2015 Ramazan'ın Ayının Başlamasına Kaç Gün Kaldı, İlk İftar Saat Kaçta, Ramazan Bayramı Ne Zaman

2015 yılı mübarek 3 ayların sonuncu 11 ayın Sultanı Ramazan Ayı İçi Son 1 Haftaya Girildi Tüm Dünyada Müslümanlar 30 gün boyunca oruç tutup ramazanı ihya edecek İlk İftar Sahur ve Teravih Saatlerine Belli Oldu.

2015 Ramazan'ın Ayının  Başlamasına Kaç Gün Kaldı, İlk İftar Saat Kaçta, Ramazan Bayramı Ne Zaman

Ramazan ayına çok az bir süre kaldı. Ramazan veya Ramazan ayı Hicri takvime göre yılın dokuzuncu ayı. İslamiyet'te Ramazan, oruç tutma ayıdır ve kutsal kabul edilir.Ramazan, "Ramaza" (çok sıcak olma) kökünden gelir. Bunun nedeni muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır.Sevan Nişanyan'ın verdiği bilgilere göre Ramazan İslam öncesi Arap ay takviminde Temmuz-ağustos aylarına verilen isimdir. Bu takvimde aylar 12+1 sistemi (3 yılda bir ilave edilen 1 ay) sayesinde en fazla 30 günlük kaymalarla yılın aynı zamanlarında yaşanmaktaydı. ÜÇ AYLAR Üç aylar veya Mubarek üç aylar, Hicri takvim'de mukaddes olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır.Faziletli sayıldığı için ibadetler artırılır, günahlardan en azından saygıdan dolayı sakınılır ve Ramazan ayına hazırlık yapılır. Hadise göre Recep Allah'ın ayıdır, Şaban Peygamber Muhammed'in ayıdır, Ramazan da Ümmetin ayıdır.Ayrıca, Recep Regaib Kandili ve Mirac Kandilini, Şaban Beraat Kandilini ve Ramazan Kadir Gecesini barındırır. RAMAZAN AYI NE ZAMAN BAŞLIYOR? Ramazan ayı 2015 yılında 18 Haziran günü başlayacaktır. 18 Haziran gecesi ilk sahur yapılacak. 2015 ÖNEMLİ GÜNLER Miraç Kandili: 15 Mayıs 2015 Cuma Berat Kandili:1 Haziran 2015 Pazartesi Ramazan Ayı Başlangıcı: 18 Haziran 2015 Perşembe Kadir Gecesi: 13 Temmuz 2015 Pazartesi Ramazan Bayramı: 17 Temmuz 2015 Cuma HİCRİ TAKVİME GEÇİŞ Günümüzde Ramazan ayının zamanı Ömer'in halifeliği zamanında düzenlenen Hicri takvim'e göre belirlenir. Hicri Takvim bir ay takvimi olduğu için yıllar, miladi takvimden 11 - 12 gün kısadır. Bunun sonucu olarak Ramazan ayı her sene miladi takvimde öne kayar. Yaklaşık olarak her 32 senede bir, Ramazan ayı aynı tarihlere denk gelir. Ömer'in hilafeti zamanında Arap Yarımadası'nda; Persler, Romalılar ve başka medeniyetlerin kullandığı güneş ve ay takvimleri kullanılmaktaydı. Hicaz-Asir bölgesinde ise hem güneş hem de ay takvimi kullanılıyordu. Takvim oluşturma fikri ortaya çıkınca yapılan istişareler sırasında sahabeden Ali bin Ebu Talib, oluşacak takvimin peygamberin Medine'ye hicretini başlangıç tarihi olarak önermiştir. Bu görüş kabul edilmiştir fakat peygamberin hicretinin ay takviminin ilk ayı olan Muharrem'e değil de Rebiulevvel'e denk gelmesi sonucunda tarih geriye alınmıştır. Buna göre Hicrî takvimin başlangıcı miladî 23 Temmuz 622'ye denk gelir, yılın dokuzuncu ayı da böylece Ramazan olur. Ramazan ayından önceki hicrî ay Şaban, Ramazan'dan sonraki ay ise Şevval ayıdır. Hicrî takvimin salt ay takvimi olması sebebiyle, bu takvimdeki ayların mevsimlerle ilişkisi yoktur; yani her ay güneş takvimine göre her yıl pozisyonu değişir, ve böylece aylar mevsimler arasında gezinir - belirli bir mevsimin ayı olmazlar. Bu sebeple Ramazan ayı ve oruç dönemi her yıl değişir. İSLAM'DA RAMAZAN Kur'an'ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir. Hangi gün olduğu bilinmemekle