Ortaöğretime Geçişte Sanat ve Spor

Herkesin övdüğü, MEB’in en iyi uygulamaları arasında yer aldığı iddia edilen TEOG bir hafta içinde günah keçisine döndü. MEB yetkilileri ve siyasiler TEOG’u kaldırırken, TEOG’un yerine nasıl bir model geleceği konusunda hazırlıksız olduğu anlaşıldı. Hızlı bir biçimde kurulan komisyonlar hızlı bir biçimde birkaç model geliştirdi. Bakanlar Kuruluna sunulup bunlardan birisi mutlaka hayata geçecektir.

Ortaöğretime Geçişte Sanat ve Spor

Ortaöğretime geçiş için ortaya atılabilecek olası modelleri daha önceki TEOG Kalksın mı? makalemde tartışmıştım. Aynı konuya tekrar dönmek istemiyorum. Bu makalede sanat ve spor alanları ile uğraşan öğrencilere ek puan verilmesi konusunu ele alacağım.

Daha önce ortaöğretime geçişte kullanılan SBS, OKS, TEOG gibi sınavlarda öğrencilerin sürekli test çözdükleri, yarış atına döndükleri, sanat-spor alanları ile uğraşmadıkları yönünde eleştiriler vardı. Bu eleştiriler yerinde ve son derece haklı gerekçelere dayanıyordu. Vücutlarının gelişim çağında masada iki büklüm test çözen öğrencilerin vücut ve kas yapısında da bozulmalar, eğilmeler ve bozulmalar oluyordu. Bu öğrenciler sağlıksız besleniyorlar, sınav döneminde kampa giriyorlar “test ile tost arasında” yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu sebeple çocuklara testlere bağımlılıktan kurtaracak, onların sanat ve spor alanları ile uğraşmalarını sağlayacak uygulamalar fevkalade yerinde bir karar olacaktır.

Sanat ve spor alanının ortaöğretime geçiş sürecinde işe koşulması ile ilgili bazı kaygılarım bulunmaktadır. Sanat ve spor alanının ortaöğretime geçişte etkisinin olması, dışsal bir güdülemedir. Çocuklar, ortaöğretime geçişte kendilerine avantaj sağlayacak, ek puan getirecek diye sanat ve sporla uğraşmak zorunda kalacaktır. Oysa bu tür etkinlikler ilgi ve içsel motivasyonla ilgili olması ve öğrenci mutlu olduğu, ilgisi olduğu için bu alanlarda aktivite yapması gerekir. Türkiye’de ortaöğretime geçişte sanat ve spor alanı ile ilgileniyor olmanın katkısı olacağını öğrenen aileler ve çocuklar nasıl bir yol izlemeye başlar? Öncelikle okulların hem fiziki kapasitesi hem de ekonomik durumları bu tür sanatsal faaliyetlere uygun değildir. Bu yüzden özel spor ve sanat eğitimi veren kurumlardan ya da devlet kurumlarından alınacak belgeler işe koşulacaktır. Her semtte ya da mahallede göstermelik sanat ve spor merkezleri, tesisleri kurulacak, öğrenciler kayıt olacak ve istedikleri sanat ve spor alanı ile ilgilendiklerine yönelik belge alıp, ortaöğretime geçişte kullanma ihtimali artacaktır. Böylece sanat ve sporla ilgilenmediği halde, mış gibi görünerek haksız bir kazanım elde etmeye çalışan öğrenciler olacaktır. Bu arada lisanslı sporcu ve sanatla uğraşanları tenzih ederim.

Böyle bir durum olabilir mi? Burası Türkiye olmaz diye bir şey yoktur. 1970’li yıllarda “Sana margarin” yağı Türkiye’nin batı illerinde çok fazla tüketilir fakat Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde tüketilmez. Halk tereyağı tükettiği için sana margarin yağına çok fazla ilgi göstermez. Sana yağı fabrikasının yetkilileri, tereyağı tüketimini azaltmak, sana yağı tüketimini artırmak için Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde dörtte bir fiyatına, daha ucuza sana yağını satalım. Sana margarin yağının satışları artar ve halk tereyağı tüketmekten vaz geçer görüşüyle hareket edip, bu bölgelere binlerce paket sana yağı gönderirler. Bir ay demeden beklenilenin üzerinde satış olur. Stoklar bitmek üzeredir ve sana margarin yağı üretimi daha da fazla artmaya başlar. Bu satışların patlama nedenlerini incelemek için Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine giden yetkililer, gördükleri karşısında şok olurlar. Bu bölgede dörtte bir fiyatına satılan sana margarin yağları toptancıdan satın alınıp, kamyonlara yüklenmekte ve Batı illerinde iki üç kat fiyatla satılmak üzere gönderilmektedir. Sana margarin yağı yetkileri bu politikadan hemen vaz geçerler ve eski uygulamaya geri dönmek zorunda kalırlar.

Türkiye küçük bir coğrafyadır ve her türlü politika, bu coğrafyanın dinamikleri tarafından amacından saptırılabilmektedir. İşsiz kız evlat, kocasından boşanıp imam nikâhı ile kocasıyla aynı evde yaşamakta ve ölmüş babasının emekli maaşını almaya devam etmektedir. Trilyonluk ihalelere girip yeşil kart almak için sırada bekleyen zenginler, evini sigorta yaptırıp gece ateşe verip yakan sigorta şirketinden para koparan ahlâksızların kol gezdiği bir ülkede yaşamaktayız. Yöneticiler karar süreçlerinde güveni merkeze almalıdır ve Türk halkına güvenmelidir. Ancak, her ihtimale karşı denetlemeli ve gerekli araştırmaları yapmalıdır. Aksi takdirde kamu vicdanını yaralayan pek çok uygulamanın yapılması söz konusu olabilir.

Sonuç olarak, sanat ve spor alanının ortaöğretime geçişte ek puan olarak kullanılması doğru bir karardır ancak, amaca uygun bir biçimde uygulanmasının sağlanması gerekir. Öğrenciler, ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilmeli, gerekli alt yapı çalışmaları yapılmalı ve onların gerçekten ek puan almak için değil, sanat ve sporun gerekli olduğuna inandıkları için ilgilenmeleri sağlanmalıdır. Amaç, öğrencilerin sanat ve sporla ilgilenmesini sağlamaktır. Bu amaç, araç konumuna düşerse, beklenilen fayda asla gerçekleşmeyecek ve etik sorunların ortaya çıkmasına ortam yaratacaktır.

Prof. Dr. Necati CEMALOĞLU
 

ÖĞRETMENLER GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

2017 EŞ, SAĞLIK VE MAZERET ATAMA YARDIMLAŞMA GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ

SINIF ÖĞRETMENLERİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

MATEMATİK ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

OKUL ÖNCESİ-ANASINIFI ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ


SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ÖĞRETMEN ATAMASI VE MÜLAKAT GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
MEB' çok önemli hamleye hazırlanıyor
 



 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.