İhraç edilen, tutuklanan memur emeklilik, maaş ve ikramiye alabilir mi?

İhraç edilen, emekli maaş veya ikramiyesi alır mı? Emekli ikramiyesi ve Emekli ikramiyesi ile birlikte veya ayrıca değerlendirilen Hizmet Bütünleşmesi konularında Sitemize gelen sorulara karşılık bu konularda değerlendirmelerimizi yapmaktayız.

10 Şubat 2017 - 16:59 - Güncelleme: 10 Şubat 2017 - 17:08

İhraç edilen, emekli maaş veya ikramiyesi alır mı?
Emekli ikramiyesi ve Emekli ikramiyesi ile birlikte veya ayrıca değerlendirilen Hizmet Bütünleşmesi konularında Sitemize gelen sorulara karşılık bu konularda değerlendirmelerimizi yapmaktayız.
Emekli İkramiyesi:

- Emekli ikramiyesi memura emekli olduğunda veriliyor. Kaç yıl hizmet yapmışsa her tam yılına emekli ikramiyesi veriliyor. Tam yıl olmayan sürelere ikramiye ödenmiyor. 25 yıl 6 ay hizmeti varsa 25 yıldan, 33 yıl 11 ay 28 gün hizmeti varsa 33 yıldan ikramiye ödeniyor.

- Emekli ikramiyesini alacak memur, isteğiyle emekli olduğunda, yaş haddinden emekli olduğunda, vazife malulü olarak veya malul olarak emekli olduğunda, engelli olarak emekli olduğunda memurluk veya memurluk ile birlikte sigortalı veya bağ-kurlu hizmetleri olsa da memurluk hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenyor.

GÖREVİNE SON VERİLENİN SSK'LI HİZMETİ VARSA EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDENMİYOR

- Memur görevden çıkarıldıysa, görevine son verildiyse, istifa etmişse emekli ikramiyesi ödenmesindeki kurallar ikiye ayrılıyor.

Birincisi: Memurun SSK'lı, Bağ-Kurlu hizmetleri yoksa, sadece memurluk hizmeti varsa emekli ikramiyesi ödeniyor.

İkincisi: Ancak, memurun SSK'lı, bağ-kurlu hizmetleri varsa, memurluk hizmetine emekli ikramiyesi ödenmiyor, bu durumda 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 hükmünün kuralları kıyasen uygulanıyor. Bu işlemler 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu Madde 89 hükmünde yapılan değişiklik sonucudur.

1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 kuralları;

Görevine son verilen işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığı için aynı durumda memurun da görevine son verildiğinde emekli ikramiyesi ödenmez.
Tutuklanan memur ve emeklilik
Hapis cezası aldığı için görevine son verilen memur, emekli ikramiyesi hakkını kaybeder.
Hizmet süresini tamamlamamış kişiyi emekliye sevk edebilirmiyiz.?
Veya tutuklandığında memuriyeti sona erdiğinde özelden sigorta ödeyerek mi emekli olabilir? 
Emekli ikramiyesi alabilir mi? 
3 yıldır aldığı 2/3 maaşı geri almamız gerekmekte midir? Konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim. İyi çalışmalar kolay gelsin.

CEVAP:

Hizmet süresini tamamlamayan tutuklu veya hapis cezası almış memuru Kurumu emekliye sevk edebilir mi? Sorunuz özelinde konuyu değerlendirmekteyiz.

Devlet memurları 8 Eylül 1999 tarihinden önce göreve girmiş ise 25 hizmet yılı + Kademeli Yaş = Emeklilik koşulunu tamamlaması gerekmektedir.

Yaş hesabı da 5434 sayılı Kanun Geçici Madde 205 hükmüne göre yapılmaktadır. 15 Haziran 2002 tarihine kadar olan hizmetler yaş hesabında geçerli olmaktadır.

25 yıldan az hizmeti olan memurun emekli olabilmesi için istisna bir durum vardır. Bu durumda 15 hizmet yılını tamamlayan ve 61 yaşını dolduran memur emekli olabilir. Veya 8 Eylül 1999 tarihinde önce çalışan bir memur bu tarihte 50 yaşını doldurmuş ise 10 yıl hizmet ve 61 yaşını doldurduğunda emekli olabilir. Aksi durumlarda emeklilik mümkün olamaz.

Yani, bir memur emekli olabilmesi için 25 hizmet yılını mutlaka tamamlaması gerekir ve yaş grubunu da doldurması gerekir. 25 hizmet yılı olmayan memur emekli olamaz. 5434 sayılı Kanundaki ana kural mutlaka erkek memurun 25 hizmet yılını tamamlamış olması durumunu belirtmektedir.

5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Madde 31 ve Madde 15 hükümlerinde açıklanan durumlara gore de, bir memur kurumu tarafından görevden uzaklaştırılırsa veya herhangi bir suçtan tutuklanırsa veya gözaltına alınırsa bu memura görev aylıkları 2/3 olarak ödenir ve hizmet süreleri de yarım olarak hesaplanır. Bu nedenle, mahkumiyet kararı alınan süreye kadar görev aylığı 2/3 olarak ödenen memurun maaşının geri alınamayacığını değerlendiriyoruz. Mahkumiyet kararı alındığında da Kurumuyla kadro ilişkisi resen kesilmek durumundadır. Kurumuda göreve son işlemini yapması gerekmektedir.

