Eğitim Sistemi Kuşa Çevrildi

ÖĞ-DER olarak geçen ay kitap incelemeleri yaptık önümüzdeki günlerde raporu yayınlanacak, görülen o ki daha önceki ders kitapları incelemelerimiz dikkate alınmış ve büyük oranda düzeltmeler yapılmıştır.

Eğitim Sistemi Kuşa Çevrildi

ÖĞ-DER olarak geçen ay kitap incelemeleri yaptık önümüzdeki günlerde raporu yayınlanacak, görülen o ki daha önceki ders kitapları incelemelerimiz dikkate alınmış ve büyük oranda düzeltmeler yapılmıştır.

Eğitim Sistemi Kuşa Çevrildi
05 Aralık 2018 - 12:30

Ancak bu yeterli değildir. Çünkü, Millî Eğitimde sorunlar azalacağına artarak devam etmektedir. Öğretmenlerimiz veli ve öğrenci karşısında ciddi itibar kaybına uğratılmış, geçim kaygısına düşürülmüş ayrıca eğitim öğretim görevinin yanı sıra onlarca resmi evrakı doldurmak mecburiyetinde bırakılmıştır. Öğretmen açığı devam etmekte, okul idareleri eğitimin seviyesini yükseltmek yerine içi boş evrak işleri ile meşgul olmaktadırlar. AB eğitim müktesebatıyla batıya teslim edilen eğitim sistemi adeta ıslahı mümkün olmaz bir hal almıştır. Neticede bu eğitim sisteminde nicelik ve nitelik bakımından işe yarar yeterli insan yetişmemiştir.
    Gençlik arasında yayılan olumsuz alışkanlıklara dur diyebilmek için acil çalışma yapılmalıdır. Sigara, içki, uyuşturucu ve uçucu gibi zararlı maddelerle tanışma yaşının 9 ile 13 yaşlarına düşmüş olması, alarm zillerinin çalıyor olması demektir.
    Televizyonlardaki olumsuz örnek oluşturan dizi ve programlara engel olunmalıdır. MEB ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu konuda beraber çözüm üretmeleri gerekir. Olumsuz örneklerden gençliği kurtarmakta geç kalınmamalıdır.
    Eğitimin asıl gündemi haftalarca bir Papaz, kuru soğan ve patates haberlerine kurban edilmiştir ki, 23 Ekim 2018 tarihinde “2023 Eğitim Vizyonu” isimli belgede açıklanan şeklî kararlarla mevcut eğitim sistemindeki sorunlar çözülemez.  Eğitim öğretimde asıl sorun muhteviyattır. Eğitimin içeriği millî ve manevi değerlere göre düzenlenmezse yapılan düzenlemelerden bir şeyler beklemek mümkün değildir.
    Başkanlığın nezaretinde sayın Selçuk ve ekibi tarafından hazırlanan 2023 eğitim vizyonu giriş kısmında yapılan açıklamalarda, yıllardır ÖĞ-DER’in önerdiği doğrulardan bahsedilmekte fakat nasıl uygulamaya konacağı ve çözüm üretileceği ile ilgili bilgi verilmemektedir. Eğitim vizyonunun en büyük eksikliği de budur. 
    Bu da eğitim camiamıza "Dağ fare doğurdu" görüntüsü vermiştir. Burada madde madde madde sayacak olsak; AB normları, okul durumları, yaklaşımları, yabancı dil öğretimi, öğretmenlere yönelik vizyon açıklaması bizleri tatmin etmemiştir. 
Eğitim sistemimiz AB normlarından, Fulbright Komisyonu ve John Dewey Raporu’nun tesirinden kurtarılmalıdır. Mevcut millî eğitim sistemi ancak, millî görüş prensipleri doğrultusunda yapılacak ciddi düzenlemelerle bu toplumun ihtiyacını karşılayacak bir hale gelebilir. Başka çare yoktur.
ÖĞ-DER'in gece gündüz emek verip elde ürettiği çözüm önerilerini her platformda olduğu gibi bugün de kamuoyuyla paylaşıyorum. Umarım yetkiler bu kez bunları dikkate alırlar:

1. Eğitim sistemimiz AB ve ABD’nin etkisinden kurtarılmalıdır. Bu gerçekleştirilmeden yapılacak tüm çalışmaların tedavi değil pansuman tedbir olacağı unutulmamalıdır.
2. Ders kitapları baştan sona incelenerek millî ve manevi değerlerimize uygun hazırlanmalıdır. Bunun somut örnekleri ÖĞ-DER'in hazırladığı Ders Kitapları İnceleme Raporları'nda örneklerle açıklanmaktadır. Örneğin Darwin teorisinin ruh ve felsefesi ders kitaplarından arındırılmalıdır. Yaratılış inancı, evren, insan, dünya ve ahiret hayatı, helal-haram, kul hakkı gibi konular ders kitaplarında işlenmelidir. 
3. Türkiye'de ideolojik bir dayatma olan karma eğitim kaldırılmalıdır. İleri ülkeler diye tanımlanan ülkelerde dâhi pedagojik ve eğitim başarısına olumsuz etkileri ve zararları tartışılan karma eğitim zorunluluğundan ya vazgeçilmeli ya da tek cinsiyete dayalı eğitim öğretim görmek isteyenlere alternatifler sunulmalıdır.
    4. Meslek liselerine ciddi ve nitelikli yönlendirme yapılmalıdır. İlgili taraflarla iş birliği yapılarak meslek liselerini özendirici çalışmalar yapılmalı, bu okullar nitelikli okullar hâline getirilmelidir. 10. sınıftan itibaren staj eğitimi başlatılmalıdır. İmam Hatiplerin son sınıflarında diğer meslek liselerinde olduğu gibi 1 yıl boyunca staj eğitimi uygulanmalıdır.
    5. Değerler Eğitimi yerine Millî ve Manevi Değerler Eğitimi olarak yapılandırılmalıdır. Öğrencilerimize Batı değerleri değil, bu milletin özünde olan değerler öğretilmelidir. 
    6. Birçok mesleğe görevli alınırken seçici olunduğu gibi öğretmenlik mesleğine aday tespit edilirken de seçici olunmalıdır. Nitelikli öğretmen yetiştirmek için Milli Eğitim Akademisi kurulmalıdır.
    7. Okullardaki AB projelerinden vazgeçilmeli, yerli ve millî projeler daha çok teşvik edilmelidir.
     8. Şans oyunları adı altında oynatılan tüm kumar oyunların zararlı olduğu okullarda anlatılmalı, gençlerin bu oyunlara ulaşmasını engelleyici tedbirlerin alınmalıdır.
    9. Cuma günü Cuma namazı dikkate alınarak mesai saatleri bütün çalışanlar ve öğrencilerin ibadet özgürlüğüne uygun olarak düzenlenmelidir.
10. Yabancı dil eğitimi isteğe bağlı hâle getirilmelidir, seçmeli olmalıdır. Çünkü öğrenme ihtiyaçlarla doğru orantılıdır. İhtiyaç duymayan insana yabancı dil öğretmeye çalışmak insan, kaynak, emek ve zaman israfıdır. 
11. Öğretmenlere verilmesi kabul edilen 3600 ek gösterge en kısa sürede uygulamaya konulmalıdır. Bu emekli olmayı bekleyen öğretmenlerin sayısını artıracaktır. Böylece atanmayı bekleyen öğretmenlerin birçoğu atanma imkânına kavuşacaktır.
12. Haftalık ders yoğunluğu; sportif, kültürel ve sanatsal faaliyetlere imkân verecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. 
13. İlköğretimdeki Din Kültürü ve Ahlak dersi, adı Din dersi olarak değiştirilmelidir. Dinî eğitim ana sınıfından itibaren verilmelidir. Özellikle anaokulu ve ilkokul birinci sınıftan itibaren temel derslerin yanı sıra İslam ahlakı öncelikli olarak kazandırılmalıdır.
14. Öğretmenler için faizsiz konut kredisi imkânı sağlanmalıdır.

    Hamdi SÜRÜCÜ
ÖĞ-DER GENEL BAŞKANI
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum