5. Yargı Paketi'nde kamu çalışanlarına kötü haber!

22 maddelik 5. Yargı Paketi’nde tüm dava ve soruşturmaları etkileyecek düzenlemeler var.

5. Yargı Paketi'nde kamu çalışanlarına kötü haber!

Teklifte, yolsuzluk operasyonlarının ardından emniyet ve yargıda görevine son verilenlerin yürütmeyi durdurma kararı alması da zorlaştırılıyor. Kamu görevlilerinin atama, naklen atama, görev ve ünvan değişikliği davalarında idarenin savunması alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek. Buna göre yolsuzluk soruşturmalarının başlamasından bu yana görev yerleri değiştirilen binlerce polis başta olmak üzere diğer kamu görevlilerinin açtığı davalarda savunma alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek. Ayrıca mahkeme kararlarını süresi içinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında tazminat davası açılamayacak. Bu davalar sadece devlete karşı açılacak. Özel yetkili mahkemeleri kaldıran teklifte yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından gündeme gelen birçok konuyla ilgili sürpriz düzenlemeler yer aldı. Teklifle KCK sanıkları serbest kalacak. Ergenekon tutukluları içinse durum muğlak. Meclis’e sevk edilen özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili yasa teklifinde önemli yenilikler yer aldı. Teklifte tutuklama, gözaltına alma, dinleme, izleme, malvarlıklarına el koyma, ajan görevlendirme, teknik takip ve ortam dinlemesi gibi birçok alanda önemli düzenlemeler yapılması öngörülüyor. AKP milletvekilleri tarafından verilen teklif 11 Şubat Salı günü TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Teklifin, bu ay içinde çıkarılması planlanıyor. Teklifte yer alan düzenlemeler şöyle: - ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER: Özel yetkili mahkemeler tamamen kaldırılacak. HSYK, özel yetkili hakim ve savcıları 15 gün içinde uygun bir göreve atayacak. Özel yetkililerdeki soruşturma dosyaları ilgili başsavcılıklara, devam eden davalar da normal ağır ceza mahkemelerine devredilecek. 28 Şubat, 12 Eylül, Poyrazköy, askeri casusluk, faili meçhul, Sivas katliamı, Umut davası, Turgut Özal suikasti, RedHack, KCK, ÇHD, OdaTV ile bütün “terör örgütü” davaları suçun işlendiği ildeki ağır ceza mahkemelerine gönderilecek. - TUTUKLULUK SÜRESİ: Anayasa Mahkemesi’nin 10 yılı uzun bularak iptal ettiği TMK’nın (Terörle Mücadele Kanunu) 10. maddesi yürürlükten kaldırılacak. Böylece bütün ağır cezalık suçlarda azami tutukluluk süresi 5 yıl olacak. Düzenlemeden KCK davaları başta birçok sanık yararlanabilecek. Ancak Ergenekon davasında mahkeme kararını açıkladığı için 5 yıldan fazla tutuklu olan 39 sanığın yararlanması ihtimalinin zayıf olduğu belirtiliyor - TUTUKLAMA ZORLAŞIYOR: Bir kişi hakkında suç şüphesi konusunda somut deliller olmadıkça tutuklama kararı verilmeyecek. Bir kişinin gözaltına alınması için de suçu işlediğini “düşündürebilecek emarelerin” olması şartı yerine “somut delillerin” olması gerekecek. Terör suçlarında gözaltı süresinin 24 saatten 48 saate kadar uzatılması son bulacak. - SUÇU ‘MESLEK EDİNEN’LER: Aynı suçu 1 yıl içinde 2 kere işleyenlerle hapis cezası kesinleştikten sonra 5 yıl içinde yeniden suç işleyenler veya “suçu meslek edinen kişiler” için tutuklama nedenleri olmasa bile tutuklama kararı verilebilecek. Bu hükme göre sürekli hırsızlık yapan da bir yıl içinde birden fazla gösteriye katılan da ayın şekilde kolayca tutuklanabilecek. - ‘SOMUT DELİL’ ŞARTI: Ev ve işyerlerinde arama yapılması, telefonların dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, suçtan kaynaklı malvarlıklarına el konulması, bilgisayarda arama, kopyalama ve el koyma işlemi yapılabilmesi, uyuşturucu ve örgüt suçlarında gizli soruşturmacı (ajan) kullanılabilmesi, teknik takip, ortam dinlemesi ve gizli kamera çekimi için “kuvvetli şüphe” yetmeyecek, “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” şartı aranacak. Savcıların gecikmesinde sakınca bulunan hallerde teknik takip, ortam dinlemesi ve gizli kamera kaydı kararı verme yetkisi kaldırılacak. - SINIRSIZ DİNLEMEYE SON: Dinleme kararı terör suçlarında en fazla 6, diğer suçlarda 3 ay olacak. Örgütlü suçlarda sınırsız olarak uzatılabilen teknik takip, ortam dinlemesi ve gizli kamera kararları 8 hafta, diğer suçlarda ise 4 haftayla sınırlı olacak. Dinleme, izleme, teknik takip, malvarlığına el koyma kararını artık tek hakim değil 3 hakim oybirliği ile verebilecek - AVUKATA KISITLAMA YOK: Avukatların dosya içeriğini inceleyerek belge almasına kısıtlama getirilemeyecek. Savcıların soruşturma sırasında yaptıkları işlemlere ilişkin tutanaklarında tarihin yanı sıra “başlama ve bitiş saati” de yazılacak. - KİŞİSEL VERİLERE KORUMA: Arama, telefon dinlemesi ve teknik takip gibi soruşturma işlemleri sırasında elde edilen kişisel veriler ile özel hayata ilişkin bilgileri yok etmeyenlere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis verilecek. Bir suçu soruşturmak için kullanılan ajanın elde ettiği ve suçla bağlantılı olmayan kişisel bilgiler derhal yok edilecek. Verileri yok etmeyenlere 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. - SORUŞTURMA İZNİ: Tetkilfile sadece MİT görevlileri için Başbakan’ın izin vermesi şartı aranacak. Ağır ceza mahkemelerine devredilen davalarda da soruşturma izni talep edilmeyeceği ve bu gerekçeyle durma veya düşme kararı verilemeyeceği hükme bağlandı. Böylece İlker Başbuğ başta, Ergenekon ve diğer davalarda yargılanan asker ve kamu görevlileri hakkındaki davaların soruşturma izni alınması için duracağı beklentisi de boşa çıktı. YÜRÜTMEYİ DURDURMAK ARTIK DAHA ZOR Teklifte, yolsuzluk operasyonlarının ardından emniyet ve yargıda görevine son verilenlerin yürütmeyi durdurma kararı alması da zorlaştırılıyor. Kamu görevlilerinin atama, naklen atama, göre ve ünvan değişikliği davalarında idarenin savunması alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek. Buna göre yolsuzluk soruşturmalarının başlamasından bu yana görev yerleri değiştirilen binlerce polis başta olmak üzere diğer kamu görevlilerinin açtığı davalarda savunma alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek. Ayrıca mahkeme kararlarını süresi içinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında tazminat davası açılamayacak. Bu davalar sadece devlete karşı açılacak. HAKİM VE SAVCIYA TAZMİNAT ZIRHI YOK 2011 yılında Ergenekon ve Balyoz hakim ve savcılarına açılan tazminat davalarının önüne geçmek için getirilen düzenleme de yürürlükten kaldırılıyor. Buna göre HSYK ve adalet müfettişleri, hakimler, savcılar, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin yaptıkları işlem, faaliyet veya verdikleri her türlü kararları nedeniyle sadece devlete tazminat davası açılmasına son veriliyor. Yani hakim ve savcıların kusurlarından ötürü kendilerine de tazminat davası açılabilecek ve tazminat kararı çıktığında bunu ceplerinden ödemek zorunda kalacaklar. Mevcut uygulamada, devlet tazminat davasını kaybetse bile, hakim ve savcı görevi kötüye kullanmaktan ceza almadıkça tazminatı devlete