ETÜT MERKEZLERİ KAPATILMAMALIDIR!

Ögür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki DEGER'in ETÜT merkezleri ile ilgili açıkaması

ETÜT MERKEZLERİ KAPATILMAMALIDIR!

Türkiye’de muhtemelen keyfe keder yürüyen alanların başında eğitim geliyordur. Büyük bir coşkuyla başlanan adımlar bir müddet sonra tukaka edilip geri çekiliverirler. Sistemin kurtuluş reçetesi olarak lanse edilen bir uygulama kısa süre sonra temel sorun alanı olarak kodlanıp tedavülden kaldırılabiliyor. Öngörüsü olan, sistemik maliyeti hesaplanmış makul ve işlevsel uygulamalara hasret bir vaziyetteyiz. Tecrübeyle biliyoruz ki eğitim bürokrasimizin temel fantezisi sorumlu olduğu alanı operasyon üssüne çevirmek. 
9 Şubat 2017 tarih ve 687 sayılı KHK ile getirilen ve ETÜT merkezlerinin 1 Temmuz 2017 tarihinde kapatılmasını içeren düzenleme de bu minvaldeki uygulamalardan bir tanesi. Malum olduğu üzere ETÜT merkezleri 1.Sınıftan 8.Sınıfa kadar olan öğrencilerin 07:00 ile 19:00 arası kalabildikleri eğitim ortamlarıdır. Bu gruptaki öğrencilerin okula gitmeden önce veya okuldan sonra ödevlerini, ders çalışmalarını kontrollü bir şekilde yaptıkları özellikle çalışan aileler için güvenli ve destekleyici bir ortamdır. Ayrıca öğrencilerin sadece ders çalıştıkları değil sosyalleştikleri, iyi vakit geçirdikleri bir sosyal ortamı ifade eder. 
ETÜT merkezlerinin varoluşu özü itibariyle akademik bir ihtiyaçtan ziyade sosyal bir gereksinimden kaynaklanmıştır. Mevcut sosyal-ekonomik yaşam biçimi içerisinde çalışan ebeveynlerin durumu ve aile modeli dikkate alındığı ETÜT merkezleri zaruri bir ihtiyacı gideren yapılar olarak ön plana çıkmaktadırlar. Üstelik bu ihtiyacı gidermenin yanı sıra yaklaşık 40 bin öğretmen ile 8 bin personeli bünyesinde barındırarak ciddi bir istihdam sağlamaktdırlar. Sayıları 2006’yı bulan ETÜT merkezlerinin yaklaşık 1,5 milyon öğrenciye hizmet sunduğu dikkate alındığında söz konusu KHK’nın nasıl üyük bir soruna neden olacağı görülmektedir. 
Sosyal-ekonomik hayatın gereksinimlerinden doğan bir ihtiyacın KHK üzerinden yok sayılmak istenmesi ancak merdivenaltı yapıların türemesine zemin hazırlayacaktır. Sözkonusu düzenlemeyi gerekli kılan makul ve mantıklı herhangi bir gerekçenin dile gelmediği bir vasatta bu yapıları operasyona tabi tutmak aklın ve mantığın kabul etmesi mümkün değildir. Bu alanda verilen hizmetle ilgili bir sıkıntı yaşanıyorsa denetim mekanizması üzerinden rahatlıkla hal yoluna koyulabilir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi bürokratik bir fantezi şeklinde sosyal-ekonomik bir ihtiyacı KHK ile sevk ve idare etmeye çalışmak akla ziyandır. 
Özgür Eğitim-Sen olarak söz konusu KHK ile takvimlendirilen uygulamadan MEB’i bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Sosyal-ekonomik yaşamımızın karakterinden neşet eden ve işleyen bir yapıya kavuşan hususta keyfi uygulamalara yol vererek mağduriyetler oluşturulmamalıdır. MEB’in ve Hükümetin konuya ilişkin akıl ve sağduyu ile hareket ederek yapılan yanlışı düzeltmesinde hem kendileri hem de çalışanlar-aileler ve öğrenciler için yarar var. 
Abdulbaki DEGER
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.