Türk Dil Kurumu'nun sözcüklere bulduğu yeni karşılıklar başarılı mı?

Oluşturulan İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü tartışmaya neden oldu...

Türk Dil Kurumu'nun sözcüklere bulduğu yeni karşılıklar başarılı mı?

TÜRK Dil Kurumu'nca(TDK) oluşturulan çalışma grubunun, eczacılık terimlerine yeni Türkçe karşılıklar bularak hazırladığı ilk Türkçe eczacılık tartışmaya neden oldu. İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü'nü 11 öğretim üyesinin 12 yılda hazırladığı ve 12 bin terimin bulunduğu belirtilirken, bypass- köprüleme, aşırtma, check up- tambakı, otopsi- ölü açımı, prematüre- yarımca, dedektör- ararbulur, dezenfeksiyon- bulaş savma, mazoşist- özezer, deterjan- kirgideren gibi karşılıklar buldu. Peki sözcüklere bulunan yeni karşılıklar başarılı mı? Bu sözcükler, toplumda hemen kabullenilir mi? İşte uzmanların yorumları... 'Yeni karşılıklar başarılı değil' İstanbul Ünv. Cerrahpaşa Tıp Fakült. Öğr. Üys. Prof. Dr. Abdullah Coşkun YORULMAZ: "BENİM kendi branşıma göre yeni karşılıklar başarılı değil. Otopsinin anlamı 'ölü açımı' değil zaten. Otopsi gerçeği bulmak için yapılan bir işlemdir. 'Ölüm sonrası inceleme' demek daha doğru, ancak ölü açımı demek uygun değil. Çünkü sadece ölüyü açıp bakmaktan bahsetmiyoruz. Dil olarak da ölü açımı uygun değil. Otopsinin karşılığı, 'Ölünün incelenmesi', 'ölümden sonra inceleme' olabilirdi. Uluslararası terminolojide zaten ölümden sonra inceleme olarak geçer. Geçmişte de böyle hatalar yapıldı, tutmadı da zaten. Hem kavramsal hem de kullanım olarak doğru değil. Bu konuda adli tıp uzmanlarından görüş alınabilirdi." 'Bu sözcüklerin tutma olasılığı az' Ankara Ünv. DTCF Dilbilim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür AYDIN: "ÖZDEŞLEŞTİRME çalışmalarının desteklenmesi lazım. Bu çalışmalar olumlu, ancak 1980 sonrasındaki Türk Dil Kurumu, daha önceki özdeşleştirme çalışmalarının başarısına ulaşabilmiş değil. Bu başarısızlığın temel nedeni, TDK'nın dilbilimsel çalışmalardan uzak durması, dilbilimsel çalışmalara yaklaşmaması. Dilbilim çalışmaları, morfoloji kuralları hangi sözcüğün ne kadar tutacağı konusunda zaten bilgi veriyor. Dilbilimde kabul edilen gerçekler var. TDK dilbilim çalışmalarından uzak durduğu için bunlar yetersiz kalıyor. Bu nedenle bu sözcüklerin tutma olasılığı az. Oysa TDK daha öncesinde bu konuda başarılıydı. Çünkü daha önceki çalışmalar hep dilbilim temelliydi." 'Bazıları uygun, bazıları değil' Medicalpark Fatih Hastanesi İç Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan: "BULUNAN karşılıklardan bazıları uygun, bazıları değil. Örneğin 'Dezenfeksiyon'a karşılık gelen 'Bulaş savma' uygun değil. Çünkü bizim kullanış amacımız bu değil. Öte yandan 'ölü açımı' çok kötü bir laf, ürpertici, uygun değil. Bu tip karşılıkların benimsenmesi gerekir. Benimsenmeyecek tipteki açılımların hiçbir önemi yok. Şimdiye dek bu tür çalışmalar çok yapıldı. Bir kısmı benimsendi, diğerleri benimsenmedi. Prematüre'ye erken doğum denir, yarımca denmez. Hepsi kötüdür, ya da iyidir diyemiyorsunuz. Halkın kabul edebileceği değişimler yapılması lazım." 'Buna toplum karar verecek' Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil ATASOY: "Terimler zaman içerisinde toplumda ya kabul görür ya da reddedilir. Bu her ülkede yapılan bir şey. Bazı sözcükler oturur, kabullenilir, bazıları kabul edilmez. Buna toplum karar verecektir. Toplum ya bunu içselleştirecek, kabul edecek ya da reddecek. Reddettiği sözcük de ortadan kalkacaktır. Tüm ülkelerde bu böyle yapılır, başka türlü olmaz." 'Hastalar için faydalı' Ethica İncirli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Nafiz KARAGÖZOĞLU: "BENCE bu çalışma önemli, en azından kullanılan sözcükler konuyu izah ediyor. Tıptaki en büyük sıkıntımız, hastalara bunu anlatabilmek. Kelime karşılıkları yabancı olduğu müddetçe, tekrar ayrıntılı açıklamaya vakit ayırıyoruz. Türkçe kelimeler kullandığımız zaman, ayırdığımız zaman daha aza inecektir. Karşılıklar, açıklayıcı kelimelerden oluşuyor. Bunların kalıp kelime haline gelmesi zaman alacaktır, ancak ben uygun ve faydalı olduğunu düşünüyorum. Hasta kelimeyi anladığı müddetçe tedavisine sahip çıkıyor. Tedavideki başarımızı arttıran bir süreç olacaktır." 'Takdire değer bir çalışma' İstanbul Ünv. Edebiyat Fakültesi Dilbilim Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet AYGÜNEŞ: "BİR sözlüğü sadece bir iki maddedeki öneriden yola çıkarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu, bilimsel bir tutum da olmaz. Sözlüğü alıp ciddi bir biçimde incelemek gerekir. Önerilerin bazılarının toplumda karşılığı olabilir, bazılarının olmayabilir. Bunlar iyi niyetle dilbilimin gelişmesine katkı sağlamak için yapılan çalışmalar. Bunun bilimsel niteliğine ilişkin detaylı bir şey söylemem mümkün değil, çünkü incelemesini yapmak gerekir. Dilde bir şey önerdiğinizde bunun toplum tarafından kabul edilmesi önemli. Bazıları kolay kabul edilir. Örneğin 'computer' yerine 'bilgisayar' çok kolay kabul edildi, ama her zaman böyle olmayabilir. TDK Türkçe'nin gelişmesi ve diğer dillerden gelen sözcükleri Türkçeleştirmek için çalışıyor. Tüm bu girişimlerin hepsi bence takdire değerdir." 'Daha çok tıpla ilgili bir sözcük' İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih GÜNGÖR: "ŞU anda bu konuda bizim elimize geçmiş bir döküman yok. Aslında sözlüğün adı her ne kadar İlaç ve Eczacılık Terimleri olsa da, bize göre sözlük daha çok tıpla, yüzde 90'ı hekimlerle ilgili. Tamamen incelemeden bir şey söylemek güç."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.