geri ödemiyordu. MEVCUT EL KOYMA VE DİNLEME KARARLARI KALKIYOR Yeni düzenlemeyle çete suçuna dinleme, izleme ve mal varlığına el koyma kaldırıldı. İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, teknik takip yapılması, ortam dinlemesi, gizli çekim yapılması ve mal varlığına el koyma tedbiri uygulanacak suçlar arasından “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” (çete) suçu çıkarıldı. Sadece “hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, uyuşturucu, parada sahtecilik, ihaleye fesat, zimmet, irtikap, rüşvet, terör, casusluk ve silah kaçakçılığı” gibi suçları işleyen çete üyelerinin mal varlığına el konulmasına devam edilecek. Bakanlık “bu suç kullanılarak katalogda bulunmayan suçlar bakımından bu tedbirlerin uygulanma ihtimalinin ortadan kaldırılması” için bu yola gidildiğiniı belirtti. KARAR OY BİRLİĞİYLE ALINACAK Teklifin yasalaşmasıyla, daha önce verilmiş “suçtan kaynaklı mal varlığına el koyma, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme kararları geçersiz hale gelecek. Bu kararların tamamı, teklifle getirilen kriterler ve usullerle yeniden değerlendirilecek. Böylece ağır ceza mahkemelerinin oybirliği ile yenilenmesine karar vermediği bütün tedbirler sona erecek. Bu işlem malvarlığına el koyma için 30 gün, diğer tedbirler için 15 günde tamamlanacak. Malvarlıklarına el konulabilmesi kararı ancak “somut olarak belirlenen” hak ve alacaklara ilişkin olabilecek. Kararda gösterilmeyen hak ve alacaklara el konulamayacak. El koyma için BDDK, Sermaye Piyasası Kurulu, MASAK, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan rapor alınması zorunlu olacak. YETKİ HSYK’DAN BAKANLIĞA GEÇİYOR En üst dereceli kolluk amirleri hakkında soruşturma izni verme yetkisi HSYK’dan alınarak Adalet Bakanı’na verilecek. Bakan izin vermedikçe emniyet müdürleri ve jandarma komutanları hakkında inceleme ve soruşturma yürütülemeyecek. Adalet Bakanı inceleme ve soruşturmayı, adalet müfettişleri veya Cumhuriyet başsavcıları eliyle yaptıracak. KONU YİNE ADALET TBMM’ye sevkedilen 22 maddeden oluşan düzenleme, dün devletin zirvesinin görüşmelerinde ana konu oldu. Perşembe günleri gerçekleştirilen olağan görüşme trafiği kapsamında ilk olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan bir araya geldi. Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen görüşme, 1 saat 20 dakika sürdü. Görüşmede, Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı’na demokratikleşme paketi hakkında bilgi sunduğu belirtildi. Gül’ün bir diğer görüşmesi ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la oldu. Başbakan Erdoğan ise dün Resmi Konut’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’i kabul etti. Erdoğan- Özel görüşmesinde askerlerin yargılandığı davalar, yeniden yargılama ile Suriye sınırında yaşananların ele alındığı öğrenildi. ERGENEKON’A TAHLİYE YOK Haftaya TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülecek 5’inci yargı paketinde bütün ağır cezalık suçlar için azami tutukluluk süresi 5 yıla indirildi. Böylece 5 yıldır tutuklu olan KCK davaları başta olmak üzere birçok sanık düzenlemeden yararlanıp tahliye olabilecek. Ancak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a göre Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre temyiz süresi tutukluktan sayılmadığı; yani sanıklar artık hükümlü sayıldığı için 39 Ergenekon sanığına tahliye yok. Çeşitli davalarda yargılanan 130 sanığa ise hemen tahliye var. VATAN
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.