Başarı baskısı ruh sağlığını bozuyor!

Prof. Dr. Emine Erktin, “Çocuklar üzerinde aşırı başarı baskısı öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir, ruh sağlığını bozar, isteksizliği ortaya çıkarır, motivasyonu düşürür” dedi.

Başarı baskısı ruh sağlığını bozuyor!
02 Haziran 2014 - 22:35

Çocukların kardeş ya da arkadaşlarıyla kıyaslanması başarıyı olumsuz etkileyebiliyor. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölüm Başkanı Prof. Emine Erktin, anne-babanın aşırı beklenti içinde olmasının öğrencilerin ruh sağlığını bozabileceğini söylüyor. Erktin “Onlara sağlıklı ve huzurlu bir ortam yaratın, sevgi gösterin ve destekleyin” diyerek velilere, “Emeği göz ardı etmeyin” diye sesleniyor. Prof. Dr. Emine Erktin, çocuklarda başarı baskısı konusunda şunları söylüyor: "Bazı ailelerde akademik başarı bir değer olarak algılanıyor ve çocuğun notunun yüksek olması isteniyor. Bu yönde çaba ve iyi puan bekleniyor. Anne-baba ve öğretmenlerin başarı baskısı da çocuklar üzerinde motivasyonları üzerinde belli bir oranda olumlu bir etki yapabilir. Bunun tam tersi bir durum olduğunda ise öğrencinin çalışma azmi düşebilir.YÜKSEK NOT ALIP, MUTLU OLMAYANLAR DA VARÇocuğun çalışma kapasitesini dikkate almayan gerçekdışı hedeflerin dayatılması yönünde ısrarlar olursa bir baskı ortaya çıkar. Velilerin aşırı beklenti içine girmeleri olumsuz davranışların görülmesine de neden olabilir. Örneğin, ailede bazen çocuk başkalarıyla karşılaştırılabiliyor. Çocuklarının okul performansını başarılı arkadaşları, abla ile ağabeyin notları veya hatırladıkları şekliyle kendi öğrencilik dönemleriyle kıyaslıyorlar. Bu tür davranışlar ve özellikle söylenen aşağılayıcı ifadeler öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler bırakabiliyor. Başarı ve motivasyonları düşebiliyor. Kimi zaman ise baskı diye adlandırılabilecek beklentiler kapasitesi yüksek birinde daha çok çaba harcamasına, daha fazla emek vermesine ve daha başarılı ve mutlu olmasına yol açabilir. Ama bu tepki bir gerilime neden oluyorsa olumsuz etki oluşur. Çocuklarda stres, kaygı ve endişe belirtileri, terleme, mide ağrısı gibi fiziksel bazı rahatsızlıklar görülür. Aşırı baskı, ruh sağlığında bozulma, öğrenme isteksizliği ve okul başarısında azalmasına neden olur. Bu nedenle abartılı davranışlardan, ısrarlardan uzak durulması gerekiyor. Okulda yüksek not aldığı halde mutlu olmayanlar da var. Sürekli olarak daha da başarılı olması beklenen bir çocuğun mutlu olması zor. Keyif alırsa iyi işler ortaya çıkabilir ve bağımlılık halini alabilir. Böylece buna alışan bir çocuk devamlı başarılı olmak ister. Önce haz almayı öğretmek, bunu yaparken de küçük başarılar da bile onları kutlamak, sevindirmek gerekiyor. Akademik ve sosyal alanda verimli olmak için çocuğun kendi çabası ve emeği başkaları ile yarışa sokulmamalı. Kendi performanslarının ortaya çıkarılması için çalışılmalı, farkındalık yaratılmalı. Özdenetim ve yaşam becerilerinin kazandırılması motivasyonu olumlu yönde etkiler.HUZURLU ORTAMDA ÇALIŞMAK ÖNEMLİAileler çocuklarının başarılı olmalarını sağlamak için öncelikle onlara iyi bir ortam sunmalı. Bunun için rahatça hazırlanabilecekleri, okuyup çalışabilecekleri sessiz huzurlu ortam sağlamalı. Fiziksel mekân dışında anne-babanın örnek davranışlarının olduğu, sevgi ortamının sağlanması da gerekiyor. Velilerin okulla ilişki içinde olmaları da önemli. Başarısızlık durumunda bunların öğretmen ile paylaşılması faydalı olabilir. Çocuk ve gençlik döneminin verimli ve sağlıklı geçmesi için uzak durulması gereken davranışlar arasında verilen emeğin gözden kaçırılmaması başta geliyor. Değer yargılarının tartışıldığı günümüzde her çocuğun tek ve eşi bulunmaz olduğu bilinmeli. Onlara hak ettikleri değer verilmeli ve iyi yetiştirilmeliler. Başarıya giden yolda öğrenciler mutlaka desteklenmeli." Ailenin dikkat etmesi gerekenler - Aşırı baskı yapmayın - Çocuğun başarıdan keyif almasını sağlayın - Sık sık motive edin - Başka öğrencilerle kıyaslamayın - Kendi öğrencilik dönemleriniz üzerinden aşırı eleştiride bulunmayın - Rencide edici sözler kullanmayın - Çalışabilecekleri rahat ve huzurlu ortam sunun - Sevgi ve saygı gösterin - Okulla ilişki içinde olunVELİ REHBERİ5 SORU 5 CEVAPÇocukta ÖzgüvenGazi Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hatice Demirbaş çocukta özgüven ile ilgili soruları yanıtladı. 