İlk yerli yalan makinesi için çalışmalar başladı!

Peki bir insan neden yalan söyler?

İlk yerli yalan makinesi için çalışmalar başladı!

Prof. Dr Nevzat Tarhan ile dün başlayan, Üsküdar Üniversitesi’nin düzenlediği Adli Bilimler Sempozyumu öncesinde bir araya geldik. Tarhan ile yalan söylemek, yalan türleri, yalan söyleyen yetişkin ve çocukların belirgin özellikleri üzerine sohbet ettik. “Yalanı başarıyla söyleyen ve saklayanlar çok zeki insanlardır” diyen ünlü profesör, yalancılığın yeni bir versiyonu olan dijital yalancılık ve tespitini de anlattı. 3 yıldır İstanbul’daki Üsküdar Üniversitesi’nde rektörlük görevini sürdüren Tarhan, yeni projesini de açıkladı: “Yalanı beyinde görüntülemek için vücuttaki 5 parametreyi kayıt altına alan yalan makinesi üretme çalışmaları yapıyoruz.” “Yalan”ın psikolojideki tam tanımı nedir? Kişinin kendisinin bile inanmadığı bir şeyi söylemesidir. Yalancılar kaça ayrılıyor? Klasik yalancılar vardır. Söyledikleri yalanları beyin ve vücutları onaylamaz. Bu yüzden de onların yalan söylediklerini kolayca tespit edebiliriz. Yalan makinesinde da yakayı ele vermeleri kolay olur. Bir de usta yalancılar vardır. Bunlar yalan makinesinde bile tespit edilemez. Söyledikleri yalanlara kendilerini bile inandırmışlardır. Bir insan neden yalan söyler? Yalan söylemenin en yaygın olduğu dönem çocukluğumuzdur. Bir çocuğun iyi-kötü, doğruyanlış kavramları gelişmemiştir. Cezadan kaçmak, suçu saklamak, takdir almak, ilgi görmek, şefkat beklentisi, hatta öç almak için bile yalan söylenebilir. Bir çocuğun yalan söylemesini körükleyen etmenler neler? Söylediği yalanlar o ailede prim yapıyorsa çocuk buna devam eder. Hatta bu zamanla bir kişilik özelliği haline gelir. Erişkinlerin yalan söyleme sebepleri de çocuklarınkiyle aynı mı? Onlar daha çok çıkara yönelik yalan söyler. Özellikle antisosyal kişilik bozukluğu olanlar toplumun normlarına uymak gibi bir gaileleri olmadığı için sürekli yalan söyler. Suç işleyen ve hiçbir pişmanlık duymayan kişilerdir. Başka sebepler de var mı? Histrionik kişilik bozukluğu olanlar da ilgi odağı olmak için sık yalan söyler. Bu kişiler ilgi görmedikleri bir ortamda sudan çıkmış balığa döner. Paranoid kişiler de çevredeki her şeyi tehlike olarak algılar. Kendilerini savunmak ya da zarar görmekten korktukları için sürekli yalan söylerler. Kendini yüceltmek için yalan söyleyenler de var mı? Egosu yüksek kişiler, kendilerini iyi, güçlü, başarılı göstermek için rahatlıkla yalan söyler. Öyle şeyler anlatırlar ki gerçekle alakası yoktur. Toparlamak gerekirse kişilik zaafı olan, özgüvensiz kişiler yalan söyler. Yalancılığı türlere ayırabilir miyiz? Sözel, davranışsal ve duygusal yalancılık vardır. Hangisi kendini daha çabuk belli eder? Sözel yalancılık çabuk anlaşılır. Bu kişiler tutmayacakları sözleri, inanmadıkları şeyleri söyler. Davranışsal yalancılık ise karşı tarafı aptal yerine koymaktır. Kurallara uymaz, sürekli manevra yaparlar. Duygusal yalancılarınsa her şeyleri sahtedir. Duygusal gerçeklikleri yoktur. Gülmeleri de ağlamaları da gerçek değildir. Yalancılığın bir yüz ifadesi var mı? Rasyonel sezgiyle kişinin yalan söyleyip söylemediğini yüz ifadelerinden anlamak mümkün. Ama yalan söyleyen kişi çok profesyonelse yüz ifadelerini de kontrol edebilir. Yalancılığın toplumsal etkileri