İdrar kaçırma kadınların kaderi mi?

ART Tıp Merkezi uzmanlarından Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op. Dr. Senai Aksoy, idrar kaçırma ve lazerle tedavisi hakkında bilmeniz gerekenleri anlatıyor.

İdrar kaçırma kadınların kaderi mi?

Doğurganlık çağındaki her 4 kadından birinin idrar kaçırma sorunu yaşadığını biliyor muydunuz? Kadınlar için son derece utanç verici ve eziyetli olabilen bu rahatsızlık toplumda hala bir tabu olarak kabul ediliyor. Oysa bilinmeyen bir gerçek var: İdrar kaçırma yaşlanmanın doğal bir sonucu değil, üstelik bu sadece yaşlı kadınlara ait bir problem de değil. En önemlisi bu hastalık kadınların çaresizlik içinde razı olup alışmaları gereken bir durum olarak görülmemeli. İdrar kaçırma ve tedavisi hakkında doğru bilgilere sahip olmak, gerektiğinde doktora başvurarak bu sorunu çözebilmek açısından çok önemli. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy idrar kaçırma hakkında kadınların bilmesi gerekenleri anlattı ve lazerle tedavi ile ilgili son yapılan araştırmaları özetledi: İdrar kaçırma nedir? Bir kadın ne zaman idrar kaçırdığını düşünmeli? İdrar kaçırma (bilimsel adıyla üriner inkontinans) idrarın tutulamaması ve istemsiz olarak serbest bırakılmasıdır. Kadınlar öksürdüklerinde, güldüklerinde, hapşırdıklarında veya egzersiz yaparken az da olsa idrar kaçırıyorlarsa veya idrara çıkmak istediklerinde tuvalete yetişemiyorlarsa bu sorunla karşı karşıya oldukları söylenebilir. Bazen, zorlayıcı hareketler esnasında ufak miktarda bir sızıntıyla başlayan idrar kaçırma problemi, tedavi edilmediği takdirde kronik ve şiddetli bir hastalık haline gelerek kadının yaşantısını çok olumsuz etkileyebilir. Bu sorunu yaşadığı için egzersiz yapmaktan kaçınan, evden çıkmak istemeyen, geceyi tuvaletin kapısında geçiren veya altına bez bağlamayı tercih eden pek çok kadın vardır. İdrar kaçırma sadece yaşlılara özgü bir problem midir? Kimlerde görülür? 65 yaş üzeri kadınların %33'ünden fazlasında idrar kaçırma problemi görülür ancak bu sadece yaşlılarda görülen bir problem değildir. Özellikle normal doğum yapmış her yaştan kadında bu problem olabilir. Genç kadınlarda da düşünüldüğünden daha fazla oranda idrar kaçırmaya rastlanmaktadır. (%4-14) İdrar kaçırma için risk faktörleri hamilelik, doğum, kilo problemi ve ileri yaştır. İdrar kaçırmanın nedeni nedir? Nedenlerinden bahsetmek için önce idrar kaçırmanın tiplerine bakmalıyız.: 1. Stres Tipi: En sık görülen tip budur. İdrar torbasına baskı yapan hareketler (gülme, öksürme, hapşırma, koşma gibi) sonucu idrar kaçırılmasıdır. 2. Sıkışma (urge) Tipi: Bu, idrar torbasında az miktarda idrar olsa da sık ve ani idrara çıkma isteği duyulması ve çoğu kez tuvalete yetişilememesidir. Bu tip idrar kaçırmada, kaçırılan idrar miktarı daha fazladır. Kadında hem stres hem sıkışma tipi idrar kaçırma varsa buna karışık (mixed) tip idrar kaçırma diyoruz. Stres tipi idrar kaçırma hamilelik, doğum, kilo alımı, ileri yaş gibi nedenlerle pelvik bölge kaslarının gereğinden fazla esnemesi ve zayıflaması sonucu olur. Bu bölgedeki destek kasları zayıflayıp idrar