''Elini 80 bin çocuğun üzerinden çek''

Eğitim Bir-Sen Sendikasının değerli 4 No’lu Şube Başkanı Sevgili Talat Yavuz;

''Elini 80 bin çocuğun üzerinden çek''

Eğitim Bir-Sen Sendikasının değerli 4 No’lu Şube Başkanı Sevgili Talat Yavuz;

15 yıllık gazetecilik hayatımda en çok haberini yaptığım sendika hiç şüphesiz Eğitim Bir-Sen  olmuştur. Öyle ki; Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen gibi sendikalara mensup öğretmen ve idareci arkadaşlar, çoğu zaman tatlı bir dille şahsımı ve gazetemi Eğitim Bir-Sen’ci olmakla itham etmişlerdir. Ama bizler Eğitim Bir-Sen’in faaliyetlerini, çalışmalarını ve misyonunu bildiğimiz için çoğu zaman eleştirilere kulak tıkadık ve sendikanıza hep destek verdik. Ancak; bugün itibari ile gerek şahsınıza gerekse sendikanıza koca bir şerh düşmek istiyorum.

Sayın Talat Yavuz;

Bu yazımı bir gazeteci olarak değil, Sultanbeyli’nin 45 kişilik sınıfında eğitim hayatını sürdürmeye çalışan Mehmet Emin Karakoç’un babası ve velisi olarak, Sultanbeyli de okuyan 80 bin öğrencinin abisi olarak yazıyorum bu yazıyı. Ve kamuoyunun huzurunda diyorum ki; “çekin şu siyasi elinizi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü üzerinden”. Sizlerin hırsı, ihtirası ve itirazlarınız yüzünden Sultanbeyli Eğitimi yerlerde sürünmekte. Siz ve üç beş siyasi yüzünden üç ayda bir İlçe Milli Eğitim Müdürü değişmekte ve bunun sıkıntısını bizim çocuklarımız çekmekte. Az vicdanınız varsa oraya seslenmek istiyorum.  Ve diyorum ki; çekin o siyaset kokan ellerinizi çocuğumun, çocuklarımızın üzerinden.

Sevgili Okurlarım;

Bilmeyenleriniz için yazayım. Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğu son bir yıl içerisinde üç kez el değiştirdi. Eğitim Bir-Sen 4 No’lu şubenin haksız girişimleri neticesinde Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğu,“Saltanat Kavgasına” dönüşmüş durumda.  Adaletle, Eğitim Bir-Sen 4 No’lu şube kavga içerisinde. Hırs, adam kollama, adam kayırma kavgaları yüzünden Sultanbeyli’de üç ayda bir İlçe Milli Eğitim Müdürü değişiyor. Olan benim, senin kısacası hepimizin çocuklarına oluyor. Çocuklarımızın yanı sıra bu kavgada iki değerli isim olan Yaşar Çağlar ve Vefa Vedat  Budak eziliyor.  4 No’lu Şube siyasi kanallarını kullanarak Yaşar Çağlar’ı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne getiriyor, Vefa Vedat Budak gidiyor. Mahkeme, hakim, adalet, hukuk, adliye,vicdan Vefa Vedat Budak’ı  haklı buluyor ve İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak geri gönderiyor  bu kezde Çağlar gidiyor. Anlayacağınız Sultanbeyli ilçe milli eğitim müdürlüğü koltuğu “pinpon topu” misali gidip geliyor. Siz velilerde evlerinizde oturmuş, çocuklarınızın Sultanbeyli’de güzel güzel eğitimler aldığını düşünüyorsunuz değil mi? Maalesef, öyle değil. Çocuklarımızın kaderi, hırs ve ihtiraslara kurban ediliyor.  

Sayın Yavuz;

En tepesinde Ali Yalçın gibi değerli bir abimizin olduğu Eğitim Bir-Sen’e benim gibi birinin kaleminden olumsuz yazı yazdırdığınız için kendinle ne kadar iftihar (!)edersen azdır. Son bir yıldır İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü üzerinde ki, “nefsi davranışını” gözlemliyor ama tepki vermiyordum. Ali Yalçın ağabey ve Ömer Faruk Gerçek abinin hatırına ses vermeyecektim ama dün basına servis ettiğiniz “Ziyaretin Şifreleri” başlıklı yazınızdan sonra şahsınıza bir cevap vermenin zamanı geldiğine inanıyorum.