Kurumu tarafından memurun görevine son verme şeklinde işlemi yaptığında da, bu memurun ister memurluk öncesinde isterse memurluk sonrasında sigortalı veya bağ-kurlu çalışması olduğunda emekli ikramiyesini alamayacağını değerlendiriyoruz.

Mahkumiyet kararı alan memurun tüm sigorta kollarına tabi olarak yani malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi prim ödeyebilmesi için bir işverene tabi işyerinde çalışması gerekir ki, bu süreler hizmet şeklinde değerlendirilsin. Mahkum bir memur bir işverene tabi olarak çalışamayacağı için sigorta primini de yatırması mümkün olamayacağını değerlendiriyoruz.

Sonuç olarak değerlendirmelerimiz;

25 hizmet yılı olmayan, yaş grubunu da tamamlamayan memuru Kurumları tutukluluk veya mahkumiyet durumlarında emekliye sevk edemez.
Tutukluluk süresi içerisinde görev aylıkları 3/2 olarak ödenir. Bu süreler yarım hizmet olarak değerlendirilir. Ödenen 3/2 maaşlar geri alınamaz.
Mahkumiyet kararı çıkarsa Kurumu göreve son işlemini yapması gerekir.
Tutukluluk veya mahkumiyet kararı ortadan kalkarsa Kurum memuru eksik ödenen aylıkları öder, Eksik ödenen primlerini de tamamlar.
Görevine son verilen memurun, memurluk haricinde sigortalı veya bağ-kurlu süreleri de olursa emekli ikramiyesi ödenemez. Yoksa ödenir.
Yaş ve hizmet koşulunu sağlayan tutuklu veya mahkum edilmiş bir memur emekli olabilir mi?

5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Madde 92 hükmünün açıkladığı durum;

"İştirakçilerden Türk vatandaşlığından çıkarılan, Türk vatandaşlığını bırakan, yabancı memleket uyruğuna girenlerin (Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç) bu Kanunla tanınan her çeşit hakları düşer."

Bu hüküm içerisinde mahkumiyet veya tutukluluk durumları emeklilik talebinde bulunmaya mani bir durumu barındırmıyor. Bu nedenle, tutuklu veya mahkum olan bir memur hizmet + yaş şartını yerine getirmişse her an için emekli olmayı talep edebileceğini değerlendirmekteyiz. Yani, emeklilik şartlarını yerine getirmiş bir memurun bu şekildeki sosyal güvenlik hakkının mahkumiyet veya tutuklu olması nedeniyle alınamayacağını söyleyebiliriz.

Tutuklu veya mahkum olan bir memur şayet 25 hizmet yılını tamamlamış ve yaş grubunu da doldurmuşsa bu memur emeklilik müracaatını yaptığında Kurumları tarafından emeklilik taleplerine göre işlemlerini yapması gerektiğini değerlendiriyoruz.

Emeklilik süresini doldurup da istifa eden ikramiye alır mı?
TSK'da 28 yıl görev yapıp istifa ettikten sonra özel sektöre geçen kişi emekli olacağı zaman, TSK'daki hizmet süresi için ikramiye alır mı?
1971 yılında doğan, 1989'da Harp okuluna başlayan bir ziyaretçimiz, Ağustos 2013'te TSK'dan ayrıldığını belirtmektedir. 28 yıl hizmeti bulunmaktadır. 2015 yılında 44 yaşını bitirince emekli olabilecektir. Bu ziyaretçimiz, özel sektörde işe başlayınca emekli ikramiyesinin bu durumdan etkilenip etkilenmeyeceğini sormaktadır.

Emekli ikramiyesi konusu 5434 sayılı Kanunun 89. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde 26 Ocak 2012'de 6270 sayılı Kanunla değişmiştir. Yapılan değişiklik sırasında, görevinden ayrılan personelin ikramiye alam şartları 1475 sayılı İş Kanunundaki şartlara bağlanmıştır. İlgili hükümler şu şekildedir:

EMEKLİ İKRAMİYESİNE DAİR MADDENİN YENİ HALİ

6270 sayılı Kanunla değiştirilen 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Madde 89 hükmü,

MADDE 89- Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir..."

1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi.

"Kıdem tazminatı:

Madde 14. (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 - 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, (sağlık, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış, zorlayıcı sebepler- örneğin işin durması-)

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.."

MADDENİN DURUMUNUZLA İLGİLİ KOŞULUNA GÖRE DEĞERLENDİRMEMİZ.

1- Emekli sandığı Kanununun atıfta bulunduğu 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinde, yaşlılık aylığının bağlanması için öngörülen sigortalılık prim gün süresini dolduranların ayrılmaları durumuna atıfta bulunulmuştur. Siz prim ödeme gün sayınızı doldurduğunuz için, TSK.daki hizmetleriniz açısından hak kaybı olmaz, emekli olacağınız zaman emekli ikramiyesi alırsınız.

