Bye Bye TEOG, Artık TEOG olmayacak

Ülkemizde en çabuk alıştığımız ve yine acıdır ki en çabuk terk ettiğimiz şey eğitim sistemimiz. Sistem; iyi güzel tıkır tıkır değişiyor da eğitim bir türlü yol almadı.

Bye Bye TEOG, Artık TEOG olmayacak

Yıllardan beri hepimiz şahit olmuşuzdur. Eğitimden dem vurulurken her zaman Avrupa'nın bunu ne kadar iyi yaptığını söyelerler. Akabinde önümüze bir Finlandiya, Norveç veya İngiltere örneği çıkar. Ağız bükerek hayretle dinleriz.
-Sahiden Avrupa'da önde olan eğitim sistemi nasıl uygulanıyor?
-Gerçekten de üniversiteye sınavsız girmek mümkün mü?
-Peki TEOG, SBS, STS, ÖSS, LYS gibi sınavlar neden bizi başarılı kılmadı?

Sorular sorular sorular...
Peki çözüm ne?
Biz yıllarca boşuna mı kürek çektik dediğinizi duyar gibiyim. Lafı bizim çarpık eğitim sistemimiz gibi uztmayacağım. Evet, öyle yaptık ve yıllarca yerimizde saydık. 
Hiç mi ilerleme olmadı dediğinizi de duyar gibiyim, oldu elbette. Her adım bir kazanım, her yanlış bir ışık açtı bizde.

Sonuç?
TEOG gitmeli..

Yerine herkesin her zaman dediği ama bir türlü gelmeyen; akılcıl, ilerlemeci, gençleri üretmeye, buluş yapmaya, kendinde olanı ortaya çıkarmaya, kazanımlarını arttırarak geliştirmeye, geçmiş- gelecek arasında sentez kurabilecek, feraset ve basiret sahibi bireyler yetiştirecek bir eğitim sistemi gelmeli.  Bunun yanı  sıra özellikle de birbiri ile yarışmayan, hedefler aynı olsa bile, biri  diğerine tercih edilmeyen, herbirinin kendi kabiliyeti ölçüsünde yönlendirildiği, rakabet ortamından çıkıp işbirliğini esas alan bir yapıya dönmeliyiz. 

TEOG NEDEN KALDIRILMALI

Öğrencileri yarış atı gibi koşturup, son 100 metrede burun farklı ile önde olanı zirveye çıkaran bir yarıştan başkası değil.  Daha vahimi o da değil, herkesi aynı yarışa sokması. Yıllar önce bir karikatürde görmüştüm. Zürafa, aslan, kurbağa, zebra, ayı ve yılan  aynı yarışın içindelerdi. Düz bir maraton olsa bile hepsi eşit bir yarışın içinde olmuş olabilir ancak,  bu asla adil bir yarış olamaz. Burada hepsi bir şekilde ilerler ancak aynı sonucu beklemek doğru olmaz. Balık yüzecek, kuş uçacak ve çocuk kendi yeteneğini inkişaf ettirecek.
TEOG, sadece Temel bilimler ve Sosyal bilimlerde iyi olanı başarılı kılan bir sistemdi. Bu tarz öğrenciler en gözde öğrenciler olurken, yetenekleri ve kabiliyetleri yönüyle ön plana çıkmak isteyen öğrencilere '' sen otur'' diyerek arka sıralara ittik. Bu tek kanatla uçan pervaneye benzer. Ancak çocuğu yetenekleri ve ilgileri yönüyle de değerlendirmeye tabi kılarsak; pervane daha güçlü ve kendinden emin uçacaktır. 
TEOG adaletli değildi. Kırsalın bir yerinde eğitim gören bir öğrenci ile, merkezde tüm olanaklara sahip bir öğrencinin aynı kulvarda yarıştığı bir sistem asla verim getirmez. Kısa vadede birilerini mutlu kılar, büyük bir kısmını da zoraki bir yerlere yönlendirmiş oluruz sadece.
 
TEOG'da şişirilmiş notlar vardı. Okul puanı yükselsin diye, öğrenci daha iyi yerlere gitsin diye darphaneye dönen bir çarkın içine girdik. Sonuç olarak öğretmenler; İyi polis, kötü polise döndü. Yüksek not veren öğretmen el üstünde tutulurken, çalışan, çabalayan öğrenciye hakkettiğini veren öğretmen deyim yerindeyse öcü gibi görülmeye başlandı. Dolayısıyla kendi elimizle öğretmenimizin değerini, eğitimimizn kalitesini düşürdük. 

Öğretmen; not vererek değer kazanmamalı, verdiği kazanımlarla değerlenmelidir.


ADRESE DAYALI YERLEŞTİRME

Puan sistemi daha adil bir zemine oturtulmalı mesela. Öğrencileri puanlarına göre okullara yerleştimenin illaki çok olumlu yanı var.  Acaba ilkokullardaki adrese dayalı sistem gibi en yakınlarındaki okullara yerleştirseler daha homojen bir yapı olmaz mı? Diğer türlü, rekabetçi ve kızıştırılan öğrencilerin kendi kabiliyetlerinden çok rakip olarak gördüklerinin yetenekleri ve başarıları üzerinden kendilerini değerlendirmeye başlar ve taklitçi, ezberci bireyler yetiştirmiş oluruz.
Aslında geç de olsa sorun tespit edildiğine göre vakit kaybetmeye hacet yok. Çözüm basit, tüm bireyler yetenekleri ölçüsünde ve süregelen bir aşamadan sonra kendi istedikleri alanlara yönlendirilmeli. 

*Kıssadan hisse. Niçin Bye Bye dediğimize gelirsek; yabancı, taklitçi, ezberci ve teogcu sistemle ancak bye bye diyerek baymış, köhnemiş bir eğitime gebe kalırız. Derin analizli sohbetlerimizde karşımıza yeni bir Avrupa ülkesinin daha çıkmasını istemiyorsak, dersimizi almalı, nottan çok kendi öz değerlerimizle, kendimizi uyandırmalıyız. Yoksa ağız büküp, daha nice ülkelerin adını EZBERLEMİŞ oluruz.

www.kamutime.com
Eğitimci: Ramazan DEMİRAL
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Memur - 1 hafta önce
Buna da mülakaat getirirler. Bir de yandaş çocuk yaratmaya çalışırlar.