Eğitim İş'ten İHH'nın okullarda para toplamasına dava

Eğitim İş Sendikası: İHH VAKFININ OKULLARDAN PARA TOPLAMASINA DAVA AÇTIK İHH İnsani Yardım Vakfı, İyilikte yarışan sınıflar ”Her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesi adı altında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda sınıflara kumbara koyulması usulüyle, her sınıftan her ay 100TL para toplamaktadır.

Eğitim İş'ten İHH'nın okullarda para toplamasına dava

Görünüşte son derece iyi niyetli görünen kampanyanın geldiği nokta itibarı ile gerek öğrenciler gerek öğrenci ile ailesi gerek öğrenci velileri ve hatta okuldaki öğretmenler arasında kaygı verici sorunlara neden olduğu gözlenmektedir. Her ay devam edecek şekilde süreklilik arz eden bu kampanyada asgari olarak 100TL toplanması öngörüldüğünden bu kampanya öğrenciler ve velileri üzerinde sürekli şekilde baskıya dönüşmüş durumdadır. Ekonomik durumu itibarı ile bağış yapacak gücü bulunmayan ailelerin çocuklarının yaşadığı mahcubiyet dikkate alınmamakta, pedagojik açıdan değerlendirildiğinde yaşanan sorunlar gün geçtikçe travmaya dönüşmektedir.

Kaldı ki süreklilik arz edecek şekilde devletin okullarında öğrencilerden para toplanması da yasadışıdır.

Daha reşit olmayan çocukların cep harçlıklarının bağış adı altında toplanması gerek etik gerekse hukuki açıdan kabul edilemez bir uygulamadır. Devletin güven ve ciddiyetini de sarsacak niteliktedir. Dahası bu para toplama işlerinde öğretmenlere de baskı uygulanmakta öğretmenlerden taahhütler istenmektedir.

Gönüllülük esasını aşan bu uygulamanın iptal edilmesi için Bakanlığa yaptığımız başvuruya Bakanlığın kulak tıkaması nedeniyle uygulamanın iptali için sendikamızca dava açılmıştır.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

Yürütmenin Durdurulması İstemlidir


DAVACI            :Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ)
                Ataç 2 Sokak 43/4 Kızılay – ANKARA

VEKİLİ            :Av. Burak Sabuncu
                  Mithatpaşa Cad. 66/15 Kızılay/Ankara

DAVALI                : Milli Eğitim Bakanlığı – ANKARA

KONU            : İHH İnsani Yardım Vakfı, “İyilikte yarışan sınıflar Her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının 08.09.2016 tarih ve 88013337/821.99-E.9706402 sayılı onay işlemi ile birlikte Sendikamızca yapılan 22.12.2016 tarihli bu onay işleminin iptali konusundaki başvurunun reddi yönündeki Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün 05.01.2017 tarih ve E.221313 sayılı işleminin(EK-1) öncelikle yürütmesinin durdurularak sonrasında iptali talebi hakkındadır. 

AÇIKLAMALAR
1- İHH İnsani Yardım Vakfı, İyilikte yarışan sınıflar ”Her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesi adı altında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda sınıflara kumbara koyulması usulüyle, her sınıftan her ay 100TL para toplanmasına yönelik olarak faaliyet sürdürmektedir. 
2- Anılan faaliyet, adı geçen vakfın kampanya bildirgesinde yer aldığı şekilde(EK-2) 2013 yılında başlamış olup Milli Eğitim Bakanlığının 08.09.2016 tarih ile 88013337/821.99-E.9706402 sayılı işlemiyle halihazırda sürdürülmektedir. 
3- Müvekkil Sendika tarafından 22.12.2016 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak,(EK-3) adı geçen kampanya bünyesinde okullarda öğrencilerden para toplamanın yasal olmadığı bununla birlikte söze konu kampanyanın öğrenci ve veliler bakımından ciddi sorun ve gerilimlere neden olduğunu ve söz konusu bu uygulamadan vazgeçilerek onay işleminin iptal edilmesi talep edilmiştir. 
4- Ancak davalı idare kampanyanın gönüllülük esasına dayandığı gibi genel ifadelerle, uygulamanın yasal dayanağını da ortaya koymaksızın talebin reddine karar verilmiştir. 
5- Yasal dayanağı bulunmaksızın uygulanması sürdürülen ve pek çok açıdan sakıncalı kampanyanın iptaline yönelik talebin reddi üzerine işbu davanın açılması zorunlu olmuştur. 