2-- Sigortalı çalışırsanız, emekli ikramiyeniz için hak kaybı yine olmayacaktır.

3- Sigortalı olarak 1080 gün veya daha fazla çalışırsanız işçi statüsünde emekli olursunuz, 1080 günden az çalışıp emekli olursanız memur emeklisi olursunuz, her iki durumda da emekli ikramiyeniz için yine bir hak kaybı olmaz emekli ikramiyenizi alırsınız.

4- Emekli ikramiyenizi ne zaman aylık bağlanırsa, o zaman alırsınız, aylık bağlanmadan emekli ikramiyesini alamazsınız.

İstifa eden memur emekli ikramiyesi alabilecek mi?
Memuriyet hizmetlerini yaparken görevlerinden ayrılanlar, memuriyet hizmetlerine emeklilik ikramiyesi alabilecekler midir? Bu konu uzunca bir süredir gündemde olan bir konu olup, basın yayın organlarında yer aldığı gibi Memurlar Net olarak, konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuştuk. Son olarak, 26 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6270 sayılı Kanunla, yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bilgi için başlığa tıklayınız.
ÖZET DEĞERLENDİRME

Aşağıda, 6270 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin teknik açıklaması yer almaktadır. Açıklama biraz detaylı olduğu için başlangıçta özet bazı bilgiler vermek uygun olacaktır.

1- Kamuoyunda, 15 yıl memuriyet hizmeti olduktan sonra istifa edenlerin, emekli ikramiyesi alabileceği yönünde bir değerlendirme vardır. Sayın Faruk Çelik de bunu Meclis Genel Kurulunda bu şekilde açıklamıştı. Ancak bu değerlendirme doğru görünmemektedir.

2- İstida edenler emekli ikramiyesi alamayacaktır. (Sağlık nedeniyle işten ayrılma, evlenen kadının 1 yıl içinde işten ayrılması istisnadır)... Çalışırken vefat edenler emekli ikramiyesi alabilecektir.

3- Dava açanlara, davalarından vazgeçmeleri halinde emekli ikramiyesi verilecektir. Ancak davalarından vazgeçecek olanlar için de, 1475 sayılı Kanundaki şart aranacaktır. Bu nedenle, bu durumda olanların, SGK'ya başvurup bilgi aldıktan sonra, davalarından vazgeçmesi gerekmektedir. Aksi halde boş yere davalarından vazgeçmiş olacaktır.

DETAYLI DEĞERLENDİRME

İkramiye konusunu da kapsamında barındıran 6270 sayılı Kanun 26 Ocak 2012 tarih, 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

6270 sayılı Kanunla 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun ikramiye esaslarını düzenleyen 89 uncu maddesinde, esası büyük ölçüde etkileyen değişiklik yapılmıştır.

89 uncu maddenin değişik şeklinde, memurluk görevlerinden ayrılanlardan sigortalı veya bağ-kur'lu çalışarak emeklilik konumuna geçenlere veya 26 Ocak 2012 tarihinden sonra emeklilik konumuna geçenlere memurluk hizmetlerine karşılık emeklilik ikiramiyesi ödenmesi tamamıyla İŞ KANUNU hükümleri ile paralellik sağlanmıştır. Nasıl ki, İş Kanunu hükümlerinde kıdem tazminatı alınması veya alınmaması durumları yer almış ise, 89 uncu maddeye gore emekli ikramiyesi alınabilmesi için de İŞ KANUNU hükümlerine gore yapılması gerekecektir.

EMEKLİ İKRAMİYESİNE DAİR MADDENİN YENİ HALİ

6270 sayılı Kanunla değiştirilen 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 89, maddesi;

??MADDE 89- Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ile mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.

Emekli ikramiyesinin hesabına esas hizmet süresinin tespitinde dikkate alınmak üzere, emeklilik veya malullük aylığı bağlanması dışında herhangi bir sebeple görevleri sona erenler için, görevin sona erme sebebinin bu durumu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarak kuruma bildirilmesi ve bunların özlük dosyasında saklanması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkra hükümlerinden yararlandırılmazlar.

İştirakçilerden, kanunlarla belirlenen bekleme süreleri sonunda kadrosuzluk veya yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenler ve vazife malullüğü hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile ölüm sebebiyle haklarında emeklilik işlemi uygulananlara; bu Kanuna göre aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa, bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere göre ayrıca ödenir. Ancak, aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde, müteakiben katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları da bunlara ayrıca ödenir.

Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmadan veyahut toptan ödeme yapılmadan ölen iştirakçiler için yukarıdaki esaslara göre hesaplanacak ikramiyenin tamamı, aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan dul ve yetimlere, bu Kanunun mülga 68 inci maddesinde gösterilen hisseleriyle orantılı olarak ödenir.

Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir. Şu kadar ki, evvelce verilmiş olan ikramiye ile sonradan geçen hizmetler için ayrıca tahakkuk ettirilecek ikramiyenin hesabına esas alınan fiili hizmet süreleri toplamı, 30 yıldan fazla olamaz ve evvelce 30 hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmiş olanlara hiçbir şekilde ikramiye farkı ödenmez.

