Bakan açıkladı: Öğretmenlerin maaşlarını iyileştireceğiz

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: "Sınav; öğrencinin neyi bilmediğini değil, neyi bildiğini ölçebilmelidir, açıklamasında bulundu.

21 Eylül 2017 - 13:14 - Güncelleme: 21 Eylül 2017 - 13:19

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sisteminin (TEOG) kaldırılmasına ilişkin, "Sınavın çoktan seçmeli test oluşu, kısa sürede çok soru çözmeyi gerektirmesi, tüm eğitim sisteminin buna göre yapılanmasına yol açtı. Bu durum; ileride kendini tek kelimeyle ifade edebilen, sosyal etkinliklere katılmayan bir öğrenci profilinin çıkmasına yol açacaktır." dedi. Yılmaz, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nin (İZÜ) akademik yıl açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Yılmaz, eğitimin en önemli kademelerinden birinin üniversiteler olduğunu belirterek, üniversitenin toplumsal gelişmişlikle birlikte anıldığını söyledi. Üniversiteleri kaliteli olmayan toplumların muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim dönemimizde üniversiteler yatay büyüdü. 76 üniversite vardı, şimdi 186 üniversiteye çıktı. Ama bundan sonra yatay büyümeden ziyade, dikey büyümeyi sağlayabilmeliyiz. Bu amacı gerçekleştirmek için Yükseköğretim Kalite Kurulu kurduk. Bundan sonra üniversiteler idari ve akademik yönden dışarıdan denetime tabi tutulacak. Yükseköğretim Planlama Kurulu'nu kurduk. Hangi fakülteden nerede açılması lazım ve hangi kontenjana sahip olması lazım, dolayısıyla bir plansızlık öngörülmesin... Yükseköğretim Kurulu'nun vazifeleri arasına ihtisaslaşmayı koyduk. İstiyoruz ki üniversitelerimiz bir diğerinin benzeri olmasın."

"ÖĞRETMENLERİMİZİN MALİ DURUMLARINI DA GİTTİKÇE İYİLEŞTİRECEĞİZ"

Bakan Yılmaz, ayrıca öğretim üyesi yetiştirilmesi konusunu da ele aldıklarını belirterek, misyon farklılaşması ve ihtisaslaşmayı desteklemek için de YÖK Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nın başlatıldığını söyledi. YÖK'ün ayrıca tıp fakültesi, mimarlık ve eğitim fakültesine girişte belli bir baraj sınırlaması getirdiğini, temel bilimlere bu yıl destek verdiğini ifade eden Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: "2002'de eğitime ayrılan para 11 milyar liraydı. Bütçenin yüzde 10'una tekabül ediyordu. Şimdi 122 milyar lira. Merkezi hükümet bütçesinin yüzde 20'sine yakın bir miktar. Geçmiş dönemlerde verilmeyen önemi biz bu dönemde verdik. 580 binin üzerinde öğretmeni biz atadık bu dönemde. Yani gördüğünüz her üç öğretmenden ikisi bizim dönemimizde atandı. Türkiye'nin kalkınması devam ettikçe öğretmenlerimizin mali durumlarını da gittikçe iyileştireceğiz."

"DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY, DEĞİŞİMİN KENDİSİDİR"