HUKUKA AYKIRILIK ve İPTAL NEDENLERİ
Devletin Okullarında Öğrencilerden Para Toplanabilmesinin Yasal Dayanağı Bulunmamaktadır. 
Bilindiği üzere Anayasanın eğitim hakkını düzenleyen 42. Maddesinde;
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE 42. 
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
devlet okullarında eğitimin parasız olduğu açıkça ifade edilmiştir. 
Davaya konu işlemde Bakanlık, kampanyanın yasal dayanağına ilişkin olarak, 07.03.2012 tarih ve 3616 sayılı Araştırma, Yarışma ve Sosyal Etkinlik İzinleri konulu genelge ile birlikte MEB İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin 22/e maddesine işaret etmiş ve bu kampanyaya ilişkin onay işleminin bu kapsamda tesis edildiğini ifade etmiştir. 
Oysaki adı geçen düzenleyici işlemlerin davaya konu kampanyaya yasal dayanak sağlamasına olanak yoktur. Şöyle ki
MEB İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin 22. Maddesi;
Yarışmalar
Madde 22 — Sosyal etkinlikler ve diğer ders faaliyetleri kapsamında öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini geliştirmelerine, kendilerine güven duyabilmelerine, sosyal ilişkilerde anlayışlı ve saygılı olabilmelerine, bilimsel düşünce ve inceleme alışkanlığı kazanabilmelerine imkân sağlamak amacıyla çeşitli yarışmalar düzenlenir.
Bu konuda aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur;
a) Yarışma konuları, sınıfın düzeyine ve programlara uygun olarak belirlenir.
b) Bu Yönetmelikte belirtilen konularda veya inceleme, kompozisyon, şiir, hikâye, resim, müzik, spor, proje, bilgisayar, halk oyunları ve benzeri alanlarda en az bir yarışma düzenlenir.
c) Yarışmalar, sınıf içi, okul içi, okullar arası ve yurt içi düzenlenebileceği gibi uluslararasında da düzenlenebilir.
d) Okul ve sınıf içi yarışmalar ile ilgili esaslar ve yarışma konuları, okul müdürünün veya görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında ilgili kulüp danışman öğretmenlerinden ve temsilcilerinden oluşturulan komisyonca; okullar arası yarışma konuları ile yarışma esasları ise il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince oluşturulan komisyonca belirlenir.
e) (Değişik bent:2.3.2008/26804 RG) Bakanlık dışındaki resmî/özel kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek il/ilçe düzeyindeki yarışmalara katılım mülki amirin; yurt genelindeki yarışmalar ise Bakanlığın izni ile gerçekleştirilir. Yarışmalarla ilgili komisyonların oluşturulmasına ilişkin hususlar izin onayında yer alır.
f) (Değişik bent:2.3.2008/26804 RG) Okul ve sınıf içi yarışmaların değerlendirilmesi, yarışmalar için oluşturulan komisyonca; okullar arası yarışmaların değerlendirilmesi ise ilgili alan öğretmenlerinden, alan öğretmeni bulunmaması durumunda okul yönetimince uygun görülen diğer öğretmenlerden oluşturulan komisyonca yapılır. Okul içi yarışmalarda, yarışmaya katılan sınıflardan temsilci birer öğrenci de bulundurulur.
g) Yarışmalar, eğitim- öğretimi aksatmayacak şekilde düzenlenir.
h) Yarışmalarda derece alanlar ödüllendirilir. Başarılı öğrencilere, diğer bakanlık kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği sonucunda sağlanan yaz kampı imkânlarından da yararlandırılmalarında öncelik tanınır.
şeklinde yer almaktadır. 
Bunun öncesinde ifade etmek gerekir ki söze konu yönetmeliğin 1.ve 2. Maddelerinde yer alan Yönetmeliğin amaç ve kapsamını düzenleyen hükümleri;
Amaç
Madde 1 — (Değişik:2.3.2008/26804 RG) Bu Yönetmeliğin amacı; resmî, özel ilköğretim ve ortaöğretim okul, kurumlarında ders programlarının yanında öğrencide güven ve sorumluluk duygusu geliştirmeye, yeni ilgi alanları oluşturmaya ve beceriler kazandırmaya yönelik bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda öğrenci kulübü ile toplum hizmeti çalışmalarının usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2 — (Değişik:2.3.2008/26804 RG) Bu Yönetmelik; resmî, özel ilköğretim ve ortaöğretim okul, kurumlarında; bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda yapılacak etkinlikler ile törenler ve diğer çalışmaların düzenlenip yürütülmesiyle ilgili esasları kapsar.
şeklinde yer almış olup, bu hükümlerden anlaşılacağı üzere yönetmelik okullarda,  bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda yapılacak etkinlikler ile törenler ve diğer çalışmaların düzenlenip yürütülmesine ilişkin esasları belirlemek amacıyla tesis edilmiştir. 
Yer verdiğimiz hükümlerde açıkça görüleceği üzere öğrencilerden para toplanmasına ilişkin olan davaya konu kampanyanın bu sosyal etkinliklerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Aksinin iddiası, kanuna karşı hile anlamına gelecek bir yorumdan öte olmayacaktır. 
Aynı şekilde davalı idarenin cevabında dayanak olarak öne sürdüğü Araştırma, Yarışma ve Sosyal Etkinlik İzinleri konulu genelge(EK-4) de aynı şekilde araştırma, yarışma ve sosyal etkinliklerle alakalıdır. Dolayısıyla öğrencilerden para toplanmasına dayanak oluşturmamaktadır. 
Kaldı ki Anayasanın 42. Maddesinde yer aldığı şekilde eğitim parasız olduğu düzenlemesi karşısında bu kapsamda öngörülecek düzenlemelerin kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu tartışmasızdır.
Diğer yandan 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu, dernek ve vakıfların toplayacağı mali yardımlara ilişkin temel düzenleme olarak kabul edilmektedir. Bu kanun incelendiğinde de söz konusu yardımların eğitim kurumları içerisinde öğrencilerden toplanabilmesine olanak sağlayan bir düzenleme içermediği de görülecektir. 
Anılan Kanunun 4. Maddesinde;
Yardımın isteğe bağlı olması: 
Madde 4 – Yardım isteğe bağlıdır. Kişi ve kuruluşlar yardımda bulunmaya zorlanamaz