Bu Kanunun mülga 88 inci maddesi kapsamına girenlerin emekli ikramiyeleri hakkında da yukarıdaki hükümlere göre işlem yapılır.

Sosyal Güvenlik Kurumunca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstahak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyeleri, kanuni mirasçılarına ödenir.

Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır. Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur.

Ölenlerin hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesinin tahsili hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.?

DAVA AÇANLARLA İLGİLİ MADDE

6270 sayılı Kanunla 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa eklenen geçici madde hükmü;

?GEÇİCİ MADDE 223- Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir. Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez.

Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malullük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.?

ATIFTA BULUNULAN 1475 SAYILI KANUNUN 14. MADDESİ

Yapılan değişiklik hangi durumları kapsıyor konusunu değerlendirmeden once 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi şartlarını bilmek gerekmektedir. Bu şartlar nelerdir? Sorusunun cevabını öğrenmeden yapılan değişikliğin hangi durumları kapsadığını anlamanın zor olacağını tahmin etmekteyiz.

1475 sayılı Kanunun 14, maddesi;

?Kıdem tazminatı:

Madde 14 ? (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 - 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. ?

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

?

(Değişik: 10/12/1982 - 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.

?.?

1475'İN BU MADDESİNE DAİR MEMURLAR.NET'İN ÖZET DEĞERLENDİRMESİ

1475 sayılı Kanun Madde 14'e gore kıdem tazminatı alınabilmesi şartları;

- İstek dışında işinden ayrılacak, kendi isteğiyle ayrılırsa alamaz.

- Askerlik nedeniyle işten ayrılacak,

- İşten çıkarılacak. Ancak işten çıkarılma nedeni yüz kızartıcı nedenlerle, yani ahlak kurallarına, iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar nedeniyle olmayacak.

- Emeklilik için müracaat edilecek,

- 7000 gün hizmet süresi olacak veya 25 yıl sigortalılık süresi olacak, bu sigortalılık süresi içinde de 4500 gün hizmet süresi olacak, bu durumdakilerin de kadınlar için 58, erkekler için de 60 yaş koşulunu tamamlamadan istek halinde işinden ayrılacak.

- 506 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan geçici 81 inci maddesindeki emeklilik süresini dolduranların yine yaş koşulunu beklemeden istek halinde işinden ayrılacak.

- Sağlık nedeniyle işten ayrılacak,

- Kadınlardan evlenme nedeniyle l yıl içinde işinden ayrılacak,

- Çalışırken vefat edecek.

Bu durumlar kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren durumlar olmaktadır. Bu durumlar dışında bir nedenden dolayı işten ayrılma olursa kıdem tazminatı ödenmemektedir.

Belirtilen durumlar, 26 Ocak 2012 tarihinden sonra işinden ayrılanlar için geçerli olacaktır, ancak yine bu durumlar 26 Ocak 2012 tarihinden once işinden ayrılanlar için de geçerli olmaktadır.

1475 sayılı Kanun Madde 14 (5) numaralı bent, 4447 sayılı Kanunla 1999 yılında yürürlüğe girmiştir. Yürürlük tarihi itibariyle getirilen değişiklikle emeklilik yaş koşulları değişmiş, kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş emeklilik yaşları olmuştur. Ayrıca kademeli yaş koşulları da 506 sayılı Kanunun geçici madde 81'de yapılmıştır.

Buna göre;

- 1999 yılı öncesi 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 gün hizmet süreleri bulunanlar istek halinde görevinden ayrılmışsa kıdem tazminatı alamamaktadır.

- 1999 yılı sonrası istek dışında görevine son verilmişse yine kıdem tazminatı alamamaktadır.

- 1999 öncesi kıdem tazminatı alabilmesi için 7000 gün hizmet süresi olacak veya 25 yıl sigortalılık süresi olacak, bu sigortalılık süresi içinde de 4500 gün hizmet süresinin olması gerekmektedir.

1475 sayılı Kanunun katı kuralları, bugün için devlet memurluğundan ayrılanlar için de uygulamaya başlanılmıştır.

Diğer bir husus; 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa 6270 sayılı Kanunla eklenen geçici madde 223'ün uygulaması olacaktır.

Yapılan değişiklik öncesinde, memurluk hizmetlerine emekli ikramiyesi alamayıp, bu haklarını dava sonucu alma yolunu seçenlere, açtıkları davalardan vazgeçmeleri halinde memurluk hizmetlerine ikramiye ödeneceğini belirtmektedir. Ancak, davadan vazgeçmek isteyenlerin emeklilik ikramiyesi ödenmesi işlemlerinde yine 1475 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından, bir kayıpları olmaması açısından davadan vazgeçmeden önce, ikramiye alıp alamayacaklarını kesin öğrendikten sonra bu tercihlerini yapmalarını tavsiye etmekteyiz. Bu konudaki taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılması gerekecektir.