dışında, fiziksel olarak olumsuz etkileri de var mı? Yalan söylemek strese yol açtığı için genel vücut sağlığına da zararlı. Normal işlevini yapan beyin, yalanla birlikte kısa devre yapar. Peki bunun genlerle bir alakası var mı? Beyinde iyi ve kötü gen vardır. Çocuklarda bulunan yaramazlık, hiperaktivite geni çocuğun farklı davranmasını sağlıyor. Bu gene sahip çocuğu ileride yalan söylediği için suçlamak bilimsel tartışma konusudur. Bu genin etkisini iyi yöne çevirmek için çocuğu eğitimle farklı yönlere çekmek gerekir. Kişide bağımlılık geni varsa bu da beyni etkileyecektir. Yalan söyleme alışkanlığı, uyuşturucu kullanma gibi. Kötü genleri iyi genlere dönüştürebiliriz. Küçük yaşta eğitim vermeliyiz. Bir kişiyi hiçbir delil olmadan, sadece yalan söylediğine inanıyoruz ya da yalan makinesi yalan söylediğini gösteriyor diye suçlayabilir miyiz? Yalan makinesiyle yapılan testler bir hastalığın teşhisi gibidir. Mesela, biri şeker hastalığının tüm belirtilerini gösterdiği halde test sonucu negatif çıkabilir. Testlerde her zaman için yanılma payı vardır. Dolayısıyla yalan makinesi olayın labarotuvar kısmıdır. Bir kişiyi yüzde 100 suçlu ilan etmek için yeterli değildir. ‘Yalanı beyinde görüntüleyeceğiz’ “YALAN makinesi vücuttaki 5 parametreyi kayıt altına alıyor. Bunlar; beynin ürettiği dalgalar, ciltteki ısı değişikleri, ciltteki ıslaklık değişimi, kalp ritmi ve solunum sayısıdır. Bu belirtiler ışığında kişinin yalan söylediğinden yüzde 90 oranında emin olabiliriz. Biz de Üsküdar Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla yerli yalan makinesi üretmek için çalışıyoruz. Nörogörüntüleme sistemiyle yalanı beyinde görüntüleyeceğiz. Doğru bir oksijen artışı görülüyor. Biz de bu sinyalleri kaydederek beyinde parlamanın olup olmadığına bakıyoruz.” İşte yalancıyı ele veren davranışlar “BIR kişinin yalan söylediğini ruhsal muayene esnasındaki beden dilinden anlayabiliriz. Yalan söyleyen kişiler öncelikle göz teması kurmaktan kaçınır. Yalan söyledikleri konunun merkezine yaklaştıklarında da çok konuşmaya ve teğetsel detaylar vermeye başlarlar. Dolaylı konuşurlar. Temel konuya bir türlü giremezler. El, kol hareketleri artar, etrafı kurcalamaya başlarlar. Bazı kişiler de farkına varmadan ses tonunu yükseltir ve öfkelenir.” ‘Siber yalancılık suç kabul ediliyor’ Dijital yalanlar psikolojinin yeni incelediği bir alan mı? Sanal ortam kişinin kendi kimliğini sakladığı, kendini olmak istediği kişi gibi gösterdiği bir yer. Buna “Siber yalancılık” diyoruz. Bu konu bir internet suçu olarak kabul ediliyor artık. Size danışanları anlayabilmek için internet geçmişlerini inceliyor musunuz? Bu, kişilik analizleri konusunda işimizi kolaylaştırdı. Biri bize geldiğinde o insandan izin alarak sosyal medya geçmişini sorguluyoruz. Orada ne yazdı, neler paylaştı; bakıyoruz. O kişi hakkında detaylı fikir sahibi oluyoruz. ‘Yalan söylemek tavan yaptı!’ Peki internet yalan söylemeyi kolaylaştırdı mı zorlaştırdı mı? Yalan söylemenin tavan yaptığı bir çağdayız. Ancak şöyle de bir handikap var. Sosyal medyanın aktif kullanımı ve kişilerin paylaşımları yalancıların yakayı çok çabuk ele vermesine sebep oluyor. Yalancılık kolay sorgulanabilir bir şey oldu. Böylece internet dürüst insanlara hizmet ediyor diye düşünüyorum.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.