ifadesiyle yardımın isteğe bağlı olduğu ve kişilerin yardım yapmaya zorlanamayacağı da açıkça belirtilmiştir. Ancak uygulama sürekli hale getirilmiş ve fiili bir baskı ortamı yaratılmıştır. Bu haliyle de uygulamanın artık gönüllülük esasından uzaklaştığı açıktır. 
Bununla birlikte 2860 sayılı Kanun incelendiğinde anılan kampanyanın bu kanuna aykırı olarak gerçekleştiğini söylemek gerekir. 
2860 sayılı Kanunun 10.maddesinde;
Süre: Madde 10 – Yardım toplama süresinin takdiri, izin veren makama aittir. Bu süre bir yılı geçemez. Ancak, haklı sebeplerin bulunması halinde verilen süre, izin veren makamca bir yılı geçmemek üzere uzatılabilir.
Şeklindeki ifadeyle, yardım toplamaya ilişkin 1 yıllık süre öngörülmüş ve bu sürenin ancak haklı sebeplerin bulunması halinde uzatılabileceği ifade edilmiştir. 
Oysaki söze konu kampanyanın ilgili vakıf tarafından 2013 yılından itibaren devam ettiği ifade edilmektedir. Burada uzatılmaya gerekçe olabilecek haklı sebebin varlığı idarece ortaya konulmalıdır. Bu hususa ilişkin olarak da takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve kamu yararı ve hizmet gereklerinin yerine getirilmesi bakımından yargı denetiminde olduğu da tartışmasızıdır. 
Diğer yandan 2860 sayılı Kanunun 7. Maddesinde;
İzin vermeye yetkili makamlar: Madde 7 – (Değişik: 4/11/2004-5253/38 md.) Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.
şeklinde yer alan hükümde yardım toplamak için ilgili il Valiliklerince izin verilmesi şartı aranmaktadır.   
Anılan uygulamanın ülke genelinde uygulandığı bilinmektedir. Bu kapsamda kampanyanın düzenlendiği illerin Valiliklerince bu konuya ilişkin verilmiş bir yetkinin yazılı olarak dosya kapsamına sunulması gerekmektedir. 
Bununla birlikte aynı kanunun 13.maddesinde yer alan;
Kamu görevlilerinin çalışabilmesi: 
Madde 13 – Kamu görevlileri, vali veya kaymakamdan izin almadıkça yardım toplama faaliyetlerinde çalışamazlar. Çalışması için izin verilen kamu görevlilerine, her ne ad altında olursa olsun ücret verilemez. Ancak, Türk Hava Kurumu tarafından kurban derisi, bağırsak toplamak, fitre ve zekat zarfı dağıtmak suretiyle yardım toplama faaliyetlerinde görevlendirilen kamu personeline Kurumca ücret verilebilir. Silahlı Kuvvetler, adli ve idari yargıda görevli hakim ve savcılar ile güvenlik kuvvetleri mensupları ve özel kolluk görevlileri, yardım toplama faaliyetlerinde çalışamazlar.
düzenlemesine göre kamu görevlilerinin bu kampanyanın içerisinde yer alabilmeleri için Valiliklerce izin verilmesi zorunludur. 
Ek olarak sunduğumuz kampanya kitapçığının “Sık Sorulan Sorular” bölümünün 9.maddesinde -kitapçığın 18. Sayfasında yer almaktadır- okullarda okul idarecileri, sınıf öğretmenleri, rehberlik öğretmenlerinin kampanyanın takipçisi olacağı ifade edilmektedir. DAHASI ÖĞRETMENLERDEN 100TL PARA TOPLAMA TAAHHÜDÜ TALEP EDİLMEKTEDİR. 
Bu durum da göstermektedir ki kamu görevlisi öğretmenler bu yardım toplama faaliyetinin içerisinde doğrudan yer almaktadır. İşaret ettiğimiz kanun hükmü gereği bu kamu görevlilerinin faaliyetlerde yer almasında Valilikler ve Kaymakamlıklardan izinlerin alınıp alınmadığı belirsiz olup, alınmış ise idarece bunun dosyaya sunulması gerekmektedir.
Yine anılan Kanunun 16 ve devamı hükümlerinde denetlemeye ilişkin hükümler;
Faaliyetlerin denetimi: 
Madde 16 – Yardım toplama faaliyetleri ile sağlanan net gelirin gerçekleştirilmek istenen amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı izin veren makamın gözetim ve denetimine tabidir. İzin veren makam, gerekli denetlemeyi yaptırmak üzere, memurlar arasından veya dışarıdan yeterli sayıda denetçi görevlendirir ve ilgililere bildirir. İlgililer, denetçilerin isteği üzerine yardım toplama faaliyetleriyle ilgili her türlü bilgi ve belgeyi vermek zorundadırlar. 
Eski eser ve anıtların onarılması için yardım toplamaya izin verilmiş olan hallerde, Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ayrıca denetleme yapılabilir.
Kesinhesabın çıkarılması:
 Madde 17 – Sorumlu kurullar, yardım toplama süresinin bitiminden itibaren on gün içinde toplanan yardımın kesinhesabını çıkarmak ve bir örneğini izin veren makama vermekle yükümlüdürler. Zorunlu hallerde bu süre, izin veren makamca otuz güne kadar uzatılabilir. İzin veren makam, kesinhesabın bir örneğini denetçilere gönderir.
 Denetim sonucu: 
Madde 18 – Denetçiler, yardım toplama faaliyetlerinin belgelerini ve kesinhesabını inceleyerek, sonucu bir rapor halinde ve belirlenen süre içinde, görevlendiren makama verirler.
Denetleme raporu: 
Madde 19 – Denetleme raporunun: a) Yardım toplama faaliyetinin brüt gelirini, b) Yardım toplama faaliyeti için yapılan gideri, c) Yardım toplama faaliyeti sonunda sağlanan net geliri, d) Bu gelirin amacı gerçekleştirmede yeterli olup olamayacağı konusundaki bilgiyi, e) İzin veren makamca incelenmesi istenen hususlarla ilgili açıklamaları, İçermesi gerekir. Denetçiler, girmesinde yarar gördükleri hususları da rapora yazarlar. 
Denetçilere verilecek ücret: Madde 20 – Denetçilere verilecek ücretin miktarı İçişleri ve Maliye Bakanlıklarınca birlikte tespit olunur ve bu ücret İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.
şeklinde yer almıştır. 
Buna göre davalı idarece bugüne kadar hükümde yer alan denetleme faaliyetleri yerine getirilmiş midir? Buna ilişkin olarak bugüne kadar toplanan paraların akıbetine, nerelerde kullanıldığına ilişkin idarenin bilgisi var mıdır? Varsa kanunda ifade edilen denetleme raporu, kesin hesabın ve bağışların ulaştıkları yerlerin dosya kapsamına sunulmasını bekliyoruz.

