uygulanmaksızın, İstanbul İline dava konusu liste bulunan kurumlara Milli Eğitim Bakanlığınca doğrudan “Makam onayı” “Bakan oluru” ile yapılan yönetici atamalarının iptali istemimin zımnen reddine dair işlemin öncelikle idarenin savunması alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, 2 - Tüm yargılama harç, masraf giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine Karar verilmesini, Saygılarımla, arz ve talep ederim. 21/07/2009 Davacı Eki: 1) 20/05/2009 tarih ve 401 sayılı başvuru dilekçem 2) Hizmet Belgesi 3) Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ulusal basında da yer alan 1000 e yakın ülke çapında yapılan okul müdürü atamalarına ilişkin bilgilendirme açıklaması. 4) Mersin 2. İdare Mahkemesinin 26.02.2009 tarihli E: 2008/1499, K: 2009/141 sayılı kararı. 5) Mersin 2. İdare Mahkemesinin 20.04.2009 tarihli E: 2008/1701, K: 2009/358 sayılı Kararı. 6) Kırıkkale İdare Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli E: 2008/848, K: 2009/373 sayılı kararı. 7) Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 26.05.2009 tarihli E: 2009/214, sayılı Yürütmeyi Durdurma kararı. İptali İstenen Atamalar… Adalar Halk Eğitim Merkezi Ataşehir Esatpaşa İ.H.Lis./Kurum müdürü Ataşehir Hal Eğitim Merkezi Ataşehir İçerenköy Hasan Leydi İÖO. Ataşehir K.Sultan Süleyman İÖO/ Ataşehir Şht.Öğretmen Hasan Akan İÖO/ Ataşehir TEB. İÖO/ Ataşehir Zübeyde hanım Öğretmenevi ve ASO/ Avcılar Halk Eğitim Merkezi/ Avcılar Mehmet Baydar İÖO/ Sancaktepe Ayşe Çarmıklı İÖO/ Bağcılar Dr.Kemal Naci Ekşi Lis./ Bağcılar EML/ Bağcılar M.Akif Ersoy İÖO./ Bağcılar Mahmutbey İÖO./ Bağcılar Yavuz Selim Lisesi/ .okul yok Bahçelievler Abidin Pak Öğretmenevi ve ASO/ Bahçelievler Erguvan İÖO/ Bahçelievler İHL/ Bakırköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Bakırköy Adalet Meslek Lisesi/ Bakırköy Ataköy Lisesi/ Bakırköy Florya Tevfik Ercan Lisesi/ Bakırköy Halil Vedat Fıratlı İÖO./ Bakırköy Hamdi Tanverdi İÖO. Bakırköy Hasdan Polatkan Lisesi Bakırköy Sabri Çalışkan Lisesi Bakırköy Yeşilköy Anadolu Lisesi Bakırköy Yeşilköy İÖO.ve İş Okulu Başakşehir Abdi İbrahim İÖO. Başakşehir Halk Eğitim Merkezi Başakşehir İstanbul Büyükşehir Akşemsettin İÖO. Bayrampaşa Ahmet Haşim İÖO. Bayrampaşa Anadolu Lisesi Bayrampaşa İÖO. Bayrampaşa Nuri Örs İÖO. Bayrampaşa Oğuzhan İÖO. Bayrampaşa Soyak ve Soy İÖO. Bayrampaşa Uluğbey İÖO. Küçükçekmece Behiye Selim Pars İÖO. Beşiktaş Cumhuriyet İÖO. Beşiktaş Etiler Etiler Anadolu Otel TML Beşiktal Etiler Lisesi Beşiktaş İÖO. Beşiktaş İsov-Dinçkök Teknik ve EML. Beykoz Anadolu Lisesi Beykoz Ş.Adil Doğan İÖO. Beylikdüzü 75 Yıl Cumhuriyet Lisesi Beylikdüzü Fatama Şensoy Li.Ö.Ok. Beylikdüzü Pınarkule İÖO. Beylikdüzü Sagıp Sabancı Anadolu Lisesi Beyağlu Anadolu İHL. Beyoğlu İTO Terzilik Meslek Lisesi Kadıköy Bostancı Halk Eğitim Merkezi Büyükçekmece Kumburgaz Anadolu Otelcilik ve Tur.Meslek L. Üsküdar Cumhuriyet AndçKız Mes.Lis. Fatih Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi Çekmeköy Mehmetçik Lisesi Çekmeköy Taşdelen İMKB EML Fatih Çemberlitaş And.Lisesi Bağcılar Dedekorkut İÖO. Üsküdar Deniz İş.İÖO. Esenler Atışalan İÖO. Esenyurt İÖO. Esenyurt Atatürk İÖO. Esenyurt Zübeyde hanım İÖO. Eyüp 75 Yıl Yeşilpınar İÖO. Eyüp Alibeyköy İÖO. Eyüp Anadolu Lisesi Eyüp Serdar Aksun İÖO. F.Sultan Mehmet İÖO. Fatih Davutpaşa Lisesi Fatih Fındıkzede İÖO. Fatih Hekimoğlu Ali Paşa İÖO. Fatih Hekimoğlu Ali Paşa İÖO. (2 kez listede var) Fatih Hırka-İ Şerif İÖO. Fatih İstanbul Anadolu Lisesi Fatih Kocamustafapaşa İÖO. Fatih Mehmet Rasim Lisesi Fatih Pertevniyal Lisesi Fatih Semiha Ayverdi Anadolu Lisesi Fatih Sultanahmet Suphi Paşa Tic.Mes.Lis. Gaziosmanpaşa Alparslan İÖO. Gaziosmanpaşa Behçet Canbaz Lisesi Gaziosmanpaşa Behçet Canbaz Lisesi (2 kez yazıldı) Gaziosmanpaşa Hüseyin Keçici Otistik Ç.E.M. Gaziosmanpaşa Küçükköy İHL. Gaziosmanpaşa Ş.Öğretmen Mustafa Gümüş İÖO. Gaziosmanpaşa Plevne Lisesi Güngören Anadolu İHL. Güngören Ergün Öner-Mehmet Öner Anadolu Lisesi Güngören Halk Eğitim Merkezi Güngören Yahya Çavuş İÖO. Üsküdar Halk Eğitim Merkez Halkalı Cumhuriyet İÖO. Kadıköy Hayrullah Kefoğlu Anadolu Lisesi Üsküdar Henza Akın ÇolakoğlunLisesi Kadıköy İhsan Kurşunoğlu Anadolun Lisesi 100-İstanbul Sabancı Öğretmenevi 101-Kadıköy İstanbul Atatürk Fen Lisesi 102- Kadıköy Kenan Evren Lisesi 103- Kadıköy Mustafa Saffet Anadolu Lisesi 104- Kadıköy Sener Birsöz İÖO. 105- Kağıthane Anadolu Lisesi 106- Kağıthane İMKB Kız Meslek Lisesi 107- Kandilli İÖO. 108- Kandilli Kız Anadolu Lisesi 109- Kartal Anadolu İHL. 110- Kartal M.Hilmi Altay İÖO. 111- Küçükçekmece Atakent İMKB Tek.ve EML. 112- Küçükçekmece Belediye Anaokulu 113- Küçükçekmece Gazi Anadolu Lisesi 114- Küçükçekmece Gazi Anadolu Lisesi (2 kez yazıldı 115- Küçükçekmece Halk Eğitim Merkezi 116- Küçükçekmece Mustafa Eravutmuş İÖO. 117- Küçükçekmece M.Akif Ersoy İÖO. 118- Küçükçekmece Marmara Lisesi 119- Küçükçekmece Prof.Dr.Sebahattin Zaim Lisesi 120- Küçükçekmece TOKİ Ertoğrul Gazi İÖO. 121- Küçükçekmece Z.Mustafa Dalgıç T.M.L 122- Maltepe Mediha Ergezer KML. 123- Maltepe Emine İbrahim Pekin İÖO. 124- Maltepe Emine Ergezer KML 125- Kadıköy Münevver Şefik Fergay İÖO. 126- Pendik Fuat Köprülü İÖO. 127- Pendik Şeyhli İÖO. 128- Pendik Türk Telekom E.M.L. 129- Bahçelievler Pr.Dr.Mümtaz Soysal Sos.Bil.Lis. 130- Ataşehir Prof.Faik Somer And.Lis. 131- Sancaktepe Halk Eğitim Merkezi 132- Sancaktepe İÖO. 133- Sancaktepe Tolga Çınar Kız Meslek Lisesi 134- Sancaktepe Veysel Karani İÖO. 135- Sarıyar Yeniköy İÖO. 136- Silivri Selimpaşa İMKB Otel TML. 137- Ataşehir Sosyal Meskenler İÖO. 138- Sultanbeyli Anadolu İHL. 139- Sultangazi Halk Eğitim Merkezi 140- Ataşehir Şh.Öğr.Hasan Akan İÖO. 141- Fatih Şehremini Anadolu Lisesi 142- Şişli Anadolu Öğretmen Lisesi 143- Şişli Ayazağa Lisesi 144- Şişli İst.Sanayi Odası Vakfı Teknik ve End.Lis. 145- Şişli Mehmet Pisak Lisesi 146- Şişli Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu 147- Tuzla Halil Türkkan Anadolu İHL. 148- Tuzla Mehmet Tekinalp Lisesi 149- Ümraniye Bilge Soyak İÖO. 151- Ümraniye Kız Meslek Lisesi 152- Üsküdar Henza Akın Çolakoğlu Lisesi 153- Üsküdar Paşakapısı Meslek Eğitim Merkezi 154- Veylikdüzü Vali Muammer Güler And.Öğr.Lis. 155- Üsküdar Zeypep Kamil Sağlık Meslek Lisesi 156- Zeytinburnu Haluk Ündeğer Lisesi 157- Zeytinburnu Zühtü Kurtulmuş Lisesi 158- Tuzla Zübeyde Hanım İÖO.

Bu haber 3678 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Şişli Eskort