1) Özgüveni eksik bir çocuk nasıl anlaşılır? - Bir çocuğun özgüveninin düşük olduğunu onun davranışlarına bakarak anlayabiliriz. Çekingen davranır, sorulara tedirgin bir biçimde yanıt verir ya da konuşmak istemez. Kendi düşüncelerini aktardığında olumsuz tepki alacağını düşünerek, duygularını belli etmez. Başkalarının yönlendirmesiyle hareket eder, onların etkisinde kalır. Toplum içine girmekten, öğretmeninin sorularına cevap vermekten, göz ününde olacağı etkinliklere katılmaktan kaçınır. 2) Çocukta özgüven nasıl geliştirilir? - Onlara küçük sorumluluk ve görevler vermek, bunları yaptığında da “aferin, seninle gurur duyuyorum, çok güzel olmuş” gibi olumlu geri bildirimlerde bulunmak gerekiyor. Eğer çocuk, sorumluluklarını yapmakta zorlanıyorsa, “Nasıl yapmayı düşünüyorsun?” diye soru sorarak onun görüşlerini açıklamasına fırsat verilmeli. Çocuklar başardıklarını gördükçe kendilerine güvenmeye başlar ve eyleme geçmek için motivasyonu artar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, verilen sorumlulukların onların yapabileceği düzeyde olması. 3) Bu süreçte hangi dönem daha önemli? Neden? - Çocuğun gelişmesinde kişilik, zihinsel ve sosyal gelişim açısından tüm dönemler önemli. Ancak bebeklik döneminde çocuğa tutarlı bir bakım verilmeli, ilgi, sevgi, beslenme gibi gereksinimleri arşılanmalı. Erken dönemde orduğu sorulara onların anlayacağı kadar cevap vermeli, girişimleri desteklenmeli. 6-12 yaş arasında ev dışı sosyalleşmesinin gerçekleştiği okul çağı olduğu için aileler çocuğu bir diğerleri ile karşılaştırmamalı. Anne baba onun başarılı olduğu bir alanı bulup, o yönde desteklemeli. 4) Aile davranışı çocuğun özgüven kazanmasını nasıl etkiler? - Anne-baba tutumları çok etkili. Aile çocuklarının kendine güvenli bir birey olarak yetişmesini istiyorsa katı kurallar koyup, uyulmadığında fiziksel ve ruhsal güçlerini kullanarak cezalandırıcı davranışlarda bulunmaması gerekiyor. Anne babanın gözleri sürekli çocuklarının üzerinde olmamalı. Onun her yaptığına karışmamak gerekiyor. Öğüt vermek yerine yaşayarak öğrenmeleri sağlanmalı. Eğer sebepsiz yere aşırı kaygılanıp, boğucu şefkat gösterir, üzerine titrer, evde seçim hakkı verilmezse çocukların karar alma ve seçenekleri değerlendirme becerileri gelişmez. Sorunlarla başa çıkamayacağını ve sürekli hata yapacağını düşünürler. 5) Kendini beğenmekle özgüven arasındaki fark nedir? - Kendini beğenen çocuk, her şeyin en iyisini yaptığını, bildiğini düşünür. Alıngandır, farklı görüş ve eleştirilere olumsuz tepki verir, saldırganlaşabilir. Yeniliklere açık olmaz. Çevreyle olumsuz ilişkileri görülür. Oysa özgüven sahibi çocuk, kendisinin farkında olur. Her görüşü dinler ve bu arada kendi fikirlerine de yer verir. Mutlaka benim dediğim doğru demez. Eksiklikleri olabileceğini düşünür ve gelişmeye açıktır. Çevreyle olumlu ilişki kurar. Başarısızlıklar karşısında tekrar denemelere girerBUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ-YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, dünya akademik yayın sıralamasında Türkiye’nin 20’nci sırada yer aldığını açıkladı. -Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 eğitim öğretim yılı istatistiklerine göre okullaşma oranları okul öncesinde net yüzde 26.6’dan