Dinçer, 'Mesleki ve Teknik Eğitim Çalıştayı'nda konuştu

MEB Dinçer, bugün dünya üzerindeki iki genel eğilimden biri eğitime başlama yaşının küçülmesi ise, ..

Dinçer, 'Mesleki ve Teknik Eğitim Çalıştayı'nda konuştu
24 Şubat 2012 - 13:18

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bugün dünya üzerindeki iki genel eğilimden biri eğitime başlama yaşının küçülmesi ise, bir diğeri de mesleki eğitimin daha ileri yaşlara doğru ötelenmesi olduğunu belirterek, "O yüzden mümkün olduğu kadar ileri yaşlarda mesleki yönlendirme, ama bu arada geçişleri sağlayabilecek bir esneklik önem kazanmaktadır. Bizler de bu değişimi iyi okumalı; buna uygun olarak eğitim yaklaşımlarımızı ve modellerimizi yeniden gözden geçirip düzenleyebilmeliyiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Çalıştayı Antalya'nın Manavgat ilçesi Sılence Beach Otel'de başladı. Çalıştaya Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in yanı sıra Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP) Balıkesir Milletvekili Ali Aydınoğlu, Siirt Milletvekili Osman Ören, Mersin Milletvekili Nebi Bozkurt, Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya, Osmaniye Milletvekili Suat Önal, kamu kurum ve kuruluşlardan temsilciler üniversitelerden uzmanlar ve bakanlık yetkilileri katıldı. Çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ülkenin önemli sorun alanlarından birini oluşturan mesleki ve teknik eğitimi tüm boyutlarıyla yeniden değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini söyledi. Bakan Dinçer, "Nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması, dışa açılma ve uluslararası rekabet gücünü artırma çabası içinde olan ekonomi için, mesleki ve teknik eğitimin hayati önem taşıdığı noktasında hepimiz hemfikiriz. Sosyo-ekonomik gelişmenin en önemli itici gücünü, verimlilik artışının en önemli unsurunu, toplumların ve işgücünün eğitim düzeyi oluşturmaktadır. Yüksek teknolojinin kullanıldığı bilgi temelli ekonomilerde ise, iş gücünden beklenen nitelikler geçmişle kıyaslanmayacak kadar yüksek bilgi ve beceri gerektirmektedir" dedi. "Türkiye'de çok uzun yıllar boyunca, okumasından ümit kesilen çocuklar 'Hiç olmazsa bir meslek edinsin' diye anne-babalar tarafından mesleki eğitime yönlendirilmiştir" diyen Bakan Dinçer, "Hayat ne kadar değişirse değişsin, toplumsal zihniyet ve algılar ne yazık ki bugünden yarına değişmiyor. Bu algının gençlerimizin gelecek vizyonlarını da etkileyecek kadar güçlü ve yerleşik bir geçmişi bulunmaktadır. Buna bir de çocukları mesleki ve teknik eğitimden uzaklaştıran yanlış politik kararlar ve uygulamaları eklediğimizde, belki de ilk yapılması gerekenlerden birini; mesleki eğitimin toplumdaki algısını değiştirmek gelmektedir. Kuşkusuz anne-babaların ve toplumun olduğu kadar, mesleki ve teknik eğitim alanındaki tüm paydaşların da bilgi temelli bir ekonomideki rollerini sürekli olarak gözden geçirmeleri gerekmektedir"diye konuştu. Bakan Dinçer sözlerine şöyle devam etti: "Bunu yaparken de, tıpkı bu çalıştayda olduğu gibi tüm tarafların bir araya gelerek işbirliği içinde çalışmamız ve dinamik bir yapı içerisinde değişen şartlara uygun yeni pozisyonlar almamız hayati öneme sahiptir. Mesleki ve teknik eğitim doğası gereği çok büyük ve pahalı yatırımlar gerektirirken, bir taraftan da makine ve cihazların sürekli olarak yenilenmesi ihtiyacı, halihazırdaki sistemle sorunlarımızın çözülemeyeceğini sarih bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu mesele ne sadece bakanlığın, ne sadece özel sektörün ne de diğer kurum ve kuruluşların meselesidir. Bu hepimiz için stratejik değeri olan bir meseledir ve çözümü de hepimizin gayreti ile olacaktır. Üretim yöntemlerinin, teknolojinin ve iş hayatındaki gelişmelerin baş döndürücü ve dinamik yapısı, sadece Bakanlığın daha esnek ve hızlı kararlar almasını değil, belki de üstlendiği kimi işlevlerin özel sektör tarafından yerine getirilmesini gerektiriyor. Bu yüzden 'iş dünyasının beklenti ve ihtiyaçlarına uygun bir eğitim verilmediği' yolundaki ezberimizi bozu, 'sürekli olarak ihtiyaç ve beklentileri değişen iş piyasasına zamanında ve hızlı çözümler üretme noktasında, mevcut eğitim modelinin yetersiz kaldığını söylemeliyiz. Bilgi temelli ekonomide çocuklarımızın bir meslek edinmekten ziyade; öğrenmeyi öğrenme becerisine sahip olmaları, analitik düşünmeleri, hayat boyu öğrenme sürecinin aktif bir öznesi haline gelmeleri, en az bir yabancı dili çok iyi öğrenmeleri, ileri teknolojiyi kullanma ve bu teknolojiyi üretebilme becerileri kazanmaları ve ekonomiye katma değer oluşturmalarına öncelik vermeliyiz. Bu da mesleki eğitimde olmasını arzu ettiğimiz öğrenci profilinde köklü bir değişiklik anlamına gelmektedir". Bu yenilenmeyi ve bilgi üretimini başaran ülkelerin, bugün dünya üzerinde değişimi yönlendirme ve yeni yüzyıla istikamet verme noktasında hızla ilerlediklerini belirten Bakan Dinçer, "1957 yılında Rusya tarafından uzaya fırlatılan ilk insansız Sovyet uydusu olan Sputnik'e Amerika'nın verdiği tepki; ilkokul, ortaokul ve lise müfredatlarında fen derslerinin ağırlığını arttırmak olmuştur. İşte Türk eğitim sisteminin de yaşanan değişim ve dönüşümlere zamanında çözümler üretecek esnek ve dinamik bir yapıya kavuşturulması ve bu sürecin sürekli olarak değerlendirilip iyileştirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. BAKANLIK PROJELERİ Hükümet olarak göreve geldikleri günden beri genelde eğitimi, özelde ise mesleki ve teknik eğitimi ülkenin kalkınması ve gelişmesinin en temel unsuru olarak gördüklerini hatırlatan Bakan Dİnçer, "Bu kapsamda mesleki ve teknik eğitimin sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması, öncelikli gündem maddelerimizden birini oluşturduğu gibi, sektörün ve diğer paydaşların mesleki eğitimin yönetiminde, karar alma süreçlerinde ve finansmanında ortak olmasını istiyoruz. Ana hatlarıyla özetleyeceğim birçok proje geçtiğimiz dokuz yılda; tüm kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör işbirliği içinde yürütüldü. Bu projeler; Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) 2002-2007 yılları arasında gerçekleştirildi. Mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması konusunda önemli kriter ve basamak oluşturulacak bir dizi politika belgesinin hazırlanması (Hayat Boyu Öğrenme) 30 pilot ilimizde mesleki eğitim ve öğretiminin SWOT analizlerinin gerçekleştirilmesi, sosyal ortakların kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla yaklaşık 4 milyon Euro'luk 34 pilot projenin desteklenmesi sağlanmış oldu. Yine 2002-2007 yıllarını kapsayan Mesleki ve Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi (MTEM) ile; meslek dersleri öğretmen eğitim sisteminin Avrupa Birliği'ndeki gelişmelere uyumunu desteklemek ve niteliğini yükseltme çalışmaları yapıldı. 2008-2010 yılları arasında gerçekleştirilen İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yolu ile Geliştirilmesi Projesi

Bu haber 1059 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum