Eğitim Reformu Girişimi: Öğretmenlerin teknolojiyi kullanması için somut teşvik yok

Teknolojiyi kullanarak öğrenme yöntemlerini geliştirmeye yönelik teşvik mekanizması yok!

Eğitim Reformu Girişimi: Öğretmenlerin teknolojiyi kullanması için somut teşvik yok

Her sınıfa birer etkileşimli tahta, 5-12’nci sınıflardaki tüm öğrencilere de birer tablet bilgisayar sağlanmasının planlandığı Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi'nin değerlendirildiği rapora göre, projenin, öğretmen ve öğrenci deneyimlerinden sürekli beslenmesi, geri bildirimlere açık olması, şeffaf yönetişim, bağımsız izleme ve değerlendirme çalışmalarıyla desteklenmesi gerekiyor. Raporda, okulları ve öğretmenleri sunulan teknolojiyi kullanmaya, eğitimler aracılığıyla kendilerini geliştirmeye, teknolojiyi kullanarak öğrenme yöntemlerini geliştirmeye yönelik herhangi bir somut teşvik mekanizması olmadığı ifade edildi. Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) Research Triangle Institute International (RTI) ile FATİH Projesi'ni değerlendirdiği "FATİH Projesi eğitimde dönüşüm için bir fırsat olabilir mi? Politika analizi ve önerileri" başlıklı rapor, Türkiye Bilişim Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Toplantıda konuşan Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, FATİH'in bir teknoloji projesi olarak sunulmasından endişeli olduklarını belirterek, "Eğitimde teknoloji olmazsa olmaz, ama sadece teknolojiyle de eğitim olmuyor. Gençlerimiz, ülkemizin en önemli doğal kaynağı olan sosyal sermayemizdir. Gençlerimizin, geleceğin en değişken ve dinamik teknolojik ve düşünce kalıplarına hapsolmasına izin veremeyiz. Her dönem, yaratıcılığa açık bir eğitim sistemine onları emanet etmemiz gerekiyor. Sorgulamacı, yaratıcı, kendini geliştirmeye ve değiştirmeye açık, geleceğin küresel rekabet ortamına hazırlıklı gençler yetiştirmek umudumuzdur" diye konuştu. "Projeyle her yerden eğitime ulaşmayı sağlamayı hedefliyoruz" Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Asım Balcı da FATİH Projesi'nin en çok "tablet ve teknoloji projesi" olarak takdim edilmesinin eleştirildiğini ifade ederek, bunun kendiliğinden oluşan bir algı olduğunu söyledi. Eğitimdeki sorunların bir çoğunun bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak çözülebileceğini belirten Balcı, projeyle 4 bine yakın okula uydu üzerinden internet sağlandığını, bunun bile fırsat eşitliği olarak görülebileceğini anlattı. Balcı, eğitim sektöründe teknolojinin kullanılmasının gereklilik olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Projeyle her yerden eğitime ulaşmayı sağlamayı hedefliyoruz. Eğitimde performansımızı ölçmeyi, öğretmenlerin daha iyi hizmet içi eğitim ve kariyer planlamasını ümit ediyoruz. Karşımızda dijital bir jenerasyon var. Bu jenerasyon yeni teknolojiyi nefes alma gibi normal bir şey görüyor. Tabletlerle zamanlarını geçiriyorlar. Geçmişteki kuşaklarla farklılıklar oluşuyor. Çocuklarımızı en baştan dijital okur-yazarlıkla buluşturabilirsek, bunun doğru kullanımını sağlayabilirsek geleceğe daha fazla sahip olabileceğimizi düşünüyoruz." Geri bildirimlere açık olmalı Rapora göre, projenin, öğrencilere en iyi öğrenme çıktılarını verebilmesi için, öğretmen ve öğrenci deneyimlerinden sürekli beslenmesi, geri bildirimlere açık olması, şeffaf yönetişim, bağımsız izleme ve değerlendirme çalışmalarıyla desteklenmesi gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Bilişim Vakfı, TÜBİTAK, üniversiteler, bilişim sektörü ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerle yüz yüze görüşmelerin yapıldığı raporda, teknoloji kullanımının okul dışı etkinliklere yayıldığında, motivasyon, katılım ve kullanımda artış gözlemlendiği belirtildi. Raporda, FATİH'in insan sağlığı üzerine olası etkilerinin izlenmesi, gerek donanımdan gerekse donanımın kullanım biçiminden ve uygulamalardan kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin en düşük düzeyde tutulması gerektiğine de değinildi. e-atıkların geri dönüşümü netleştirilmeli Raporda, FATİH kapsamında e-atıkların geri dönüşümü ve bertaraf edilmesi konusunun nasıl ele alınacağı netleştirilerek, gerekli mevzuatın oluşturulması ve yaşama geçirilmesi önerildi. Kademeli bir strateji benimsenmesi, mesleki gelişimin hızlandırılması ve yeniden kurgulanması, hedeflerin somut olarak tanımlanması ve izleme, değerlendirme çerçevesinin oluşturulması, kurumsal liderliğin ve paydaşlarla iletişimin geliştirilmesinin önemi vurgulanan raporda, şu değerlendirmelere yer verildi: "Paydaşların, özellikle de velilerin ve okulların, katılımının sağlanması, eğitimde bilgi teknolojileri uygulamaları dahil olmak üzere birçok eğitim reformu girişiminin sürdürülebilirliği için kritik önem taşır. Öğrenci başarısı düzeyinde bir döşümün gerçekleşmesi yönünde kırılma noktasına gelinmesini sağlayabilecek etken, veli ve okul katılımıdır. Ne var ki, donanım, içerik ve eğitimlerin dağıtım ve yönetiminde halihazırda uygulanan model son derece merkezi olup, olmazsa olmaz geri bildirim mekanizmalarından yoksundur. Projedeki gelişmelerin paydaşlarla saydam biçimde paylaşılmaması, bu önemli yatırımın etkisini zayıflatabilir. Önümüzdeki dönemde tüm paydaşlarla açık ve saydam iletişimi benimseyen, gerekli geri bildirim mekanizmalarını barındıran, paydaşlar arası eşgüdüm ve işbirliğini sağlayan bir yönetişim modelinin yaşama geçirilmesi, başarılı bir değişim sürecine önayak olacaktır.” Raporda, okulları ve öğretmenleri sunulan teknolojiyi kullanmaya, eğitimler aracılığıyla kendilerini geliştirmeye, teknolojiyi kullanarak öğrenme yöntemlerini geliştirmeye yönelik herhangi bir somut teşvik mekanizması olmadığı ifade edildi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.