NOT: Daha öncede belirttiğimiz bir hususu belirtmek istiyoruz. Yukarıda yapmış olduğumuz değerlendirmelerimiz tüm çalışma hayatları boyunca yalnızca devlet memurluğu hizmetini yapmış olanlar için uygulanmamaktadır. Bunlar hakkında, emekli olduklarında memurluk hizmetlerine ikramiye ödenmesinde bir değişiklik bulunmamaktadır. Emekli ikramiyesini emekli olduklarında alabileceklerdir.

NOT: 6270 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde olduğunu gibi değişikliklede devam ettirilen husus. Kendilerine aylık bağlanmayanlar ikramiye alamazlar. Memurluktan ayrılma 1475 sayılı Kanun madde 14 hükümlerine uygun yani kıdem tazminatı almaya hak kazanılan şekilde dahi sona erse, memurluktan ayrılır ayrılmaz ikramiye alamayacak, aylık bağlanır ise ikramiye alabilecektir.

NOT: 6270 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 15 yıl hizmeti bulunan, müteakip sigortalı veya bağ-kurlu çalışan memurların şartsız emekli ikramiyesi alabilecekleri konusunda yapılan değerlendirmelerin yanlış olduğunu değerlendirmekteyiz. Yukarıda yapılan değerlendirmelerimiz 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde 1999 yılında 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklik doğrultusunda olmuştur.

Hapse düşen memur, memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi alabilir mi?
Devlet memuru olarak çalışmaktayken hüküm giyen ve bu nedenle görevine son verilen bir kişi, memurluk sürelerine emekli ikramiyesi alabilir mi?

SORU: Babam 13 yıl 1 ay memur statüsünde çalıştıktan sonra 1985 yılında hüküm giyerek cezaevine girdi.
1991 yılında kamu işçisi olarak çalışmaya başladı. 
2007 yılında hizmet birleştirmesi yaptı. 
2016 yılı mart ayında emekli oldu. 
SGK'da geçen sürelere ait kıdem tazminatını aldı ama 13 yıl 1 ay memur olarak çalıştığı süre için kıdem tazminatını alamadı. Bunun için ne yapmamız lazım. Şimdiden çok teşekkür ederim iyi çalışmalar

CEVAP: Memurluk hizmet süresine emekli ikramiyesi ödenmesi koşulları nasıldır? Sorunuz özelinde değerlendirmekteyiz.

2012 yılına kadar memur, emekli olduğunda emekli ikramiyesi ödenmesinde bir koşul bulunmuyordu.

2012 yılında memurun ikramiye alması zorlaştırılmıştır.

Emekli ikramiyesi konusu, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Madde 89 hükmünde bulunmaktadır. Bu hükümde 2012 yılından itibaren geçerli olan kurallar:

1- Memur emekli olduğunda, hizmetleri içerisinde SSK.lı, Bağ-Kurlu hizmet süresi yoksa emekli ikramiyesi ödenirken bir koşul bulunmuyor. Daha iyi anlaşılabilmesi için;

25 Yıl Memur olarak geçen süresi bulunan kişi emekli aylığı bağlandığında 25 yıl hizmetine ikramiye alıyor.

2- Memur emekli olduğunda, hizmetleri içerisinde SSK.lı, Bağ-Kurlu hizmet süresi varsa emekli ikramiyesi ödenirken koşullar bulunuyor. 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 hükmü uygulanıyor. Nasıl ki bir işçi işçilikten kıdem tazminatı alabilecek şekilde ayrılmışsa kıdem tazminatı alıyor, kıdem tazminatı alamayacak şekilde ayrılmışsa kıdem tazminatı alamıyor, bu koşullar 2012 yılından beri aynı şekilde memurlar için de uygulanıyor. Daha iyi anlaşılabilmesi için;

3 yıl SSK/Bağ-Kur, 22 yıl memur kendi isteyerek emekli olursa ikramiye alıyor. 3 yıl SSK/Bağ-Kur, 22 yıl hizmeti olan aynı memurun, memurluğu görevine son verilerek bitmişse ikramiye alamıyor.

Memurun SSK.lı, Bağ-Kurlu hizmet süreleri de varsa ikramiye alabilmesinin genel kurallarında 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 hükmüne bakılması gerekiyor:

- Kendi isteğiyle işten ayrılanlardan 8 Eylül 1999 tarihinden önce ayrılan, daha sonra SSK.lı/Bağ-Kurlu olanlara ikramiye ödenmiyor.

- 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlayan, bu tarihten sonra kendi isteğiyle işten ayrılırsa 15 yıllık sigortalılık süresi olması gerekiyor + 3600 gün de hizmet süresinin bulunması gerekiyor.

- 8 Eylül 1999 tarihinden sonra işe başlayanlarda şartlar biraz daha ağır. 7000 gün hizmet süresi olacak veya 25 yıl sigortalılık süresi olacak, bu sigortalılık süresi içinde de 4500 gün hizmet süresi olacak, bu durumdakilerin de kadınlar için 58, erkekler için de 60 yaş koşulunu tamamlamadan istek halinde işinden ayrılacak.

EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDENMESİNİ GEREKTİREN DURUMLAR

- Askerlik nedeniyle işten ayrılacak,
- İşten çıkarılacak. Ancak işten çıkarılma nedeni yüz kızartıcı nedenlerle, yani ahlak kurallarına, iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar nedeniyle olmayacak.
- Sağlık nedeniyle işten ayrılacak,
- Kadınlardan evlenme nedeniyle l yıl içinde işinden ayrılacak,
- Çalışırken vefat edecek.
- Emeklilik için müracaat edilecek,
Bu durumlar kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren durumlar olmaktadır. Bu durumlar dışında bir nedenden dolayı işten ayrılma olursa kıdem tazminatı ödenmemektedir.

NOT: Daha öncede belirttiğimiz bir hususu belirtmek istiyoruz. Yukarıda yapmış olduğumuz değerlendirmelerimiz tüm çalışma hayatları boyunca yalnızca devlet memurluğu hizmetini yapmış olanlar için uygulanmamaktadır. Bunlar hakkında, emekli olduklarında memurluk hizmetlerine ikramiye ödenmesinde bir değişiklik bulunmamaktadır. İster görevden çıkarılsın, ister tutuklu olsun, aylık bağlandığında emekli ikramiyesini emekli olduklarında alabilmektedirler.

Sonuç Değerlendirmemiz:

Bugün için uygulanan kanun kurallarına göre görevden çıkarılma neticesinde memurluk bitmiş olduğundan, SSK.lı süreleri de olduğundan ikramiye alınamaz. Kanunda net biçimde belirtilmiş olan bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu talebinizi kabul etmeyeceğini değerlendiriyoruz. Dava açma yolunu düşünebilirsiniz, ancak mahkemelerce muhtemel olarak kabul edilemeyeceğini değerlendirebiliriz. Bu konu ve benzeri konularda sitemizde, ziyaretçilerimizin kendi durumları üzerine yaptığımız değerlendirmelerimiz mevcuttur.
HİZMET BİRLEŞTİRMESİ ZORUNLU

Hizmetlerin Bütünleşmesi:

Özel sektör sürelerini memuriyet hizmetiyle şimdi mi birleştirmeli, daha sonra mı?
Bu konudaki bir soruyu 22 Mart 2012 tarihinde soru-cevap bölümümüzde cevaplamıştık. Ancak gelen yorumlardan, verilen cevabın tam olarak anlaşılmadığı veya daha net bir açıklama yapılması istediği görülmektedir. Daha detaylı bir açıklama için başlığa tıklayınız.

Memurlar için "kazanılmış hak aylığı" ve "emekliliğine esas hak aylığı" olmak üzere iki kavram bulunmaktadır.

Devlet memurluğuna başlamadan önce kişilerin sigortalı hizmetinin bulunması mümkündür.

Özel sektör hizmetlerinin tümü "kazanılmış hak aylığında" değerlendirilmemektedir. Ama kazanılmış hak aylığında değerlendirilmeyen süreler "emekliliğine esas hak aylığı"nda değerlendirilebilmektedir.

Diğer taraftan, mevzuatımıza göre sigortalı çalıştıktan sonra memuriyete girenlerin, bu sürelerini kuruma bildirmesi gerekmektedir. Üstelik bu işlem zorunludur. Kurumlarca da kişinin sigortalı çalışmaları var mı yok mu ilgililerden öğrenilmesi gerekmektedir.

Yani, özel sektördeki hizmetlerin birleştirilmeye tabi tutulmaması, Kurumlarca da devlet memurluğuna başladıkları tarihten itibaren emekli keseneğine esas aylık intibakı işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Emekliliğe yakın birleştirilmesi şeklinde kişilerin tercihine bırakılmış bir yasa hükmü bulunmamaktadır.

Ancak, göreve başlangıç tarihi itibariyle birleştirmeye tabi tutulması durumunda, devlet memurunun emekli keseneğine esas derece ve kademesi yükselecek, bu halde de memurundan yapılacak kesinti tutarı da artacaktır. Örnek; 8 inci derece 1 inci kademeden devlet memurluğuna başlayan kişiden 250 tl. şahıs kesintisi olarak kesildiğini varsayalım. Bu kişinin 3 yıl sigortalı hizmeti olduğunu varsaydığımızda 7 inci derece 1 kademeden kesinti yapılması gerekecek, bu tutarda varsayalım 252 tl. olsun. Bu tutar devlet memurunun aylığından kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilecek tutar olacaktır.

Şayet emekliliğe yakın birleştirmeye tabi tutulması; intibak işlemi kişinin devlet memurluğuna başlangıç tarihi itibariyle yapılarak hesaplanacak ve kesinti tutarları faiziyle birlikte devlet memurunun payına düşen kısmı devlet memurundan, kurumun payına düşen kısmı da ilgili kurumdan faiziyle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilecektir.

Özetle hem kurumların hem de şahısların; sigortalı hizmetlerin devlet memurluğuna başlangıç tarihi itibariyle birleştirmeye tabi tutması konusunda gerekli işlemleri yapması gerekmektedir.