birlikte Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecesi olarak kabul edilir. Kadir gecesi ile ilgili Kur’anın 97.süresi olan Kadir Suresinin ilk üç ayeti şöyledir: “ Şüphesiz, biz O'nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. ” Bakara Suresi'ne göre Kur'an'ın İslam peygamberi Muhammed'e gönderilmesi Ramazan ayında başlamıştır ve bu ay içinde "oruç" tutmak müslümanlara emredilmiştir. İlgili ayet şöyledir: “ O Ramazan ayı ki irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor. Umulur ki, şükredesiniz! (Bakara 185) ” Bu ay boyunca gündoğumundan önceki alacakaranlık ile günbatımından sonraki alacakaranlık arasında yemek-içmek ve cinsel ilişkide bulunmak Müslümanlara yasak kılınmıştır. Mükellef olan Müslümanların Ramazan orucunu tutması farzdır. Oruç tutarken mutlaka dengeli beslenmenin hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, Ramazan’da sağlıklı beslenmenin 9 altın kuralını açıkladı. 1) MUTLAKA SAHURA KALKIN: Sahura kalkılmadığı zaman çok sık sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabilir ve kronik yorgunluk yaşayabiliriz. Bu nedenle mutlaka sahura kalkılmalı… Sahur yapılmadan oruç tutulduğunda aç kalma süresi artıyor, metabolik hız düşüyor, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı görülebiliyor. Uzun süreli açlık sonrası; iftarda aşırı besin tüketimini ve gün içerisinde kan şekerinin düşmesini engellemek için, sahurda sindirimi yavaş, besin değeri yüksek besinler tüketilmeli. 2) SAHUR VE İFTARDA BOL SU İÇMEYİ UNUTMAYIN: Su neden önemli ve gereklidir? Her vücut hücresi, dokusu, organı suya ihtiyaç duyar. Bu sebeple, vücudun her türlü fonksiyonunu sağlamada su gereklidir. Su aslında vücudun en çok gereksinim duyduğu besin öğesidir. Vücuttaki sıvı miktarının % 20 azalması ise yaşamsal risk oluşturur. Ramazan ayı ile su alımımız azalır bu nedenle sahurda ve iftarda su alımımızı 1,5 - 2 lt kadar olacak şekilde ayarlamamız gerekir. Kısaca su, Besinlerin sindirimi Besinlerin emilimi ve taşınması Besin öğelerinin metabolizması sonucu oluşan artık maddelerin atılması Vücut ısısının denetimi Eklemlerin kayganlığının sağlanması Elektrolitlerin taşınması için çok önemlidir. 3) İFTAR SOFRASINDA YEMEĞİN DEĞİL SOHBETİN TADINI ÇIKARIN: Gün boyu aç kalan mideye, iftar vakti ile birlikte birden ve hızlı bir şekilde yüklenilmesi, birçok sağlık sorununa neden olacağı gibi kalp sağlığını da olumsuz etkiler. Az az ve sık sık beslenmek gerekir. Yemek yerken acele edilmemeli. 4) İFTARLA SAHUR ARASINDA İKİ ARA ÖĞÜN YAPIN: Rutin yaşamımızın içerisinde 5 - 6 öğün olacak şekilde tüketim ayarlaması yaparken Ramazan’da bu sayı iki ana öğüne düşüyor. İftardan uyku saatine kadar 1 - 2 küçük ara öğün daha yapmak metabolizmanın çalışmasına yardımcı olur. 5) YOĞURT, CACIK VEYA AYRAN İFTAR SOFRASININ İNCİLERİ: İftar saati ile birlikte orucunuzu su ve hurmayla açtıktan sonra çorba, salata gibi hafif besinlerle iftara devam edin. Ana yemeğe geçmeden önce 5 - 10 dakika ara vermek, mideyi rahatlatır. Ana yemek olarak ne tüketirseniz tüketin mutlaka yanında yoğurt, ayran veya cacığa yer verin. 6) TATLI YEMEYİ ERTELEYİN: Yemekten 1 - 2 saat sonra her gün olmamak kaydıyla meyve veya tatlı yiyebilirsiniz. Fakat tercih edeceğiniz tatlının şerbetli, hamurlu olmamasına dikkat edin. Özellikle mevsim meyvelerinden yapılan sütlü tatlılar ya da dondurma veya Ramazan ayının vazgeçilmezi güllaç doğru alternatiflerin başında gelir. 