Bakan Şimşek: Dershane gündeme geldi, operasyonlar başladı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TGRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Şimşek: Dershane gündeme geldi, operasyonlar başladı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TGRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz günlerde ikiz bebek sahibi olan Bakan Şimşek kızlarının isimlerini Sara Nur ve Azra Esma koyduklarını belirterek, "Resmiyette tabii birer isim yazma konusunun daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Sara ve Azra, diğer isimlerini de göbek ismi olarak koymayı düşünüyoruz. İlk gece hakikaten 'hafta sonu olması hasebiyle yardımcı olayım' dedim, o gece bütün gece beraber sabahladık. Zaten eşim ister istemez bütün gün ilgilenmeden cennet anaların ayakları altında. Hakikaten anlıyorsunuz. Destek var ama ben evdeyken ilgileniyorum. Evin atmosferi değişti. Bakanların izni diye bir şey olmaz. Kullanılabilir tabii fakat hakikaten apayrı insanın yaşaması gerekiyor" dedi. “MESELENİN YOLSUZLUK OLMADIĞINI MİLLETİMİZ ÇOK İYİ ANLADI” Bakan Şimşek, İngiltere ve ABD'ye gerçekleştirdiği ziyarete değinerek, "Son 11 yılın kazanımlarının arkasında en temel faktör siyasi istikrardır. 1990'lı yılların başarısızlığını, iniş çıkışların, zayıf koalisyon hükümetleri ve dolayısıyla siyasi istikrarsızlık var. Bütçe açıklarının kapatılmaya çalışılması, enflasyon ve bütçe kaynaklarının çok büyük bir kısmının faize gitmesi. Bu düşük büyüme, yüksek bütçe açıkları, enflasyon ve bunun arka planında siyasi istikrarsızlık vardı. 2002 yılından sonra Türkiye apayrı bir kulvara girdi. Ciddi reformlar kazanımlar elde edildi. Türkiye'nin içeride ve dışarıda, güven ve istikrar önemlidir, şimdi tabii son yaşananlar içeride özellikle önemli bir tedirginlik oluşturdu. Bunu görmemiz lazım. Türkiye'nin en büyük kazanımı siyasi istikrar. Bununla birlikte Türkiye birçok sorununu çözdü. Bunun acaba siyasi istikrar tehlikeye girer mi endişesi piyasalarda tedirginlik meydana getirdi desek yanlış olur. Ama hükümetimiz bu operasyona karşı gerekli tedbirleri aldı. Kontrol elde ve gereken yapılıyor. Milletimiz şunu görüyor. Burada meselenin yolsuzluk olmadığını milletimiz çok iyi anladı. İşin özünde bu operasyonların siyasi motivasyonla yapıldığını vatandaşımız anlamış durumda. Ben de olaylar sıcakken, işin siyasi belirsizlik kısmı ön plana çıkıyor ama 3 Ocak'ta ben uluslararası yatırımcılarla telekonferans yaptım. Durumu açıkladım. 460'ın üzerinde yatırımcıya hitap ettik" diye konuştu. Ocak ayının üçüncü haftasında yaklaşık 50'ye yakın toplantı yaptığını belirten Şimşek, "Her birisinde yatırımcı gruplarıyla biraraya geldim. Genelde gruplar halinde veya geniş yatırımcı kitlesine hitap ettik. New York ve Londra'da 5 gün durmaksızın toplantılar yaptık. Bir toplantı Londra'da sabah kahvaltısında salon yetersiz kaldı. Diğer bir salona konuşmamızı yansıttık. Kısa bir şeklide Türkiye'de olup bitenler ama Türkiye'nin yakın vadedeki görünümünü anlatıyorsunuz ama en önemli kısım soru-cevap kısmı. Orada herhangi bir sunum yapmıyorsunuz. Çok yoğun bir hafta geçirdik. Yatırımcılara olup biteni en açık şekilde ifade ettik. Olup bitenleri Türkiye'dekiler dahil anlamak zorluk çekiyor. Paralel devlet bunlar ancak filmlerde işlenen konular. Batılı bir yatırımcıya onları anlatmak daha şey. Türkiye'yi iyi bilenler olup bitenleri anlamış durumda. Dolayısıyla, Gezi olayları da dahil olmak üzere ne 2013 yılında ne de Ocak ayında elle tutulur yabancı sermaye çıkışı yok" şeklinde konuştu. "AMAÇ, YOLSUZLUĞU ENGELLEME OLSAYDI 3-4 YIL BEKLEMEYE GEREK YOKTU" Bakan Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tabii biz kendileriyle son kamuoyu yoklamalarını paylaştık. Türkiye'de siyasi istikrar tehlikede mi diye başladım sunumuma. 5-6 tane yapılmış kamuoyu yoklamasını bütün detaylarıyla paylaştık. AK Parti'ye çok ciddi destek olduğunu, Mart seçimleri, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde riskin olmadığı, siyasi istikrarın devam edeceğini ortaya koyduk. Siyasi istikrara ilişkin soru işaretleri belirmekle birlikte, 'Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkıyor mı' diye kaygılar ön plandaydı. Olup bitenlerin ne kadar hukuk dışı olduğunu, ortalıkta elde edilen TAPE'ler illegal yollardan. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çatısında dinleme cihazının ortaya çıkmasının hukukla ilgisi yok. Amaç, yolsuzluğu engelleme olsaydı 3-4 yıl beklemeye gerek yoktu. Suçüstü yapılırdı. Gereği yapılırdı." Türkiye'nin milli gelirine ilişkin veriler hakkında bilgi veren Şimşek, "Beşeri sermayenin kalitesi en belirleyici faktördür. Türkiye'de 25 yaş üstü nüfus ortaokul terktir. OECD ülkelerinde, bu örgün eğitimde geçirilen süre 11,5 yıldır. Eğitimde kalite sorunumuz var. OECD ülkelerinde matematik ve fen bilimlerinde sınavlar yapılıyor. Eşit şartlarda ülkelerden öğrenciler sınavlara tabi tutuluyor. Biz de demişiz ki 'Gelin eğitimin kalitesini artıralım" ifadelerini kullandı. "Esas olan eğitimin amacı analitik düşünme yetisini kazandırmaktır" diyen Şimşek, "Ne zaman ki dershane meselesi gündeme geldi bu operasyon ortaya kondu. Hiç kimse Türkiye'de yolsuzluklar sıfırlandı iddiasında değil. İngiltere'de yıllardır birçok ülkenin yolsuzluk algısı anketle ölçülüyor. Yapılan anketlerde, 2002'de, AK Parti'den önce yolsuzluk algısı yüksek. Yolsuzluk algısının nispeten düşük olduğu yolsuzluk algısının içine girmişiz. Türkiye'de bütün ölçümler, yolsuzluk algısının iyileştiğini ortaya koyuyor. Başbakanımız çıkmış demiştir, 'Kim olursa olsun gerekeni yaparız' demiştir. Amaç, açık ve net olarak hükümete yönelik bir operasyon. Seçime birkaç ay kala bu süreç başlatılıyor. Bunlar milletimiz tarafından çok iyi tahlil ediliyor. Dışarıda bunu çok iyi anlamış durumda. İçeride piyasaların çalkantılarının temelinde 17 Aralık'tan sonra siyasi istikrar tehlikeye girme konusudur" şeklinde konuştu. Şimşek, konuşmasında şunları kaydetti: "Orta Vadeli Programı yaparken biz zaten 2014 'ten itibaren Amerikan Merkez Bankası'nın çıkış stratejisini uygulayacağını biz zaten öngörmüştük, fakat 17 Aralık ve sonrasında devam eden siyasi operasyonlar etkili oldu." turkiyegazetesi.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.