yüzde 27.7’ye, ilkokulda 98.8’den 99.5’e, ortaokulda 93’den 94.5’e, liselerde ise 70’den 76.6’ya yükseldi. - MEB verilerine göre 2012-2013 eğitim öğretim yılında ortaokullardan mezun olan 1 milyon 205 bin 507 öğrenciden 1 milyon 135 bin 727’si bu yıl liselere kayıt yaptırdı.SİZ SORUN CEVAPLAYALIMYükseköğretime geçişte hangi okul türü daha başarılı? -2013 yılında yükseköğretime geçişte okul türüne göre sosyal bilimler liselerindeki öğrencilerin yüzde 81’i, Anadolu öğretmen liselerinden yüzde 63’ü, fen liselerinden yüzde 62’si ve Anadolu liselerinden ise öğrencilerin yüzde 59’u üniversitelere yerleşti. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kaç özel eğitim kurumu var? - Bakanlığa bağlı 5 bin 314 özel eğitim kurumu var. Buradaki öğrenci sayısı ise 654 bin 164. Yurtdışında eğitim alan öğrenci sayısı ne? -2013 verilerine göre yurtdışında lisans ve lisansüstü alanında 25 bin 182 öğrenci eğitim alıyor.PANOMühendislik öğrencilerine burs Yetenekli fakat maddi olanaklardan yoksun gençlerin eğitim ve öğrenimlerine 47 yıldır destek olan Türk Eğitim Vakfı, HSBC Türkiye ile işbirliği yaparak mühendislik fakültelerinin enerji verimliliği ve yenilebilir enerji alanlarındaki öğrenciler için ”Enerjimiz Geleceğe” projesini hayata geçiriyor. HSBC Türkiye tarafından Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi için enerjide dışa bağımlılığı ortadan kaldırma hedefiyle enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarının seçildiği proje ile 121 lisans ve 4 yüksek lisans olmak üzere toplam 125 öğrenciye burs sağlanıyor. Burs alan 125 öğrenci kendi eğitim kurumlarının oluşturduğu ve bir TEV temsilcisinin de katıldığı burs komisyonları aracılığıyla Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerinden seçildi. TEV ve HSBC Türkiye tarafından yürütülen Enerjimiz Geleceğe Projesi’nin fon miktarı 2013-2014 eğitim öğretim dönemi için 460.800 TL olarak belirlendi.. Türkiye Bursları’na en çok başvuru Filistinli öğrencilerden Başarılı yabancı öğrencilerin Türkiye’deki eğitimleri için verilen Türkiye Bursları’na en çok Filistinli öğrenciler başvuru yaptı. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından verilen burslara, Gazze’den bin 150, Filistin’den 2 bin başvuru yapıldı. Yüksek lisans ve doktora düzeyindeki burslarla ihtiyaç sahiplerine aylık 800 ile 1.100 lira arasında destek veriliyor.Genç bilimcilere ödülBu yıl 23’üncü kez düzenlenen Uluslararası Araştırma Projeleri Yarışması’nın ödülleri verildi. MEF Eğitim Kurumları tarafından tüm dünyada fen bilimleri alanında yetenekli lise öğrencilerinin önünü açmak için düzenlediği yarışmada Türkiye’den fizik alanında İzmir Büyükçiğli Özel Türk Koleji Anadolu Lisesi, kimya alanında İzmir Konak Vali Vecdi Gönül Anadolu Lisesi ve biyoloji alanında Tekirdağ Belediyesi Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri birincilik ödülüne layık görüldüler. Yurtdışından katılan projeler arasında yapılan değerlendirme sonucunda ise fizik alanında Slovenya, kimya alanında Polonya, biyoloji alanında ise Makedonya birincilik ödülünün sahibi oldu.Asya çalışmaları yüksek lisans programıAsya ülkelerinin dünya ekonomisinde ve uluslararası ilişkilerde oynadığı rol sayesinde, Asya giderek küreselleşmenin bölgesel merkezi haline geliyor. Bunun için de Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi’nin desteğiyle, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bolümü’ne bağlı Asya Çalışmaları II. Eğitim Yüksek Lisans Programı açıldı. Programın tezli ve tezsiz seçenekleri bulunuyor. Öğretim dili İngilizce olacak programa başvurular 20 Haziran’da sona erecek. Adaylar 28 Haziran’da yazılı sınava, 30 Haziran’da ise mülakata girecek. http://www.maas.boun.edu.tr Hürriyet-Eğitim

Bu haber 1090 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Şişli Eskort