Mobbing davasında emsal teşkil eden karar

Kamuoyunda 'işyerinde psikolojik taciz' olarak bilinen Türk Dil Kurumu tarafından ise 'bezdiri' olarak tanımlanan mobbing, son dönemde iş davalarının da büyük yer tutmaya başladı. Özellikle, bankacılık gibi hedef yoğunlukta çalışan sektörlerde ise her gün yüzlerce mobbing davası açılmaya başlandı. Yargıtay da, son dönemde artan mobbing davalarına örnek olabilecek bir karar verdi. Yargıtay, çalışanların mobbing iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu ayrıca, tazminat ödenmesi için mobbigin sürekli, kasıtlı ve sistematik olması gerektiğini hükmetti.

Mobbing davasında emsal teşkil eden karar

Mobbing davalarına emsal teşkil edecek olay 2013 yılında özel sektörde çalışan ve istifa ederek işten ayrılan bir işçinin açtığı davada yaşandı. İşçi dava dilekçesinde, işveren ve çalışma arkadaşları tarafından yoğun psikolojik baskı altında tutulduğunu bu nedenle işten istifa etmek zorunda kaldığını öne sürdü.

İşçi ayrıca işe dönüş ve tazminat talebinde bulundu. Yerel mahkemede işçiyi haklı bularak işverin, istifa ederek işten ayrılan personeline tazminat ödemesini kararlaştırdı.

İşveren ise dava sonucunu yüksek mahkemeye taşıdı. Yerel mahkemenin kararını değerlendiren Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, mobbing ile ilgili örnek teşkil edecek değerlendirmelerde bulundu. Yerel mahkemenin kararını bozan Yargıtay, mobbing tazminat konusu olması için, 'sürekli, sistematik ve kasıtlı' olması gerektiği yönünde görüş bildirdi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin mobbing ile ilgili kararı ve değerlendimesi şöyle: "Bir hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işverene verdiği dilekçesinde, görevinden 05.11.2012 tarihinde kendi isteğiyle istifa ettiğini belirtmiştir. Davacı istifa iradesinin fesada uğratıldığını ve istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını ispatlayamamıştır.

Ayrıca her ne kadar mahkemece mobbingin varlığı kabul edilmişse de, mevcut delil durumu mobbingin şartlarının oluştuğunu kabule yeterli değildir. Bu durumda, davacı işçinin istifasının haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ileride açılacak alacak davasında değerlendirileceği gözetilerek istifa dilekçesine değer verilip davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır."

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.