Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na 'karın ağrısı' yanıtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri'de katıldığı Kayseri Ticaret Odası 120. Onur Yılı etkinliğinde konuştu

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na 'karın ağrısı' yanıtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri'de katıldığı Kayseri Ticaret Odası 120. Onur Yılı etkinliğinde konuştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi bile bunlara destek olmaya başladı. Bunlar nasıl anayasaya uygun olarak hareket ediyorlar, anlamak mümkün değil. Terör örgütünün her geçen gün daha ahlaksız ve vicdansız eylemlere yönelmesinin sebebi işte budur" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Ticaret Odası 120'nci Onur Yılı programında yaptığı konuşmada, "Biz yola çıkarken birşey söyledik. Dedik ki, tek millet. Bu ülkede bölücülük yok, ayrımcılık yok. Türk'müş, Kürt'müş, Laz'mış, Çerkez'miş, Arap'mış, Roman'mış asla ayrımcılık olmayacak. Ne kadar etnik unsur varsa ülkemizde biz tek milletiz" dedi. İkinci olarak "tek bayrak" dediklerini hatırlatan Erdoğan, "Asla bayrağımıza eş bir bayrak düşünemeyiz. Rengi şehidimizin kanıdır. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir. Yıldız, bizim her şehidimiz bir yıldızımızdır" diye konuştu. Mehmet Akif Ersoy'un "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" dizelerine atıfta bulunan Erdoğan, bu nedenle "tek vatan" dediklerinin altını çizdi. "Kimse bu vatan toprakları üzerinde operasyon yapamaz" diyen Erdoğan, "Yaparsa bu milletin ta kendisi onların karşısındadır. Ordumuzla, polisimizle, köy korucularımızla hep birlikte karşısındayız" ifadelerini kullandı. Dördüncü olarak "tek devlet" dediklerini belirten Erdoğan şöyle devam etti: "Devlet içinde devlet, yok paralel devletmiş, yok bölücü devletmiş asla böyle birşeyi kabul edemeyiz. Buna karşı da mücadeleyi gerektiği gibi sonuna kadar verdik, vermeye de devam edeceğiz. Kendilerine yer arayanlar, nerede bulacaklarsa, çıksınlar, gitsinler, oralarda bulsunlar. Bu toprakların içerisinde yer alanlar, bu ülke bir hukuk devletidir, bu hukuk devletinin içinde anayasa neye amirse, yasalar neye amirse buna uymak zorundadırlar. Uymadıkları takdirde bedelini ödemeye mahkumdurlar. Şu anda bütün bu olayların gerisinde Türkiye'yi, Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmelerden uzak tutmak, aleyhimize sonuçlar doğuracak bir takım projeleri hayata geçirme gayretleri var. Bu açık gerçeğe rağmen terör örgütüne alet olan kişiler elbette var. Ama hamdolsun vatandaşlarımızın çoğu artık bu oyunu görmüş, terör örgütüyle, onu destekleyen partiyle ve benzeri yapılarla arasına ciddi bir mesafe koymuştur. Ana muhalefet partisi bile bunlara destek olmaya başladı. Bunlar nasıl anayasaya uygun olarak hareket ediyorlar, anlamak mümkün değil. Terör örgütünün her geçen gün daha ahlaksız ve vicdansız eylemlere yönelmesinin sebebi işte budur." ASLINDA BUNLAR BİR AKADEMİK TERÖRÜN AKTÖRLERİDİR Diyarbakır'da bir ortaokulun bahçesine öğrencilerin karne aldıkları gün gerçekleştirilen terör eylemini anımsatan Erdoğan, "Diyarbakır'da bir ortaokulun bahçesine, öğrencilerin karne aldıkları günde el yapımı bomba atıyorlar. Ey akademisyenler, ya siz öğrenci yetiştirmiyor musunuz. Bu ufacık yavrularımızın karnelerini aldığı günde oraya el bombası atacak kadar ileri giden bu alçakların arkasında veya yanında siz nasıl duruyorsunuz. Siz nasıl akademisyensiniz. Aslında bunlar bir akademik terörün aktörleridir. Onun için duruşumuz burada hep birlikte milletçe el ele olacağız, omuz omuza olacağız, bunlara asla bu fırsatı vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Erdoğan, milleti parçalamaya, bayrağa gölge düşürmeye, vatanı parçalamaya devlet içinde nifak tohumları ekmeye kimsenin ne yetkisinin ne de atabileceği bir adımın olamayacağının altını çizdi. Erdoğan, evlere, okullara, camilere, kamu binalarına yönelik pek çok saldırının yaşandığını kaydederek, bütün bunların, kalplerinde Allah korkusu da insan sevgisi de olmayanların yapabileceği türden eylemler olduğunu vurguladı. ONUN SOYADNI 'GAF' KOYMAK LAZIM Erdoğan, "Zaten anamuhalefetin başı da Allah korkusundan bahsetti. Nasıl bir Allah korkusundan bahsettiğini gördünüz. 'Biz Allah'tan korkmuyoruz' dedi. Zaten sürekli olarak bu beyefendi biliyorsunuz, bu tür gafları çok yapıyor. Onun soyadını 'gaf' koymak lazım" diye konuştu. "Zulüm payidar olmaz" diyen Erdoğan şunları kaydetti: "Zalimlerin akıbeti her zaman için korkunç olmuştur. Türkiye, terörle veya terör örgütüyle mücadelesinde hasımlarının dahi hakkını teslim etmek zorunda kaldığı bir dikkatle, özenle hareket etmektedir. Güvenlik güçlerimiz, kendi canları pahasına, hiçbir masumun, sivilin zarar görmemesi için hassasiyet gösteriyor. Terör örgütü zorla evlerine el koyduğu sivilleri kendine siper ederken, güvenlik güçlerimiz çatışma bölgesinden uzaklaşmak isteyen sivillere siper olarak adeta tarih yazıyorlar. Tabii bazıları var ki gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, kalpleri var hissetmiyor. Çünkü o kalpler mühürlüdür. İşte bu gafiller, kimi zaman güya akademisyen olup bildiri yayınlayarak, kimi zaman siyasetçi olup teröristlerin diliyle konuşarak, kimi zaman şu veya bu kurumun temsilcisi olup örgüte iradesini teslim ederek karşımıza çıkıyor." MADEM BÖYLEDİR O ZAMAN ÇIK AÇIKCA TAVRINI KOY Aynı aymazlığa uluslararası toplumun da düştüğünü gördüklerini dile getiren Erdoğan, "Müttefikimiz, dostumuz, ortağımız dediğimiz devletlerin de aralarında bulunduğu kimi ülkeler, ısrarla terör örgütünün gerçek yüzünü görmüyor, görmek istemiyor. Hem de bizimle başabaş oturduğumuzda, konuştuğumuzda, ne demek tabii ki ismini vermeyeceğim, bölücü terör örgütü, 'Evet bu bir terör örgütüdür' diyor. Madem böyledir o zaman çık açıkça tavrını koy. Türkiye'nin hassasiyetle yürüttüğü mücadeleyi takdir etmeyenlerin, terör örgütünün hiçbir ahlaki ve insani ölçüye uymayan eylemleri karşısındaki sessizliği, hatta destek mahiyetindeki tavırları bizi gerçekten üzüyor. Bugüne kadar yaşananlar göstermiştir ki terör karşısında ilkeli bir tavır sergilemezseniz eninde sonunda gelip sizi de zehirler" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasında "Kurbağa ile Akrep"in hikayesini hatırlatan Erdoğan şöyle devam etti: "Terörün karakteri budur, cibilliyeti budur. Hiç şakası yok. Hemen fırsatını yakaladığı anda akrep gibi sokar. Ülkemizi terörle mücadelesinde yalnız bırakanlar, emin olunuz yarın kendileri aynı soruna duçar olacaktır. Bu mesele devlet ve millet olarak bizim beka meselemizdir. Onun için, 'o ne diyor, bu ne diyor' diyerek tereddüt gösteremeyiz. Ne yapmamız gerekiyorsa, onu yapacağız. Bunun için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa, onu da öderiz. Millet olarak bin yıldır yaşadığımız bu coğrafyada, bedelini ödemediğimiz hiçbir kazanımımız olmamıştır. Biz ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlendiğimiz günden bu yana asla 'mevcudu muhafaza' gibi bir anlayışla hareket etmedik. Hep Türkiye'yi demokraside, ekonomide, dış politikada daha ileri götürmenin, daha güçlü hale getirmenin çabası içinde olduk. Bugün de gerek terörle mücadelemiz, gerekse bölgemizde yaşanan gelişmeler bizi asla 2023 hedeflerimizden, 2053 ve 2071 vizyonumuzdan uzaklaştırmıyor. Türkiye önüne çıkan veya çıkartılan sorunlara rağmen yoluna devam edebilecek bir ülke olduğunu geçtiğimiz 13 yılda defalarca ispatlamıştır. Onun için batı, Türkiye'nin bu çıkışına 'Türkiye bir sessiz devrim gerçekleştiriyor' demiştir. Bugün de aynı durum söz konusudur. Milletimiz müsterih olsun. Ne ülkemizi böldüreceğiz, ne birliğimize, beraberliğimize halel gelmesine izin vereceğiz. Ne de hedeflerimizden vazgeçeceğiz." Erdoğan, Yeni Türkiye'nin inşasını kimsenin engelleyemeceğini, güzel bir Kayseri türküsünde de denildiği gibi bu yola baş koyduğunu, Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar yüreğinin mutmain olmayacağını söyledi. ŞİMDİ DE 'BENİM KARIN AĞRIM NEYMİŞ AÇIKLA' DİYE TUTURMUŞ Geçtiğimiz günlerde 'ana muhalefet partisinin genel başkanının içindeki çirkinlikleri ortaya döktüğünü' ifade eden Erdoğan, kendisine hakettiği cevabı verdiğini anımsattı. "Şimdi de 'benim karın ağrım neymiş açıkla' diye tutturmuş. Ben bu tür meseleleri konuşmaktan hicap duyuyorum. Bu senin kendi içinde bulunduğun partindeki karın ağrın" diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Senin için sorun olmayabilir ama bizim de ahlakımız gereği dikkat etmemiz gereken sorumluluklarımız var. Bu zat için söylenecek çok şey var ama onun seviyesine inmeyi kendime yakıştıramıyorum. Bulunduğum makam da ona zaten pek de müsade etmiyor. Salı gününe kadar süre tanımış bana. Sen bir defa benim rakibim olamazsın. Sen öyle bir yerde değilsin. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden 13-14 tane parti bir araya gelip bir cumhurbaşkanı adayı çıkardınız. Sen kendin niye çıkmadın ya. Diğeri niye çıkmadı. Onun için kendisiyle böyle bir şeye girmem mümkün değil. Ne yapacakmış. Elindeki belgeleri açıklayacakmış. Sen oraya çıktığından beri hala belge açıklıyorsun. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın. Bugüne kadar söylediğin her şey yalan, yanlış çıktı. Özhaseki kardeşim, bundan baya para aldı. Ben de para aldım. Hala da alıyorum. Daha çok da alacağız galiba öyle gözüküyor. Herhalde onu da kendi cebinden ödemiyor. Galiba partinin kasasından ödüyor, öyle benziyor." Erdoğan, CHP liderinin buna rağmen ne iftiralarından ne de yalanlarından hicap duyup ders aldığını, eline belge diye tutuşturulan kağıt parçalarından dolayı defalarca rezil kepaze olduğunu, yine de kendini kullandırtmaktan vazgeçmediğini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun bir dönem kafayı Kayseri'ye taktığını ve hala vazgeçmediğini anlatan Erdoğan, "Eline mikrofonu aldığı her yerde bakıyorsun o eline tutuşturulan kağıtları konuşuyor ve hepsinde de rezil oluyor. 1 Kasım seçimleri öncesinde CHP Genel Merkezi önünde bir şahıs silahla havaya ateş açmıştı. Sonra anlaşıldı ki bu olayın gerisinde ana muhalefetin başındaki zatın Kayseri Büyükşehir Belediye başkanımız ile ilgili iddialarının kaynağı olan o malum şahıs varmış. Meğer bu şahıs çeşitli vaatlerle o iftiralara alet edilmiş, verilen sözler tutulmayınca da bu yola başvurmuş. Yani ona 'şunu yap sana belli bir şeyler vereceğiz' demişler" diye konuştu. HİÇBİR ŞEY OLMANIŞ GİBİ İFTİRALARA, YALANLARA DEVAM EDİYOR Erdoğan, CHP liderinin her seçimde 'partim yüzde 40, yüzde 35 almazsa burada durmam' dediğini hatırlatarak, "Partisi o dediği oyları alabildi mi? Hayır. Peki bu zat sözünü tuttu mu? Hayır. Sadece bu iki husus dahi normal şartlarda onurlu bir insanı, bırakın ana muhalefet partisinin genel başkanlığı koltuğunda oturmaya, devam etmeyi, sokağa çıkamaz hale getirir. Bu zat sanki hiçbir şey olmamış gibi iftiralarına, yalanlarına devam ediyor. Buna sadece, 'Allah ıslah etsin, Allah müstahakkını versin' diyorum. Başka bir şey söylemeye gerek yok. Fazlası israfa girer. İsraf da bizin inancımız da haramdır" ifadelerini kullandı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.