Sınavsız eğitim olabilir mi?

İyi bir liseye girmek isteyen bir milyonu aşkın öğrenci TEOG’da, hayalindeki üniversiteyi kazanmak isteyen 2,5 milyon aday da YGS ve LYS’de yarışıyor. Peki, ölçme ve değerlendirmede sınav tek çare mi? Başka bir çözüm bulunamaz mı?

Sınavsız eğitim olabilir mi?

TEOG, YGS, LYS, KPSS… İlköğretimden üniversiteye milyonlarca öğrenci ders sınavlarının yanı sıra merkezi sınavlar dahil yüzlerce sınava giriyor. Üniversiteye giriş sınavlarının birinci basamağı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarının açıklanmasıyla adayların gösterdiği düşük performans sonrası sınav sistemiyle ilgili tartışmalar da başladı.

Bu sınavların öğrencinin yeteneklerini ve başarısını ne derece ölçtüğü konusunda eğitimciler, ikiye bölünüyor. Bir taraf, başarılı öğrencilerin adil bir şekilde seçilebilmesi için merkezi sınavların mutlaka yapılması gerektiği görüşünde. Diğer taraf ise öğrencilerin ilgi yetenek ve becerilerini ön plana çıkaracak bir değerlendirme yapılmasını savunuyor. Peki, sınavsız bir eğitim sistemi mümkün mü? Bu soruyu eğitimci yazar Şahin Aybek, cevaplandırdı.

‘Köklü değişim şart’

Eğitim öğretimin niteliğini sağlamada en önemli aşamalardan birinin ölçme ve değerlendirme olduğuna dikkat çeken Şahin Aybek, burada temel amacın eğitimin nitelikli ve sürdürülebilir olmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Ölçme değerlendirmenin bir gelişim aracı olduğunu kaydeden Aybek, “Ölçme ve değerlendirme aracılığıyla mevcut eğitim sisteminin veya öğrencinin nerede olduğu tespit edilip, ileriye yönelik adımlar atılabilir. İzleme, gelişme ve sürdürülebilirlik böyle yakalanabilir” diyor.

Türkiye’nin ölçme ve değerlendirmede ciddi bir birikimi olduğuna dikkat çeken Şahin Aybek, sınav yapma, soru hazırlama ve ölçme konusunda azımsanmayacak bir tecrübenin bulunduğunun altını çiziyor. Türkiye’deki merkezi sınavların sıralama ve eleme sınavları olduğunu belirten Aybek, milyonlarca öğrencinin zamanının büyük bir kısmını okullarda, dershanelerde, etüt merkezlerinde ve özel derslerde soru çözerek ve sınavlara hazırlanarak geçirdiğini kaydediyor. Türkiye’deki sınav odaklı eğitim sisteminin tıkanmalara ve önemli sorunlara yol açtığını dile getiren Aybek, şunları söylüyr:

“Sınav odaklılık temel eğitimden ortaöğretime geçişte olduğu gibi ortaöğretimden yükseköğretime geçişte de söz konusu. Bu nedenle öğrenciler ortaöğretimi bir araç olarak görüp geçiş yolu olarak algılamakta. Mevcut yükseköğretime geçiş sistemimiz ise öğrencinin ortaöğretimdeki başarısına çok az odaklanmakta, bunun yerine öğrencinin sınav başarısını ön plana çıkarmakta.” Başarının sadece sınavlara indirgenemeyeceğini belirten Aybek, bunun yerine öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerini ön plana çıkarılarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor. Bu sorunun bütün kademeler ve kademeler arası geçişlerde köklü bir değişime gidilerek çözülebileceğini vurgulayan Aybek, sınavsız bir eğitim için atılması gereken adımları şöyle sıralıyor:

‘İlköğretim 10 yıl olmalı’

Bireysellik öne çıkarılmalı: Kitleselliğin yerine bireysellik ön plana çıkarılarak, eğitim süreçleri, eğitim kademeleri ve kademeler arası geçişler net bir şekilde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmalı. Herkese benzer eğitim verme yoluna gidilmemeli. Bu üst başarı seviyesindeki öğrenciyi de orta seviyeye çeker. Her öğrencinin eğitim kariyer planı ve akademik gelişimi aynı değil. Merkezi sınavlara bağlılık zaman içerisinde azaltılmalı.

