Ebeveynler Hafta Sonlarınızı Geri Alın. Pişman Olmayacaksınız

Çocuğunuz 18 yaşına basmadan önce onunla birlikte yaklaşık 936 hafta sonunun tadını çıkarmış (ya da buna katlanmış) olacaksınız. Şimdi bundan, ilk iki ila dört seneyi (yani neredeyse bütün hafta sonlarını uyuyarak, yemek yiyerek, tuvalet yaparak, öğle uykusu uyuyarak ya da ağlayarak geçirdikleri yılları), ardından hasta oldukları yaklaşık 30 hafta sonunu ve ergenlik yılları boyunca “kaçak” oldukları 200 hafta sonunu çıkarın. Size çocuklarınızla birlikte tadını çıkarmanız için 400 Cumartesi ve Pazar’dan daha azı kalacaktır.

Ebeveynler Hafta Sonlarınızı Geri Alın. Pişman Olmayacaksınız

Burada durup, amacımın suçluluk duygularınızı artırmak olmadığını söylemeliyim. Şimdi devam edebilirim.

Elinizdeki bu hafta sonlarında ailece zihinlerinizi ve bedenlerinizi dinlendiriyor, ruhlarınızı yeniden şarj ediyor ya da aile merkezli ve hep birlikte olduğunuz faaliyetler yapıyor musunuz? Cevabın koca ve yorgun bir “HAYIR” olduğunu tahmin edebiliyorum.

Bu cevabı “evet” olarak değiştirmeniz ve hafta sonlarınızı geri kazanmanız gerekiyor.

Bunu ilk kez, yıllar önce bir Küçükler Ligi futbol antrenörü hiç tereddüt etmeden Pazar sabahı saat 8′e iki saatlik bir antrenman koyduğunda fark ettim. Pazar sabahlarının ne kadar önemli olduğunu unuttuk mu? Annenin de babanın da yoğun çalıştığı ailelerin birlikte geçirdikleri tek zamanın tembel bir Pazar sabahında güzel bir kahvaltı yapmak olduğunu unuttuk mu? Ya da yorgun anne-babaların uyumak için tek zamanlarının hafta sonu sabahları olduğunu?

Bu olaydan sonra Cumartesi ve Pazar günleri olan okul dışı faaliyetlerin hiçbirinin bizim ailemize göre olmadığına karar vermemiz hiç de zor olmadı. Ama bu seçim maalesef neredeyse bütün okul dışı faaliyetlerinden vazgeçmemizi gerektiriyordu! Bu yüzden biraz esnek olmak zorunda kalsak da, yine de çocukları sadece hafta içi olan faaliyetlere götürdük. Hafta içi günlerimiz yeterince hareketli ve telaşlıydı. Arabayla oradan oraya aceleyle koşturarak, nerede fırsat bulursak orada atıştırarak ve otobanda hız yaparken arka koltukta heceleme testleri yaparak yeterince zaman geçiriyorduk. Ona, buna ve şuna yeterince katılım zorunluluğumuz vardı. Ve çocuklar ancak saat 8.45′te oturabildiğimiz akşam yemeği sofrasında yeterince sık uyukluyorlardı. Yeterince!

O zaman bunu neden Cuma’dan Pazar akşamına kadar devam ettirelim ki?

Eğer aileniz hafta sonu okul dışı faaliyetlerinden rahatsız değilse, o zaman sizi tebrik ederim. Ama artık biliyorum ki bu herkes için iyi bir yöntem değil.

Eğer hafta sonlarınızı tribünlerde, toplantı ve jimnastik salonlarında geçirebiliyorsanız, sizi takdir ediyorum. Ancak bu emeğin ve harcamanın düşüncesi bile benim beynimi (ve banka hesabımı) yoruyor. Doğrusunu isterseniz bu tür aileleri Facebook’tan takip etmek bile yoruyor beni.

Elbette biz de ailece hafta sonları bazı spor faaliyetleri için uzun yol yapıyoruz ya da çocukları heyecanlı ve eğitici maceralara çıkarıyoruz. Ama bu hafta sonlarını muhtemelen yılda 10 kereyle sınırlandırıyoruz. Ayrıca katılmamız gereken hafta sonu etkinlikleri de oluyor. Ama bunu yapmamız gerektiğinde, hafta sonu aile zamanımızdan vazgeçmek zorunda kaldığımız için biraz üzülüyorum.

Çocuklar büyüdükçe (ve daha meşgul oldukça) anne-baba olarak biz tembel hafta sonlarımızı evde geçirmeye devam ediyoruz. Çocuklarsa mahalledeki arkadaşlarıyla takılıyor, bisiklete binmeye gidiyor, şekerleme yapıyor, sıkılıyor, eğleniyor ve yine sıkılıyorlar, ama hepsini evde ya da evin çevresinde yapıyorlar. Bunlar bizim en güzel hafta sonlarımız oluyor, çünkü sadece beraber oluyoruz.

“Çok hızlı büyüyorlar” deneyimini yaşamış biri olarak (bir oğlum başka şehirde üniversiteye gidiyor), önümüzdeki Cumartesi öğleden sonrasında çocularımla birlikte koltukta can sıkıntısıyla oturmak için inanın her şeyi yapardım.

Eğer hafta sonlarınızı fazla dolu, fazla planlı buluyor ve bütün aileniz üzerinde gerilim yarattığını düşünüyorsanız, o zaman “azalmaktan” ve yavaşlamaktan vicdan azabı duymayın. Azar azar, gereksiz yükümlülüklerden kurtulamaya çalışın ve eğlence dolu bir hafta sonunun ne olduğuna yönelik beklentilerinizi gözden geçirin. Eğlenmek için sürekli git, git, git ve yap, yap, yap olmak zorunda değil hafta sonlarınız. Yalnız kalan sıkılmış çocuklar eninde sonunda kendi eğlencelerini yaratacaklardır. Çocukken en çok bu tür eğlenceleri sevdiğimi çok iyi hatırlıyorum.

Ve son olarak sadece diğer yetişkinlere değil, çocuklarınıza da “hayır” deme sanatını iyice öğrenin. Ailece geçirdiğini hafta sonlarınızı geri alın. Bunu yaptığınıza memnun kalacaksınız. Çocuklar da öyle. Yani, çoğunlukla…

Kaynak: http://www.scarymommy.com/parents-take-back-your-weekends/?utm_source=today.com&utm_medium=referral&utm_campaign=pubexchange_facebook

ÖĞRETMENLERSİTESİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

SINIF ÖĞRETMENLERİ GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

MATEMATİK ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

OKUL ÖNCESİ-ANASINIFI ÖĞRETMEN GRUBU TIKLAYINIZ

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER GRUBUNA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.