Prof. Dr Nurullah Çetin: TDK ''Turancılık'' Terimini Yeniden Tanımlamalıdır

Prof. Dr Nurullah Çetin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama ile Türk Dil Kurumunun ''Turancılık'' terimini yeniden tanımlaması gerektiğini söyledi. Prof Dr. Çetin'in açıklaması şöyle;

Prof. Dr Nurullah Çetin: TDK ''Turancılık'' Terimini Yeniden Tanımlamalıdır

Prof. Dr Nurullah Çetin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama ile Türk Dil Kurumunun ''Turancılık'' terimini yeniden tanımlaması gerektiğini söyledi. Prof Dr. Çetin'in açıklaması şöyle; Türk Dil Kurumu Terimler Sözlüğünde "Turancılık" kelimesi, "Bütün Türklerin tek yurtta ve tek buyruk altında birleşmelerini öngören, ırkçı bir akım." şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım yanlıştır ve bilimsel değil, ideolojik bir tanımdır. Turancılık, ırkçılık değildir. Irkçılık, kişinin doğuştan getirdiği biyolojik aidiyeti olan kendi ırkını başka ırklardan üstün ve ayrıcalıklı görüp, diğer ırkları aşağılaması, onlara haksızlık yapması ya da onlar üzerinde her türlü baskıyı kurmasıdır. Turancıların başka ırklara karşı böyle bir tavrı yoktur. Irkçılık dışa dönük saldırgan bir harekettir, Turancılık ise içe dönük Türkleri birleştirmeye, derleyip toparlamaya dönük insanî ve millî bir harekettir. “Tur”, “Türk” demektir. “an” eki Farsça çokluk ekidir. Buna göre “Turan”, “Turlar”, yani Türkler demektir. Turan, Türklerin bütün boylarını ve coğrafyalarını içine alan “Büyük Türk Ülkesi ve Türk Birliği” demektir. 224-651 yılları arasında İran’da hüküm sürmüş olan Sasani İmparatorluğu zamanında Persler, şimdiki Pakistan’ın Belucistan eyaletinin kuzeydoğu taraflarında yaşayan deve çobanlarının yaşadığı bölgeye “Turan” diyorlardı. Ayrıca Ceyhun ırmağının ötesinde yaşayan koyun ve at çobanlarına ve onların yaşadıkları yerlere de “Turan” diyorlardı. İranlı Firdevsî, 10. yüzyıl sonlarında eski İran efsanelerinden meydana getirdiği Şehname adlı manzum eserinde Turandan bahseder. Turancılık, kültürel, ekonomik, askerî, siyasî ve coğrafî manada bir Türk birliği akımıdır. Yani başka ırklarla bir işi ve meselesi yok, tamamen kendi ırkından ve milletinden olan insanları; yani Türk doğan ve Türklüğü millî bir kimlik olarak kabul eden insanları toparlama, birleştirme hareketidir. Bugün 7 bağımsız Türk Devletinin ve onlarca özerk Türk devlet ve topluluklarının, ayrıca dünyanın her yerinde yaşayan Türklerin Türkçede, Türk kültüründe, Türk siyasetinde, ekonomik değerlerini paylaşmada, ortak Türk askerî stratejisinde, Türk coğrafyasında birleşmesidir. Turancılık Türk birliği demektir. Bugün dünyada 7 bağımsız Türk devleti var: Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Ayrıca çoğu Rusya’nın esareti altında olan Tataristan, Çuvaşistan, Başkırdistan, Saka-Yakut Cumhuriyeti, Altay Cumhuriyeti, Hakas Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Kabartay-Balkar Cumhuriyeti, Dağıstan Cumhuriyeti, Kırım gibi özerk Türk cumhuriyetleri var. Çin esaretinde Doğu Türkistan, Barzani esaretinde Irak Türkmeneli, Suriye’de Türkmeneli, Romanya esaretinde Gagauzlar var. Öte yandan başka devletlerin hâkimiyeti altında yaşayan şu tür Türk toplulukları var: Peştun esaretinde Afganistan Türkleri yani Güney Türkistan, Ahıska Türkleri, Almanya Türkleri, Arnavutluk Türkleri, Yunan esaretinde Batı Trakya, Belarus Tatarları, Borçalı Türkleri, Bosna Türkleri, Bulgar esaretindeki Türkler, Girit-Ege Türkleri, Gökçe-Z. Türkleri, Fars esaretinde Güney Azerbaycan Türkleri, Güney Türkmenistan, Halaç Türkleri, Hazar Türkleri, Horasan Türkleri, Hırvatistan Türkleri, Kansu Türkleri, Kaşgay Türkleri, Kosova Türkleri, Kumuk Türkleri, Moğolistan Türkleri, Polonya Türkleri, Romanya Türkleri, Sancak Türkleri, Talas Türkleri, Makedonya Türkleri. Bütün bunlar ve başka yerlerde yaşayan Türkler, Türk dünyasını oluşturuyor ve bunların toplamı Turandır. Bugün Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Arap Birliği, Afrika Birliği ırkçılık kabul edilmiyorsa Türk Birliği demek olan Turan da ırkçılık kabul edilemez. Hz. İsa'nın doğumundan 210 yıl önce Mete Han, Hunlar adı altında bütün Türkleri ve başka bazı kavimleri birleştirdi. Göktürk Devleti bir Türk birliği yani Turan idi. Selçuklu Devleti ve en önemlisi yakın zamanlarda Osmanlı Devleti, dünyanın en büyük devleti idi ve bir Turan devleti idi. Hun, Selçuklu ve Osmanlı devletleri bünyesinde başka ırktan insanlar da vardı. Yani ırkçı değillerdi. Turan birliğinde ırk birliği yani saf etnik köken aranmaz. Kendisini Türk hisseden ve Türk kabul eden, Türk kültür değerlerini benimsemiş ve içselleştirmiş olan herkes Türk kabul edilir. Yani “Ne mutlu Türk’e” değil, “ne mutlu Türk’üm diyene” ilkesini benimsemiş olan her samimi kişi, Türk milleti mensubudur. Atatürk’ün Türk tanımı, ırkçı bir tanım değildir. Atatürk, Türk birliğini isteyen bir Turancı idi, ama ırkçı değildi. Nitekim şöyle der: “Biz Balkanları niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek sebebi vardır; bu da İslav araştırma cemiyetlerinin kurduğu dil kurumlarıdır. Bizim içimizdeki insanların millî bilinçlerini uyandırdığı zaman, biz Balkanlarda Trakya hudutlarına çekildik. Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapatacağım. Türk Birliğine inanıyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak, dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek.” (İsmet Bozdağ, Atatürk’ün Sofrası, s.138) Atatürk ayrıca şöyle der: “Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekir.” (29 Ekim 1933, Çankaya Köşkü) Turan terimini bizde ilk dillendiren ve sistemleştiren Ziya Gökalp’tir. Gökalp’in Turancılık tanımında ırkçılık yoktur. Onun Millî Turancılık düşüncesine göre Turancılığın temelinde dil ve din birliği vardır. Ziya Gökalp’e göre Türk: “Dili dilime, dini dinime uyana Türk denir”. Ayrıca yine onun tanımına göre “ırk atlarda aranır, insanlarda aranmaz.” Yani Turancılığın babası olan Ziya Gökalp ırkçı değildi. Kırgız, Uygur, Kazak, Türkmen, Tatar, Özbek gibi adlar kavim ve boy adı, Türk ise bütün bunları içine alan üst toplumsal yapı yani millet adıdır. Dünyada yaşayan bütün Türk topluluklarının en üst kimlik adı “Türk”tür. Atatürk'ün emaneti ve adı Türk Dil Kurumu olan bir devlet kurumunun Türk Dil Kurumu Terimler Sözlüğünde yer alan "Turancılık" kelimesinin mevcut yanlış ve çarpık anlamı kaldırılıp yerine şu doğru anlam konmalıdır: “Turancılık: Bağımsız Türk devletlerinin, özerk Türk devlet ve topluluklarının, başka yerlerde yaşayan Türklerin ve etnik kökenine bakmadan kendini Türk kabul eden herkesin kültürel, siyasi, ekonomik, askerî ve coğrafî anlamda Türk birliği adı altında teşkilatlanmasının, birleşmesinin ve birlikte hareket etmesinin adıdır.” Prof. Dr. Nurullah Çetin
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.