torbasını yerinde tutamayınca, idrar torbası aşağıya doğru sarkarak vajinaya baskı yapar. Bunun sonucunda kadın idrar kanalının ağzını kapatan kaslarını sıkamaz ve hareket kaynaklı baskı nedeniyle idrarı kaçırır. Vakaların %15-80'inde stress inkontinans ile birlikte pelvik organ sarkmaları da görülür. Organ sarkmalarını gidermek için pelvik bölgede yapılan ameliyatlar (özellikle rahimin alınması) bazen daha önce idrar kaçırmayan kadınlarda idrar kaçırmanın başlamasına veya şiddetlenmesine neden olabilir. Sıkışma tipi idrar kaçırma ise idrar torbası kaslarının fazla aktif olmasından (idrar torbasında bir iritasyon, duygusal stres, Parkinson gibi sinir hastalıkları , felç gibi nedenlerle) ve idrarı dışarı itmesinden kaynaklanır. İdrar torbası fazla aktif olan her kadın idrar kaçırmaz. Ancak bu durum pelvik kas desteğinin zayıf olması ile birleşince idrar tuvalete yetişemeden dışarı akar. İdrar kaçırmanın tedavisi var mıdır? Kadınlar bu konuda doktora başvuruyorlar mı? İdrar kaçırmanın ameliyatlı ve ameliyatsız bazı tedavi yöntemleri vardır. Günümüzde özellilkle lazerle tedavide çok önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Burada önemli olan idrar kaçırma sorunu yaşayan kadının tedavi için zamanında doktora başvurmasıdır. İdrar kaçırma, çok sık görülmesine, kadının günlük yaşantısında büyük bir utanç kaynağı olmasına ve yaşam kalitesini önemli ölçüde bozmasına rağmen ne yazık ki bu sorunla karşılaşan pek çok kadın tıbbi yardım almak için doktora başvurmamaktadır. Yakın zamanda yapılan bir anket; 40 yaş ve üzerinde stres inkontinans yaşayan kadınların sadece %15'inin tedavi olmak üzere bir uzmana başvurduğunu göstermiştir. Bunun sebebi kadınların böyle bir problemi dile getirmekten utanmaları, mevcut tedavi yöntemlerini bilmemeleri ve tedavinin mutlaka ameliyat gerektireceğini düşünmeleridir. Araştırmalara göre kadınlar, etkili ama daha az girişimsel (invasiv), daha güvenli, komplikasyon riski düşük ve iyileşme süresi kısa bir tedavi şekli olduğunu bilselerdi tedavi olmaya çok daha istekli olurlardı. İşte lazerle idrar kaçırma tedavisi (IncontiLase) kadınlara tüm bunları sunarak tedavi olmalarının önündeki engelleri kaldırıyor ve yaşam kalitelerini iyileştiriyor. Gerçekten ilk görüşmeye altına bez bağlayarak gelen ancak iki seans lazer tedavisinden sonra artık bez bağlamadığı için son derece mutlu ayrılan hastalarım var. İdrar kaçırmanın lazerle tedavisi nasıl ortaya çıktı? Diğer tedavilerden farkını anlatabilir misiniz? Stres inkontinansı olan kadınların pek çoğu için ilk denenen yötem girişimsel olmayan (non-invasive) tedavilerdir. Bunlar yaşam alışkanlıklarında değişiklikleri ve pelvik destek kasları için egzersizleri kapsar. Ancak bu tedavi yöntemleri hasta açısından motivasyon, sabır ve zaman gerektirir. İstenen sonuçların alınabilmesi için hastanın verilen tedaviye aynen uyması ve devamlılık göstermesi çok önemlidir. Yapılan araştırmalar ne yazık ki vakaların pek çoğunda bu motivasyonun sağlanamadığını göstermektedir. Hastaların sadece doğum yaptıktan sonra veya idrar kaçırma şikayetleri ilk başladığında, çok