7) KIZARMIŞ VE TUZLU BESİNLERİ TÜKETMEYİN: Kızartma veya tuzlu besin tüketmeniz gün içinde çok susamanıza, su tüketemediğiniz için de tansiyon ve ödem gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. İftar ve sahurda kızartma, turşu, salamura besinler, sucuk ve hamurlu tatlılardan uzak durun. 8) SAHUR VE İFTAR SOFRANIZDA ÇİĞ SEBZELER, MEYVE OLSUN, KARNINIZ DOYSUN: Gün boyu kan şekerinin düşmesini engellemek, mide boşalmasını geciktirmek sahurda protein açısından zengin besinlerin tercih edilmesi uygun olur. Bu nedenle sahurda yağlı ve kalorili ağır yemekler yerine hafif kahvaltılıklar tercih edilmeli. Burada meyve ve sebze tüketimi artırıldığında hem görüntü bakımından zengin bir öğün tüketmiş olursunuz hem de tokluk hissi daha uzun süre korunmuş olur. 9) BİTKİ ÇAYLARININ İYİLİĞİNDEN FAYDALANIN: Sahur ve iftar sonrası içeceğiniz bitki çayları hem sıvı alımınızı destekler hem de sindirim faaliyetlerinizin düzenli olmasına yardımcı olur. Özellikle sahurda içeceğiniz tarçınlı çaylar kan şekerinizin düşmesini engelleyebileceği gibi tarçın midenin geç boşalmasını da sağlayacağı için gün içinde açlık duygusunun daha geç oluşmasına sebep olur. Ya da yine bitki çaylarından yeşil çay uzun süreli açlık sonucunda yavaşlayan metabolizmanızın hızlanmasında katkıda bulunur. İftardan sonra ise içeriğinde biberiye, kekik, mate yaprağı, kiraz sapı gibi bitkileri içeren fonksiyonel çaylar sindirim sisteminizi destekler, metabolizmanızı hızlandırır ve gün içinde yeterli su içmemeye bağlı oluşabilecek ödem probleminizin azalmasına da destek olur. Ancak bitkilerin iyiliğinden yararlanmak için nerede depolandığı bilinen, güvenilir markaları kullanmalı, bir tutam şu bitkiden, bir tutam bu bitkiden gibi karışımlardan kaçınmalısınız. Ramazan pidesinin fiyatı bu yıl ne kadar? İstanbul ve Türkiye'nin diğer şehirlerinde geçen yıl 1,5 lira olan ramazan pidesinin fiyatı henüz belirlenmedi. İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Fikri Sırtı ekmek ve ramazan pidesi konusunda vatandaşlara alışverişini fırınlardan yapka çağrısında bulundu. İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Fikri Sırtı, Manisa’da geçtiğimiz günlerde ahırda üretilen ekmeklerin ele geçtiğini hatırlatarak, İzmir’de her gün 300 bin kaçak ekmeğin sokaklarda, kaldırımlarda, pazar yerlerinde, cami önlerinde satıldığını belirtti. Sırtı, "Bu ekmeğin 60 bini Manisa Yunus Emre İlçesindeki bu ahırda üretilip İzmir’e getiriliyordu. Bu yakalanınca kente kaçak giren ekmek sayısı böylelikle 240 bine düştü. Sağlıksız ortamda kalitesiz malzeme ile ekmek üretimine önüne geçmek için denetimler sıklıkla yapılmalı. Ekmeğin sokaklarda satışı yasak. Mutlaka ekmek fırınından alınmalı" dedi. İzmir’de günlük 3 milyon ekmek tüketimi bulunduğunu hatırlatan Sırtı, "Unlu mamul satılan iş yerlerinin ekmek üretim ya da başka yollardan temin ederek ekmek satışı yapması kanunen yasaktır. Ekmek fırıncı esnafının işidir. Özellikle Buca tarafında bu sıkıntılar yaşanıyor. Buca ilçesinde 28 ekmek fırınına karşı 65 unlu mamul satışı yapan iş yeri var. Yasaya göre unlu mamullerin ekmek satışı yapmamasına rağmen işyerleri mühürleri sökerek ekmek satışlarını sürdürüyor. Satışa devam edenler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.