Niteliği İtibarı ile Borçlandırıcı Bir Hukuki İşlem olan “Bağış” Bir Sözleşmedir ve Reşit Olmayan Öğrencilerin Bu İşlemlere Zorlanması Hukuka Aykırıdır. 
Türk Borçlar Kanunun 285 ve 286. Maddelerinde;

A. Tanımı
MADDE 285- Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
B. Bağışlama ehliyeti
I. Bağışlayan için
MADDE 286- Fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere, bağışlama yapabilir. 
Denilerek, Bağışlama sözleşmesi ve bağışlama sözleşmesi yapma ehliyeti açıkça ifade edilmiştir. Buna göre bir Borçlar Hukuku sözleşmesi olan bağışlama da bağışta bulunacak kişinin fiil ehliyetinin bulunması geçerlilik şartı olarak yerini almıştır. 
Diğer yandan Türk Medeni Kanununun 14 ve devamı hükümlerinde de fiil ehliyetinin tanımı ve unsurlarına yer verilmiş olup, fiil ehliyetinin varlığında ergin olma şartı yine temel unsur olarak ifade edilmiştir. 
III. Fiil ehliyetsizliği 
1. Genel olarak 
Madde 14-Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. 2. Ayırt etme gücünün bulunmaması 
Madde 15- Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz. 3. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar 
Madde 16- Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.
b. Erginlik
 Madde 11 - Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.
şeklinde, fiil ehliyetinin tanımı ve unsurlarına yer verilmiş olup, fiil ehliyetinin varlığında ergin olma şartı yine temel unsur olarak ifade edilmiştir. Ergin olma şartı da yine kanun da 18 yaşının doldurulmuş olmasına bağlanmıştır. 
Bu halde ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki öğrencilerin 18 yaşını doldurmadıkları dikkate alındığında bu bağışlama işlemlerini yapamayacakları kanunun işaret edilen emredici hükümlerinde açıkça ifade edilmiştir. Bu halde okullarda öğrencilerden bağış olarak bu paraların toplanıyor olması kanunda yer alan kesin hükümsüzlük yaptırımıyla açıkça hukuka aykırıdır. 
Davalı idarenin bu şekilde çocuklara hukuka aykırı işlemler yaptırılmasına göz yumması ve olanak sağlaması anayasanın 41.maddesinde; 
I. Ailenin korunması ve çocuk hakları [1]
Madde 41.– Aile, Türk toplumunun temelidir (Ek ibare: 03.10.2001-4709/17 md.) ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. 
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.
şeklinde ifade edilen ve uluslararası sözleşmelerde de yer alan çocuğun korunması ve üstün yararına ilişkin temel hukuk ilkelerinin hiçe sayılması anlamına gelmekte ve devletin bu anlamdaki görevini yerine getirmemesi olarak tanımlanır. 