kısa süreyle önerilen egzersizleri yapabildikleri gözlemlenmiştir. Ameliyat içermeyen diğer yöntemler ise elektrikle stimülasyon, vajinaya yerleştirilen ve tıkaç görevi gören araçlar ve ilaçlı tedavidir. Bu yöntemlerin etkinliğini inceleyen araştırmalara göre, pelvik destek kasları için uygulanan egzersizler, elektrikle stimülasyon ve vajinal araçlara(tıkaç) göre daha başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Kaldı ki elektrikle stimülasyon yönteminin idrar yolları enfeksiyonlarına yol açtığı vakalar bildirilmiştir. Vajina içi araçların ise belli ölçüde etkili olsa da vajinada iritasyon ve ağrı gibi yan etkileri olduğu bilinmektedir. İdrar kaçırmanın ameliyatla tedavisi oldukça sık uygulanan ve etkili bir yöntemdir. Ancak ameliyat girişimsel bir yöntem olup komplikasyon riski taşıdığından ve iyileşme süresi uzun olduğundan, öncelikle ameliyatsız yöntemlerin denenmesi tercih edilmektedir. Ameliyat ile yerleştirilen hamak benzeri destek maddelerinin ise çoğunlukla etkili olmakla birlikte idrar kesesini boşaltma problemi, idrar kesesi kasının (detrusor) aşırı aktif olması, vajinal epitelin erozyonu, enfeksiyon, ağrı, idrar yolları problemleri ve idrar kaçırmanın veya organ sarkmalarının tekrarlaması gibi ciddi yan etkileri ve komplikasyonları bulunmaktadır. Yaşam kalitelerindeki olumsuzluğa rağmen ameliyat olmaktan kaçınan inkontinans hastalarının, hem etkili hem güvenli hem de girişimsel olmayan tedavi yöntemlerine yönelik arayışlarına cevap lazerle tedavi yönteminin geliştirilmesi ile gelmiştir. Lazer yöntemi (IncontiLase) idrar kaçırmayı nasıl tedavi ediyor ve üstün yönleri neler? Araştırmacılar stres inkontinans yaşayan kadınların bağ dokusunu incelediklerinde, kolajen miktarının azaldığını ve kolajen bileşiminin kalitesinde bazı değişimler olduğunu farkettiler. Bu kadınların bağ dokusu metabolizmasındaki değişimlerin, kolajen üretiminin azalmasına ve sonuçta ürogenital yolların yeterince desteklenmemesine neden olduğu ortaya çıktı. Araştırmacı Wong ve ekibinin bulgularına göre stres inkontinansı olsun veya olmasın pelvik organ sarkması yaşayan kadınların da servikal (rahim ağzı) kolajen miktarı önemli ölçüde azalmıştı. Lazer cihazlarının yarattığı biyokimyasal, ablative (dokuyu aşındıran) ve termal etkilerin çeşitli alanlarda yarattığı başarılı sonuçlar artık biliniyor. Lazer kaynağından elde edilen termal enerji, özellikle nemli ortamlarda sadece kolajen dokusunu etkili bir şekilde iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda yeni kolajen oluşumunu da (neocolagenesis) tetikliyor. Lazer ışınları, kolajenin molekül yapısını değiştirerek maddeyi birleştiren bağların kısalmasına (2/3 oranında) ve sonuçta kolajen dokusunu oluşturan liflerin anında sıkılaşmasına neden oluyor. Dolayısıyla lazer ışınları kolajen bozulmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisinde önemli ölçüde etkli oluyor ve bugüne kadar yapılan araştırmalar da bu bulguyu destekliyor. Termal lazer tedavilerinin başarıyla kullanıldığı alanlardan bazıları yüz sarkmaları, horlamaya neden olan küçükdil/damak gevşemeleri