 İlköğretimden ortaöğretime Geçiş: Kesintisiz ve zorunlu ilköğretim 10 yıla çıkarılmalı. Temel eğitimin 9. ve 10. sınıflarında bölgesel özellikleri gözeten, meslek tanıtımını, yetenek ölçümünü ve mesleğe yönlendirmeyi esas alan “Mesleki Yönlendirme Programları” uygulanabilir. Öğrenciler, 10. sınıfın sonunda yapılacak bir Genel Değerlendirme Sınavı’nın sonuçları ve başarı puanlaması esasına göre 2 yıllık akademik liseye veya meslek lisesine yönlendirilebilirler.

Ortaöğretime geçiş sistemi bilimsel ve tutarlı bir temele oturtulmalı. Peki, akademik ortaöğretim nasıl olmalı? Öğrencilerin farklı niteliğe sahip okullar arasında ayrıştırılmasına son verilmeli. Bunun için öncelikle farklı okul türleri arasındaki kalite uçurumları giderilmeli ve tüm öğrencilerin temel yeterlilikleri edinmesi sağlanmalı. Eğitim programları arasındaki geçişler esnek hale getirilmeli. Öğrenciler gereksinim ve tercihleri gözetilerek yönlendirilmeli. Sistemin bütüncül bir şekilde ele alınması gerekmekte. Bunun için akademik liselerde Merkezi Lise Bitirme Sınavı (MLBS) uygulanmalı.

Okullararası uyum önemli

Mesleki ortaöğretim: Mesleki eğitim ilköğretimin dışına çıkarılmalı. Ortaokulda öğrenciler meslekler hakkında bilgilendirilmeli ve sınırlı sayıda seçmeli mesleki ders almalı. Mesleki eğitim, öğrenci temel eğitimi tamamladıktan sonra başlatılmalı. Bu noktada sınav sistemi kaldırılabilir. Temel eğitimi başarıyla tamamlayanlar, öğretmenlerinin değerlendirmeleri ve ebeveynlerinin onayıyla meslek liselerine sınavsız alınabilir. Yine meslek liseleri ile meslek yüksekokulları (MYO) uyumlu hale getirilirse mesleki ortaöğretimden mesleki yükseköğretime geçiş sınavsız hale getirilebilir. 

‘Eğitimde Yeni modeller denenmeli’

Yukarıda örnek verdiğim lisansa geçiş süreci için liselerin altyapısı bu sisteme uygun hale getirilmeli. Örneğin 2 yıllık akademik ve meslek liseleri olsun. Burada nitelikli ve etkin hem akademik hem de mesleki eğitim verilmeli. Bu liselerde 2 yılda yapılacak değerlendirmeyle öğrencilerin üçte biri üniversitelere, diğerleri de MYO’lara yönlendirilmeli. Mesleki teknik lise mezunları 2 yıllık MYO’lara sınavsız geçebilmeli. Akademik liselerden yükseköğretime geçişte ise öğrencilerin, lise başarısı ve Yetenek Ölçme ve Değerlendirme Sistemi (YÖDS) ile yapılacak sınavların sonuçları dikkat alınmalı. Lisede yapılacak ve öğrencilere 4 kez katılma hakkı tanınacak YÖDS sınavları, “Düşünme, Problem Çözme, Dil Becerisi Sınavı” ve “Alan Tercih Sınavı” olmak üzere iki seçenekli olmalı. Böylelikle öğrenciler bütün hayatlarını YGS ve LYS’ye bağlamayacak, lisede üniversiteye yönlendirilmiş olacaklar. Üniversitede belirli bölümlere talepler yoğun olğunda zorunlu yönlendirme testleri uygulanabilir.kaynak milliyet

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.