Bakan Yılmaz, eğitim müfredatının önemine değinerek, "Uzun süren çalışmalar sonunda 1, 5. ve 9. sınıflardaki 51 dersin öğretim programını yeniledik. İddiamız odur; en demokratik, en katılımcı, en bilimsel müfredat. Eleştiri olabilir. Biz değiştireceğiz ama bizden sonra gelenler, bizimkini değiştirecekler. Çünkü değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir." dedi. Eğitim sistemine, değerler konusunda da maddi konuda da güvenilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, "15 Temmuz'da bu ülkenin gençleri, evlatları, ülkesinin bayrağını, değerlerini korumak için sokağa çağrıldığında istisnasız herkes sokağa çıktı. Bu, değerler eğitiminin en somut göstergesidir. Kendi milli iradesine, hakkına, hukukuna sahip çıkmak için canından da vazgeçebileceğini gösteren bir evladın, bir neslin, bir öğrencinin değerler eğitiminden yoksun olduğunu söyleyebilmek doğru değildir." diye konuştu. İKİLİ EĞİTİMİN KALDIRILMASI Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, göreve geldiğinde Başbakan Binali Yıldırım'ın ikili eğitimin kaldırılmasına ilişkin talimat verdiğini söyledi. İlave 70 bin derslik yapılacağını anlatan Yılmaz, Ankara'ya 8 bin 500 dersliğin yapıldığını, 2019 yılı sonuna kadar bu ilde ikili eğitimi kaldıracaklarını aktardı. İzmir'in 30 ilçesinin 5 ilçesinde ikili eğitimin bulunduğunu, Aydın'da yalnızca bir merkez ilçede 4-5 okul ihtiyacı olduğunu belirten Yılmaz, bu yolda ilerlediklerini anlattı. Okul öncesi eğitimin de önemine değinen Yılmaz, "Okul öncesi eğitim mutlaka önemlidir. Bu ülkenin çocuklarını 21. yüzyıla taşımak için, bu ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine taşımamız için bunu çok iyi bir yere getirmemiz lazım. 2002'de okul öncesi eğitimdeki öğrenci oranı yüzde 10'du, bu yüzde 74'e geldi." ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım'ın, öğrencilerin yabancı dil konusundaki eğitimlerine ilişkin de talimat verdiğini anlatan Yılmaz, "81 ilde 620 okul seçildi. 15 saatin üzerinde yabancı dil eğitimi vereceğiz. Bir yıl sonunda aldığımız mesafe, bu uygulamanın başarılı olup olmadığını bize gösterir. Başarılı olduğumuzda bunu tüm Türkiye'ye yaygınlaştıracağız." dedi.


 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • M.Tekin
    2 ay önce
    Öğretmenlerin durumunu iyileştireceğiz diye haber yapıyorsunuz. Siz dalgamı geçiyorsunuz. Kısacık bir cümleyi güya öğretmenlerin durumunu düzelteceğiz diye servis yapıyorsunuz. Ülkenin durumu iyiye gittikçe öğretmenlerin durumunu da iyileştireceğiz cümlesinin neresinde iyileştirme var Allah aşkına.Milli Eğitimin umurunda mı öğretmenin maddi durumu.Beğenmiyorsan çık git diyenler olacak.İnanın her gün iş yükünün arttığı bu ortamda keşke maaşların ki özellikle maaş matrahındaki kat sayının da artmasını isterdim. Nerdeee. Şimdi kalkıp utanmadan öğretmenlerin durumunu iyileştireceğiz sözünü daha değişik cevaplardım ya neyse. Lakin biz devletimizi seviyoruz. Devletin makamına saygımızdan, edebimizden kırıcı, üzücü, hakaret edici söylemde bulunmak istemiyorum. Adam gibi öğretmen yetiştirilecek ve adam gibi maaş verilecek. Anadolumuzun nice mahrumiyet bölgesinde nice gariban öğretmenlerimiz var. Özelikle bunların iyileştirilmesi lazım gelir.
  • Ho
    2 ay önce
    Ulen 1 lira bile verme öğretmenlik diye bir meslek kalmadı zaten. Hakimlrnize verin az alıyorlar ve çok adalet sağlıyorlar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tekirdağ'da Atatürk fotoğrafını yırtan öğretmene soruşturma
Tekirdağ'da Atatürk fotoğrafını yırtan öğretmene soruşturma
Genç öğretmene çalıştığı okulda namaz yasağı koyuldu
Genç öğretmene çalıştığı okulda namaz yasağı koyuldu