ve ortopedik travma kaynaklı bağ dokusu problemleridir. İncontiLase (Lazerle İdrar Kaçırma Tedavisi) lazerin bu kolajen yenileyici termal etkisinin kullanıldığı, girişimsel olmayan (non-invasive) yeni ve etkili bir tedavidir. Yapılan araştırmaların da desteklediği gibi, IncontiLase, organ sarkması olsun veya olmasın, stres inkontinansı (özellikle erken evrede) çok başarılı bir şekilde tedavi etmekte, idrar kaçırma belirtilerini önemli ölçüde iyileştirmekte ve pelvik destek kaslarının gücünü de artırarak hastaların yaşam kalitesini yükseltmektedir. Neden IncontiLase'in hasta ve doktor memnuniyeti bu kadar yüksek? Yapılan son araştırmalar ışığında açıklar mısınız? Bu tedaviyi 1 seneyi aşkın süredir pek çok hastaya uygulamış ve sonuçlarını gözlemlemiş bir doktor olarak, IncontiLase'in idrar kaçıran kadınlar için çok önemli bir gelişme olduğunu, tedaviye uygun hastaların yaşam kalitelerinde önemli ölçüde iyileşme sağladığını ve özellikle 2 ay sonraki kontrollerine hastalarımın oldukça mutlu geldiğini söyleyebilirim. 2012'de, az ve orta şiddette stres inkontinans yaşayan 39 kadının katılımıyla yapılan bir araştırmanın sonuçları, Er-Yag lazerin (ablative-aşındırıcı- olmayan fraksiyonel modunda) idrar kaçırma tedavisinde ne kadar umut verici olduğunu doğruluyor. Araştırmada lazerle idrar kaçırma tedavisi gören kadınların, tedavi sonucunda iyileşmeleri çeşitli kriterler ve yöntemler belirlenerek ölçümleniyor. Ölçümlenen kriterler; idrar kaçırmanın ne kadar azaldığı ve bunun yaşam kalitesine olan etkisi, idrar kanalının (üretra) ve idrar kesesi ağzının mobilitesi, pelvik kas gücünde ve doku yapısında sağlanan değişim ve bunun cinsel yaşantıya yansıması. Hastaların sonuçları tedaviden1 ay, 3 ay ve 6 ay sonra inceleniyor. Araştırmanın yürütüldüğü şartlar ve bu esnada yapılan gözlemler şöyle: Tüm kadınların tedavileri muayenehane ortamında başarıyla tamamlanıyor. Herhangi bir komplikasyon yaşanmadığı için işlem hastanede yapılmayı gerektirmiyor. Ortalama tedavi süresi 25 dakika olarak ölçülüyor. Hastaların yaklaşık yarısı işlem esnasında hiçbir acı duymadığını belirtirken. diğer yarısı çok hafif bir acı ve yanma hissi duyduğunu belirtiyor. Bu acının da lazer atışları arasında duraksama yapıldığında yok olduğu tespit ediliyor. Tüm hastalar işlemden hemen sonra normal yaşantılarına dönüyorlar ve herhangi bir yan etki bildirilmiyor. Bu bulgular IncontiLase işleminin hasta tarafından kolaylıkla tolere edilebilen, güvenli ve non-invasive (girişimsel olmayan) bir tedavi olduğunu doğruluyor. Tedavi sonuçları ise şöyle: IncontiLase tedavisi için belirlenen ve çeşitli yöntemler kullanılarak ölçümlenen tüm kriterlerde iyileşme görülüyor. Hastaların idrar kaçırma belirtilerinin azalması ve yaşam kalitesinin artması ile ilgili verdiği ortalama not özellikle 6 ay sonra önemli ölçüde iyileşme gösteriyor. Perinometre adı verilen bir aletle idrarı tutabilmeyi sağlayan pelvik kasların, ne kadar süreyle kasılı kalabildiği ölçümleniyor ve bu süre 1 ay sonunda 4,7 saniye, 3 ay sonuda 11,8 saniye ve 6 ay sonunda 22,5 saniye uzuyor. Bu sürenin artışı