Sayın Yavuz;

MEB müsteşar Yardımcısı Yusuf Büyük’ün Vefa Vedat Budak’ı ziyaret etmesi sizi oldukça rahatsız etmişe benziyor. Bir müsteşar yardımcısının İlçe Milli Eğitim Müdürünü ziyaret etmesi kadar doğal ne olabilir? Bu ziyaretten neden bu kadar rahatsız oldunuz acaba? Beni en çokta bu yazıyı yazmaya yönelten şu cümlenize ne demeli?
….”başında bulunduğu bakanlığı iki defa mahkemeye vererek görevine dönen İlçe Milli Eğitim Müdürünü ziyarete gelmiş. Bu ziyaretiyle Müsteşar Yardımcısı, İlçe Milli Eğitim Müdürüne; “Biz sana yanlış yaptık, sen haklısın, iyi ki bize rağmen görevine döndün. Görevde olmadığın döneme ait, yapmadığın komisyon görevleri dâhil, ücretini almış olman da bizi ziyadesiyle sevindirmiştir…”

Sayın Yavuz;

Bu cümlenizin neresini düzelteyim. Hangi sertlikte size cevap vereyim bilmiyorum ki. Sizin hukuk anlayışınız bu mu? Mahkemenin verdiği “göreve iade” kararına bile cümlenizde isyan var. Bizler şayet hukuk devletinde yaşıyorsak ( ki biz öyle biliyoruz) mahkemenin verdiği karara saygı göstermek zorundasın, zorundayız. Yok, bu ülkede mahkemelerin değil bizim verdiğimiz kararlar geçerlidir diyorsan ( ki yazınızda ona değiniyorsunuz) orada size ve sendikanıza kocaman bir “dur” diyorum. Nasıl ki, dün sizin sendikanıza ve sizin sendika üyelerinize yönelik bir haksızlık yapıldığında karşı durduysak, bugünde sizin haksızlık yapmanıza karşı çıkıyorum. Ve diyorum ki, çek o siyasi ellerini İlçe Milli Eğitimin üzerinden. İllede Sultanbeyli eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorsan, 45 ile 55 kişilik sınıflara bir çözüm üret.

Sayın Talat Yavuz;

2004 yılında şahsınızın şuan oturduğu 4 No’lu şubenin koltuğunda Ali Yalçın ağabey oturuyordu. O tarihte yapılan yerel seçim öncesi sağcı solcu ayırt etmeden 21 gazeteye aynı anda, ” Gelecek Seçimlere Değil, Gelecek Nesillere” manşetini attırmış ve okullara belediyelerden destek istemişti. En büyük desteği kim vermişti biliyormusun? Samandıra Belediye Başkanlığına seçilen ve dün Vefa Vedat Budak’ı ziyaret etti diye eleştirdiğiniz Yusuf Büyük. Bana inanmıyorsan Ali Yalçın ağabeye sorabilirsin veya arşivden bir gazete gönderebilirim. O gün sendika için iyi olan Yusuf Büyük bugün sizin için neden kötü? Vefa Vedat Budak’ı ziyaret etti diye mi? İyilik veya kötülük kavramı sizin çıkarlarınıza göre mi şekilleniyor sayın Yavuz? Yazacak çok şey var ama kendimi şimdilik frenliyorum.

Yazımı şöyle noktalamak istiyorum sayın Yavuz;

Solcu gazeteye Eğitim Bir-Sen’in manşetini attıran Ali Yalçın’dan, sağcı bir gazeteciye Eğitim Bir-Sen’i eleştiri ortamı sağlayan Talat Yavuz’a. Eğitim Bir-Sen bayağı değişmiş. Hem de bayağı…
 Recep Karakoç/ Haberim.net
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MaNtaLiTe - 5 ay önce
Recep Bey'e de şunu sormak lazım : " 1 yıldır susuyordum şunun bunun hatrına ama artık dayanamadım " sözü tam olarak ne manaya gelmektedir ?.? Zira ben kendi çocuğunuzun geleceğini alakadar eden bir konuda bile birilerini kırmamak için gerçekleri söylemekten tam 1 yıl kaçındığınızı düşüyorum !!