İlçe milli eğitim müdürleri geri mi dönüyor?

Hukuksuz bir şekilde görevinden alınan İlçe müdürleri hukuk mücadelesini kazanıp geri dönüş sinyali verdi. Bilindiği üzere Okul müdürleri de hukuk mücadelesini kazanmış ancak görevlerine çoğu müdür geri dönememişti.

İlçe milli eğitim müdürleri geri mi dönüyor?

Hukukun egemen olduğu ülkemizde haksız yere görevinden alınan ilçe müdürleri ve okul müdürleri tek tek hukuk mücadelesini kazanıp geri dönmeye başladılar. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin 6528 sayılı yasa (kamuoyunda Dershaneler yasası olarak bilinen yasa) ile görevden alınmalarının ardından Anayasa Mahkemesi bu işlemin yanlış olduğuna hükmetmişti. Anayasa mahkemesi kararları (daha doğrusu yasalarda yapılan değişiklikler) geriye yürümezlik ilkesine tabi olduğundan müdürler göreve iade edilmemişlerdi. İdare tasarrufunu hukuk kuralları değil kendi iradesi doğrultusunda kullanmayı alışkanlık haline getirince böylesi durumlar ortaya çıkmakta ve hukuken haklı olanların haksızmış gibi görünmesi söz konusu olmaktadır. Anayasa mahkemesi kararının ardından Memurlar.net'e değerlendirme yapan Avukat Tansu BATUR mahkeme kararını: "Yüksek Mahkeme'nin kanun koyucuya verdiği mesajı anlaşılır bir dille özetleyelim :(1) Kural olarak kamu görevlilerin hukuki statülerine, mevzuatın öngördüğü somut koşullar dışında müdahale edemezsin, (2)- Ancak kuşkusuz sevk ve idare ettiğin kurum ve kuruluşları yeniden yapılandırma ihtiyacı duyabilir ve bu statülere zorunlu olarak son verebilirsin ki sen de düzenleme gerekçende düzenlemenin kamusal hedefini"yeniden yapılandırma çalışması"olarak ifade etmişsin.(3)- Ancak yaptığın değişiklikleri bütün olarak inceledim ve esaslı bir yeniden yapılandırma tespit edemedim. Bu kısmi değişiklikler göreve son verme ve başka kadrolara atama yaklaşımını haklı göstermez. Sen hoşuna gitmeyen kamu görevlilerini tasfiye edip, işlemini yargı denetiminden kaçırmak için hukuka aykırı arayışını yeniden yapılandırma paravanının arkasına gizlemek istemişsin, buna izin vermem." Şeklinde özetlemiş ve aynı değerlendirmede geriye yürümezlik ilkesini de ele almıştı. http://www.memurlar.net/haber/528281/ Bugün gelinen noktada sürece bakacak olursak; MEB Anayasa mahkemesi kararı sonrasında göreve iade gerçekleştirmemiştir. Fakat görevden alınan müdürler görevden alındıklarında yanı 6528 sayılı yasa çıktıktan hemen sonra; -Kendi yerlerine yapılan atamaların iptali -Görevlerine iade edilmeleri talepleriyle yargıya başvurmuşlardı. Başvuru üzerine mahkemeler genellikle red kararı verdiler. Yani müdürler davayı kaybettiler. Çünkü ortada Anayasa Mahkemesi kararı yok, fakat bir yasal düzenleme vardı. Red yiyen ilçe müdürleri temyiz için Danıştay'a başvurdular. İşte bu noktada Danıştay Anayasa mahkemesi kararını da göz önüne alarak temyiz istemlerini kabul etti. Bu kararlar da yeni yeni çıkmaya başladı.; Danıştay kararlarına; -Yerlerine yapılan atamanıniptal edilmesi gerektiği, -Görevden alınanlarında göreve iadesinin gerektiği Yönünde. MEB bu karara itiraz ederek Karar Düzeltme talebinde bulundu. İşte davalar şu anda genellikle bu aşamada. MEB Danıştay kararına uymayarak Karar Düzeltme sonucunu beklemeyi tercih eder durumda. Yukarıda da söylediğimiz gibi idare tercihini hukuk kuralları ya da yargı kararları doğrultusunda değil kendi istek ve amaçlarının öngördüğüdoğrultuda kullanınca böyle durumlar ortaya çıkıyor. Dava kazanıp geriş dönenler var mı? Şu ana kadar göreve yargı kararı gereği döndüğünü duyduğumuz tek İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan YILDIZ. Bu dönüşün nedeni ise idare mahkemesi kararının Anayasa mahkemesi kararından hemen sonra çıkması. Yani temyiz aşamasında zaman kaybedilmeden dava kazanılmış oldu. İdare de bu kararı uyguladı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü göreve başladı. Kaldı ki sayın YILDIZ'ın bu ilk davası da değil. Sayın YILDIZ daha önce de bir çok kez görevden alınmış ve yargı kararıyla aynı göreve dönmüştü. Bu konuda kazanmış olduğu bir çok ceza ve tazminat davası var sayın YILDIZ'ın. Bazen gecikmenin de faydası olabiliyor bu örnekte de görüldüğü üzere. Biz yukarıda genel bir değerlendirme yaptık. Bu davalar ve kararlar tabii ki kişiye ve taleplere göre değişecektir. Çünkü toplu bir dava söz konusu değil. Herkes bireysel olarak dava açtığı ve herkesin konumu farklı olduğundan kararlarla ilgili de farklı sonuçlar söz konusu olabilir. Mevcut İlçe Müdürlerinin Durumu Nedir? 6528 sayılı yasadan sonra atanan ilçe müdürlerinin atamalarının hukuka aykırı olduğu yargı tarafından tescil edildiği halde idare bu kararları henüz uygulamadı. Çünkü idare İlçe Müdürü Atamalarını yönetmelik kapsamı dışına çıkarmış fakat bu düzenlemeyi Danıştay iptal etmişti. Buna rağmen yapılan atamalar geri alınmadığı gibi sonraki süreçte de atamalar yapıldı. Bu atamaların er yada geç iptal olacağını söylemek için müneccim olmaya da gerek yok. Çünkü yargı kararları bu doğrultuda. Keşke gerçek bir hukuk devleti olabilsek; İşte bu noktada insan; -gerçek bir hukuk devleti olmayı, -hukuk kurallarının evrenselliğiyle oynanmamasını, -Keyfi uygulamaların değil hukuki uygulamaların hakim olmasını, -Kayırmacılığın yerini kariyerin ve liyakatin almasını, İstiyor ve bekliyor. Sayın Başbakan her konuşmasında bu cümlelere yer verse de uygulamada böyle olmadığı apaçık görülüyor. Özellikle de MEB'in artık hukuk çizgisine dönme zamanı gelmiştir ve geçmektedir. Aksi halde kaybeden çocuklar, gençler ve ülkenin geleceği olmaktadır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.