pelvik kas gücünün artşıyla ilgili olduğu için idrar kaçırmayı olumlu etkilediği gibi pelvik organ sarkmalarını da engelleyici rol oynuyor. İdrar kanalı ve idrar kesesi ağzının açısı ve mobilitesi ölçümlendiğinde, idrar kaçırma açısından olumlu bir değişim gösterdiği tespit ediliyor. Tüm bu olumlu değişimlerin hastaların cinsel yaşantısı üzerinde yaptığı etkiyi ölçen ankete bakıldığında ise şu ortaya çıkıyor: Pelvik taban desteği ile igili sorun yaşayan tüm hastaların yaklaşık %25-50'sinde görülen cinsel fonksiyon bozuklukları bu tedavi sonrasında iyileşme gösteren faktörlerden biri (özellikle 6 ay sonra) Tüm bu bulgular, IncontiLase'in (minimal ölçüde girişimsel, aşındırıcı etkisi olmayan fraksiyonel lazer ışınlarının) az-orta şiddetli stres inkontinans tedavisinde hem güvenli hem acısız hem de etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymakta. Er-YAG lazerin termal etkisinin (61-63 derece santigrat ısı), epidermise minimum zarar vererek kolajen dokusu üzerinde yarattığı sıkılaşma ve anında başlayarak devam eden yeni kolajen oluşumu, bu olumlu sonuçları sağlayan faktör. Bu etki sayesinde pelvik bölge dokuları kolajen açısından zenginleşiyor, daha sıkı ve elastik hale geliyor, idrarı tutmak kolaylaşıyor ve organlar alttan destekleniyor. Hastalar ameliyat olmadan, anestezi almadan, hastaneye yatmadan, kesisiz ve dikişsiz 25 dakika gibi kısa bir sürede tedavi oluyor ve hemen normal yaşantılarına dönebiliyor. Tedavi sonrası iyileşme süresi de kısa. Kolajen dokusu üzerine etki eden başka tedavi şekilleri var mı? Radyofrekans ile üretranın (idrar kanalının) kolajen dokusunun denatürasyonu (yapısının değiştirilmesi), idrar kaçırmayı azaltan bir yöntem olmakla birlikte, hastalar tedavi sonrasında idrara çıkmada ağrı ve yanma, idrarı tutma (ağrıya bağlı olarak idrarı boşaltamama) ve işlem sonrası acı duyma gibi yan etkiler bildirmişlerdir. Bunun dışında gene lazer tedavisi olup CO2 lazer ışınlarını kullanan ve vajina kanalına uygulanan bir yöntem mevcut. Ancak araştırmalar bu işlemle ilgili kanama, ağrı ve yanma gibi yan etkiler olduğunu göstermektedir. Son olarak kadınların idrar kaçırma konusunda alabilecekleri önlemler var mı? Ne yapmalılar, ne yapmamalılar? Yaşam alışkanlıklarında yapılabilecek bazı ufak değişikliklerin faydası var: -Çay, kahve gibi kafeinli içecekleri, gazlı içecekleri ve alkolü az tüketmeye özen gösterin. -Kabızlığı önleyen lifli gıdaları beslenmenize katın (kabızlık nedeniyle fazla ıkınma idrar kaçırma riskini artırır) -Kabızlık gibi öksürmek de idrar kaçırmaya neden olur. Bu nedenle sigarayı bırakın. -Kilo almamaya çalışın, her zaman sağlıklı bir kiloda kalmaya özen gösterin. -Pelvik destek kaslarını güçlendiren Kegel egzersizlerini yapın. -İdrarınızı uzun süre tutmayın, düzenli olarak tuvalete gidin. -İdrar kaçırma şikayetiniz varsa doktora başvurmaktan çekinmeyin. Bahsettiğimiz gibi idrar kaçırmanın özellikle erken evrede tedavisi mümkün ve lazerle tedavi (IncontiLase) kadınlara ameliyatsız, etkili, güvenli ve acısız bir seçenek sunuyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.