İlk Öğretmenim…


Prof. Dr. Necati CEMALOĞLU

Prof. Dr. Necati CEMALOĞLU

Okunma 25 Ağustos 2017, 15:47

Prof. Dr. Necati Cemaloğlu
 
           Başarılı öğrenci velilerinin yaptıkları konuşmaları dinlediğimde genellikle şu şekilde konuştuklarını görüyorum:
-          Bizim çocuğun lisede bir matematik öğretmeni vardı. Ne öğrendiyse ondan öğrendi…
-          Bizim çocuk ortaokul 2’de bir fen bilgisi öğretmenine düştü. TEOG’da çok yüksek puan aldı fen lisesini kazandı…
-          Bizim çocuk liseye kadar İngilizce’de bir sorunu yoktu. Bir İngilizce öğretmeni yüzünden, çocuk dersten soğudu…
Yukarıdaki cümlelerin benzerleri ile hayatınız boyunca çok defa karşılaşmışsınızdır. Öğrencilerin hayatında öğretmen faktörü oldukça önemlidir.  Bu öğretmenlerden birisi vardır ki, öğrencinin yaşamında belirleyici rol oynar. Bu kim mi? İlkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri, öğrencinin sadece eğitim yaşantısını değil, sosyal yaşantısını, kişiliğini, karakterini belirler, onları adeta bir hamur gibi yoğurur ve şekil verir.
            İlkokulda öğretmen öğrenciye okuma-yazma öğretir. Öğrenci doğru okumayı, doğru yazmayı, noktayı nereye koyacağını, imla kılavuzuna uygun nasıl yazılacağını öğrenir.
İlkokulda öğretmen, sayıları, sayılar arasındaki ilişkiyi, temel matematik becerisini ve problem çözmeyi öğretir. Öğrenci somuttan soyuta doğru yavaş yavaş hareket etmeye başlar.
İlkokulda öğretmen, ovaları, yaylaları, akarsuları, dağları, ülkenin endüstrisini öğretir. Amaç yeryüzü şekillerini öğretmek değil, öğrencide vatan algısını geliştirmektir.   
Öğretmen resim, müzik ve beden eğitimi dersinde güzel sanatları, güzel sanatlara ilgi duymayı öğretir. Güzel sanatlar alanında kabiliyeti olan öğrencileri belirleyip yönlendirme görevini üstlenir. İlkokul aşaması, özel yetenekler açısından krtitik öneme sahiptir. İnce kas becerileri kalınlaşmadan geleceğin sanatçıları erken keşfedilir. Bu sanat ve spor alanlarına ilgisi olmayan öğrenciler de ise, sanata ve spora karşı olumlu bir algının ortaya çıkması sağlanır ve yaşam kalitesi artırılmaya çalışılır.
İlkokulda öğrenciye kitap okutulur. Öğrenci kitap okudukça anlama, anlatma (sözlü-yazılı) becerileri gelişir. Kelime dağarcığı arttıkça daha iyi anlamaya ve kendisini daha iyi anlatmaya başlar. Çünkü, insan beyni kelimelerle düşünür.
İlkokulda disiplin kuralları öğretilir. Sınıfa nasıl girileceği, nasıl çıkılacağı, nasıl oturulacağı gibi uyması gereken temel kurallar kazandırılır. Öğrenciler, kendi kendilerini kontrol etmeye başlar. Bu becerilerini durakta otobüs beklerken, toplu yaşam alanlarında davranışta bulunurken, hayatlarının her aşamasında ortaya koyarlar.
Öğretmen öğrencilere ödev verir. Verilen ödevin ölçütleri belirlenir. Öğrencilerin belirlenen ölçütlere dayalı olarak zamanında ödevlerini teslim ederler. Bazen yalnız bazen de ekip halinde çalışırlar. Bu faaliyetler öğrencilerin birlikte çalışma, sorumluluk kazanma ve zamanında ödevini teslim etme gibi davranışların kazanılmasında etkili olur. Öğrenciler, bu aldıkları bu görev ve sorumluluklarla zaman yönetimi becerisi kazanır. Zamanında okula gelme, zamanında ödevini teslim etme, okuldan zamanında çıkma, sınavda verilen zaman aralığında soruları yetiştirip teslim etme, tüm yaşamında kullanması gereken beceriler olarak ele alınır.
Okulda bazen sorunlar yaşanır. Öğretmen öğrenciye sorunu anlama, tanımlama ve çözme becerisi kazandırır. Bu becerileri kazanan öğrenci hem iletişim hem de sorun çözme becerilerini kazandığı için, ilerleyen yıllarda yaşam kalitesini artıracak eylemlerde bulunabilir.
Öğretmen öğrenciye duygularını kontrol etme, vatandaşlık becerisi, temel hak ve özgürlükler bağlamında eğitim verir. İyi bir insan, iyi bir seçmen iyi bir vatandaş olması sağlanır.
Öğretmen öğrenciye temiz olma, sağlıklı beslenme, kişisel bakım ve hijyen esaslarını öğretir. Öğrenci yaşamı boyunca bu becerilere sahip olarak yaşama alışkanlığı kazanır.
Öğretmen öğrenciye vatan, millet, bayrak, özgürlük, Türk vatandaşlığı gibi temel vatandaşlık bilgilerini kazandırır. Vatan için, bayrak için şehit olmaktan çekinmeyen ve “Varlığım Türk varlığına armağan olsun.” Diyen bir nesil ortaya çıkar.
Yukarıdaki listeyi çoğaltmak mümkündür. Bütün bunlar bir sınıf öğretmeninin yetki ve sorumluluğunda, temelleri atılarak gerçekleşir. Bu yüzden sınıf öğretmenliği, çok önemli bir alandır. Bu değerleri içselleştirmemiş kişiler, bir toplumun geleceğini ipotek altına alabilirler. Sınıf öğretmeni olmak isteyen herkes çok ciddi bir elemeden geçirilmesi gerekir. Bu becerileri kazanamayan öğrencinin topluma ve eğitim sistemine maliyeti çok büyüktür ve telafi edilemeyecek düzeyde tahribata neden olabilir. Aslında lisede iyi matematik öğreten öğretmen, ilkokulda iyi dinleme, okuma, anlama becerisi kazanmış, disiplin kurallarını özümsemiş kendine hedef koymuş öğrenciye matematiği öğretebilmektedir. İstenen beceriler ilkokulda kazandırılmamış olsaydı, lisede öğretmenin işi o kadar da kolay olmazdı.  Veliler, sınıf öğretmenlerinden, çocuklarını TEOG’a hazırlamasını istedikleri zaman çocuklarına büyük zarar verirler. Çünkü, bilgiden önce kazanması gereken temel beceriler vardır ve bu temel beceriler, öğrenmenin alt yapısını oluşturur. Bunu da öğrenciye kazandıracak yeğane öğretmen sınıf öğretmenidir. Sınıf öğretmenlerinin eğitiminde bilişsel ögeler kadar duyuşsal ögeler de çok fazla öneme sahiptir. Bu yüzden sınıf öğretmenlerinin temel değerleri içselleştirmiş olmaları gerekir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hatice - 3 hafta önce
Kaleminize sağlık hocam. Özellikle de eğitim seviyesi düşük olan ebeveynlerin çocuklarında iyi öğretmen kurtuluş çıngısı işlevi görüyor...