Konu ile ilgili Kanun maddeleri;

5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu;

Madde 14 ? Sandığın gelirleri şunlardır:

a) İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek % 16 emeklilik kesenekleri;
....

d) (a) fıkrasında yazılı % 16 emeklilik keseneğine karşılık % 20, (b, c ve ç) fıkralarında yazılı paralara eşit olarak kurumlarınca verilecek karşılıklar;

Madde 17 ? (Değişik:7/5/1986 - 3284/4 md.)

Kurumlar 14 üncü maddede yazılı Sandık gelirlerinden;

a) a,b,c,ç, d fıkralarında yazılı kesenek ve karşılıkları aylık, ücret veya tahsisatın tediyesi gününü takip eden günden başlamak üzere 7 gün içinde,

.....

Sandığa veya Sandık adına postaya veya bankaya yatırmaya mecburdurlar.

....

Sandık gelirlerini tahakkuk ettirmeyen,yukarıda yazılı süreler içinde kesmeyen veya göndermeyen kurumların ve tediye merkezlerinin tahakkuk ve ödemeyle ilgili memurları ile sorumlu muhasiplerinden bu paralar % 10 fazlasıyla birlikte ve Sandığın talebi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre mahalli maliye teşkilatınca tahsil olunur.

(ç) fıkrasında yazılı süreler içerisinde yatırılmayan Sandık gelirleri ise, kurumlarından % 30 faizi ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil olunur.

Kurumların bütçelerindeki ödeneğin yetmemesi veya ödenek mevcut olduğu halde mahalline ödeme emri gönderilmemesi dolayısıyla Sandık gelirlerinin zamanında gönderilmemesi halinde bu paralar % 20 gecikme zammıyla birlikte ilgili kurumdan alınır.

...."

?Ek Madde 18 ? (8/7/1971 - 1425/2 md. ile gelen Ek 3 üncü madde hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.)

Sosyal Sigortalar Kanununa tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi olanların, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin, her yılı bir kademe ilerlemesine ve tahsil durumlarına göre her 2, 3, 4 veya 5 yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığı esas alınır.

Bunların, personel kanunlarına göre kazanılmış hak olarak aldıkları kademelerin ilerletildiği veya derecelerin yükseltildiği sürece, emeklilik keseneğine esas kademeleri ilerletilir ve dereceleri yükseltilir.

Ancak, bunların emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilebilmesi için, tahsil durumları itibariyle personel kanunları hükümlerine göre, en son yükselebilecekleri dereceleri geçmemeleri ve bir derecede en az geçirilmiş gereken yıl sayısı kadar kademeden emeklilik keseneği ödemiş olmaları şarttır.

Şu kadar ki, 18 nci yaşın ikmalinden önce veya iştirakçi oldukları tarihteki tahsil derecelerinden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri süreler dikkate alınmaz.

Sigorta primi ödemek suretiyle geçen sürelerin, personel kanunları hükümlerine göre, memuriyette geçmiş sayılmak suretiyle, kazanılmış hak derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilen kısımları, bu madde uyarınca, emeklilik keseneğine esas aylığın tesbitinde ayrıca nazara alınmaz.?


Hizmet bütünleşmesi yapılıp yapılmayacağı, memurun insiyatifinde olan bir durum değildir. Çalışılan ve SGK primleri yatırılmış bir hizmetin göz ardı edilemeyeceğini ve hizmet bütünleşmesinin mecburi bir işlem olarak yapılması gerektiğini değerlendirmekteyiz.
Soru
Görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan kişiler emekli olabilir mi, olamaz mı?
Cevap
Sosyal güvenlik mevzuatında Devlet memurlarının emeklilikleri;

1- Hizmet + Yaş = Emeklilik demektir. Hizmet ve yaş koşulunu tamamlayan her memur emekliliğini talep edebilir.

2- Bugün için emekli aylığı bağlanmasını kazanmış memurların tamamı 2008 yılı Ekim ayından önce göreve başlamış olan 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa bağlı durumdaki memurlardır.

3- Devlet memurlarına emekli aylığı bağlanmasını engelleyen 5434 sayılı Kanun Madde 92 hükmündeki kural şu şekildedir:

- Türk vatandaşlığından çıkarılanlara,
- Türk vatandaşlığını bırakanlara, 
- Yabancı memleket uyruğuna girenlere (Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç tutulmuştur)
5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun tanıdığı her çeşit (yani emeklilik, ikramiye vb. gibi) hakları verilmemektedir.

- Ancak, bu durumları açık olmakla birlikte Ülkemiz ile yabancı ülkeler arasında yapılan sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri uygulandığında bu durumda olanlara da aylık ve ikramiye ödenmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu bu durumdakilere emekli aylığı ödenmesinde Gelir/Aylık ve Yoklama İşlemleri Hakkında Tebliğini uygulamaktadır. (Resmi Gazete tarihi sayısı: 29/09/2008/27011)

4- Sosyal güvenlik mevzuatlarında emeklilik şartlarını taşımış olan memurlara, emekli aylığı bağlanmasını talep etmelerini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Yani, memur terörist FETÖ örgütü üyelerince haince yapılan darbe girişimi dahil tutuklanmaları, açığa alınmaları, görevlerinden uzaklaştırma tedbir kararı verilmiş olma durumlarında, görevlerine son verme işlemlerinin yapılmasında emekli aylığı bağlanmasını, ikramiye ödenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığından talepleri halinde emekli aylığı bağlanabiliyor, emekli ikramiyeleri ödenebiliyor. Şayet memurun hizmetleri arasında SSK.lı, Bağ-Kurlu çalışmaları bulunduğu takdirde de 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 hükmü kapsamında emekli ikramiyesi alıp alamayacağının tespiti yapılmaktadır.