Dava Konusu Para Toplama Kampanyası Okullarda Ciddi Bir Soruna Dönüşmüş Durumdadır.
Bağımsız ve güvenilir kuruluşlar aracılığı ile ihtiyaç sahiplerine ulaşacağından tereddüt duyulmayacak yardım kampanyalarının desteklenmesinin elbetteki ilkesel olarak doğru ve yerinde bir tutum olacağından kuşku yoktur. Ancak bu yardımların sürekli nitelikte okul öncesi sınıf öğrencilerine kadar yansıtılması şeklinde okullarda toplanıyor olması son derece sakıncalı bir durum olarak değerlendirilmektedir. 
Görünüşte son derece iyiniyetli görünen kampanyanın geldiği nokta itibarı ile gerek öğrenciler gerek öğrenci ile ailesi gerek öğrenci velileri ve hatta okuldaki öğretmenler arasında kaygı verici sorunlara neden olduğu gözlenmektedir. 
Her ay devam edecek şekilde süreklilik arz eden bu kampanyada asgari olarak 100TL toplanması öngörüldüğünden bu kampanya öğrenciler ve velileri üzerinde sürekli şekilde baskıya dönüşmüş durumdadır. Ekonomik durumu itibarı ile bağış yapacak gücü bulunmayan ailelerin çocuklarının yaşadığı mahcubiyet dikkate alınmamakta, pedagojik açıdan değerlendirildiğinde yaşanan sorunlar gün geçtikçe travmaya dönüşmektedir. 
Kaldı ki kampanyanın bu haliyle gönüllülük esasına dayanan bağış kavramının amacını yerine getirmekten uzaklaştığı da açıktır.

SONUÇ ve İSTEM:
Yukarıda arz ve izah olunana nedenler ve mahkemece resen gözetilecek hususlar dikkate alınarak;
İHH İnsani Yardım Vakfı, İyilikte yarışan sınıflar ”Her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının 08.09.2016 tarih ve 88013337/821.99-E.9706402 sayılı onay işlemi ile birlikte Sendikamızca yapılan 22.12.2016 tarihli bu onay işleminin iptali konusundaki başvurunun reddi yönündeki Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün 05.01.2017 tarih ve E.221313 sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurularak sonrasında iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 
Davacı Eğitim-İŞ Sendikası Vekili
Av. Burak SABUNCU
EKLER:
1- Dava konusu MEB ret işlemi
2-İHH Vakfının kampanya tanıtım kitapçığı
3-Başvuru dilekçesi
4- MEB Araştırma, Yarışma ve Sosyal Etkinlik İzinleri konulu genelgesi

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.