5- Yeni Kanun olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Türk vatandaşlığından çıkarılanlara, nitelik ayırt edilmeden ceza alanlara ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelere ilişkin hükümler bulunmaktadır. Yani sosyal güvenlik konusunda cezaların ve cezaların niteliklerinin bir önemi bulunmamaktadır.

6- Değerlendirme olarak, cezaların niteliklerine göre sosyal güvenlik konularının da yeniden düzenlenmesinin gerektiğini söyleyebiliriz. Anayasa Madde 60 hükmü; " Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." İbaresini taşır. Ayrıca, bu hükmün de yeniden düzenlenmesinin uygun olacağını değerlendirebiliriz.

1949 yılındaki 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Madde 92 hükmünün ilk hali:

- Kasta makrun olmayan veya tahrik neticesi vukua gelen fiiller hariç olmak üzere bir yıldan fazla ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis cezaları ile yahut hırsızlık, emniyeti suistimal, sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan yere şahitlik, yalan yere yemin, cürüm uydurma, iftira, irtikap, rüşvet, zimmet ve ihtilas suçlarının birinden dolayı 6 aydan ziyade hapis cezası ile veya en az haddi bir yıldan aşağı olmamak üzere mükerrer hapis cezalarını gerektiren suç ile veya Askeri Ceza Kanunu hükümlerine göre ve başka bir ceza ile birlikte veya yalnız olarak verilmiş bulunan askerlikten tart cezası ile hükümlü duruma girdiklerinde,

- Türk vatandaşlığından çıkarılan, Türk vatandaşlığını bırakan, yabancı memleket uyruğuna giren, Hükümetten izin almaksızın yabancı memlekette vazife kabul edenlerin, emeklilik hakları düşer.

Madde 92 hükmünün bugünkü hali:

İştirakçilerden Türk vatandaşlığından çıkarılan,Türk vatandaşlığını bırakan,yabancı memleket uyruğuna girenlerin (Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç) bu Kanunla tanınan her çeşit hakları düşer.

Aylık almakta iken veya aylık bağlama hakkı doğmadan önce, tanınan her çeşit hakları bu madde uyarınca düşenler, bu durumlarının ortadan kalkması halinde, Sandığa yazılı olarak yapacakları müracaatları takip eden aybaşından itibaren ve bu Kanunda öngörülen diğer şartları da taşımaları kaydıyla bu haklardan yeniden yararlandırılırlar.

Yukardaki hükümler 88 inci madde kapsamına girenlerle, dul ve yetimleri hakkında da uygulanır.

EMEKLİ MAAŞINDA SORUN YOK. GÖREVDEN ÇIKARILANA DA MAAŞ BAĞLANIYOR

Aylık Bağlanması:

Aylık bağlanmasında memur için Hizmet Yılı + Yaş Grubu yeterli oluyor. Aylık bağlanmasında memur görevinden atılmış olması, görevden çıkarılmış olması, istifa etmesi gibi durumlara bakılmıyor. Memurun memurluk haricinde SSK'lı, bağ-kurlu hizmetlerinin bulunması halinde de aylık bağlanabiliyor. Bu konularda değerlendirmelerimiz için aşağıdaki adreslerimiz ziyaret edilebilir.(memurlar.net)
 

ÖĞRETMENLERSİTESİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

2017 EŞ, SAĞLIK VE MAZERET ATAMA YARDIMLAŞMA GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ

SINIF ÖĞRETMENLERİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

MATEMATİK ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

OKUL ÖNCESİ-ANASINIFI ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

60 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYIN

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER GRUBU İÇİN TIKLAYINI

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hatice
    1 ay önce
    ihraç o*** ve 14 aydır tutuklu bulunan ve hala ilk mahkemesi görülmemiş o*** eşimin emeklilik işlemlerini vekaletname ile 30 haziran 2017 de başlattım e devletten takip ettiğim süre zarfında uzmana gönderildi emekli oldu olacak diye beklerken hatalı işlem memura iade ibaresi ile 4 haftadır dosya bekletilmekte evrakın bekletildiği büro ile şifai görüşmemde ise bu dosyalar ile ilgili çalışma yapıldığı şu an böyle bir mazeretle bekletildiği söylendi ne zaman sonuç alınacağına dair akıbetimiz belli değil başka bir bilgi de vermediler bu konu hakkında bilgi verir misiniz ne zaman emekli olabilir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Flaş gelişme... İnternet kullanım biçimi değişiyor
Flaş gelişme... İnternet kullanım biçimi değişiyor
FETÖ'den tutuklanan öğretmenlere büyük ceza
FETÖ'den tutuklanan öğretmenlere büyük ceza